şükela:  tümü | bugün
  • aslen cezayir cingenesi olan ve fransa'da yasayan film yönetmeni tony gatlif'in en baba filmi. lacho drom'labaslayan ve cingene kültürüne odaklanan üclemenin son filmidir. romanya'da gecer. kurgusundan oyunculuguna kadar kusursuz bir sinema filmi nasil olur sorusuna bir cevaptir. kusturica cingeneleri ne de güzelanlatmis aman allaaam diyenlere indirilecek saglam bir tokattir ayrica. bir de filmde oynayan fransiz oyuncu romain duris cekimler sirasinda bir cingene kiza asik olmustur ve yönetmen bunun üzerine senaryoyu degistirmis ve bu ask hikayesini eklemistir. pek de güzel olmustur.
    (bkz: tony gatlif)
    (bkz: romain duris)
    (bkz: izidor serban)
    (bkz: rona hartner)
  • 1996 istanbul film festivalinde oynadiginda en arka sirada oturan bir cingene gencin filmin sonunda hüngür hüngür agladigi görülmüs, daha da bir duygulanilmistir.
  • aşka, ırkçılığa, batının farklı kültürlere bakışına ama en güzeli aramaya ve “kendi gibi olmaya” dair bol cevaplı bir film çılgın yabancı.
    stephane nam yakışıklı fransız delikanlı, nora adında bir çingene şarkıcıya ait baba yadigari bir ses kaydının peşinde romanya’nın bir köyüne akar. izadore adlı bir çingene, tek kelime romanca bilmeyen bu çılgın yabancıyı “benim fransız adamım” diye benimseyip obasına götürür. stephane’ın tüm derdi nora’yı bulmaktır başlangıçta ama ortamda bir de tadından yenmeyecek güzellikte bir sabina çıkar karşısına. stephane, hayatın çingeneler için şenlikli olduğu kadar acımasız da olduğuna tanıklık edecek, nerede durması gerektiğine dair tercihini yapacaktır. bize de gözlerimiz dolu, boğazımız kocaman düğümlü ama inançla “yürü be stephan, yürü be sabina!” diye coşmak düşecektir ekran başında.
  • enfes bir filmdir bu, bir ömürde belki bir kez karşılaşılan cinsten... alır götürür sizi.. gözünüzün yaşına bakmaz... coşku dolu, hayat dolu, hüzün dolu, eğlence dolu, müzik dolu.. ayrıca muhteşem bir soundtracki vardır.. hele nora luca gerçek bir köpek öldürendir...
  • soğuk mevsimde geçen, soğuk mevsimde izlediğim, sıcacık bir film. müzikleri sıcacık, diyalogları sıcacık, sevismeleri sıcacık. hatirladikca ayni anda gulumseyip, ayni anda huzunlenecegim sanirim.
  • kah mezar başında, kah eğlentide çalınıp duran oynak tutti frutti tekila şarkısının da çaktırmadan meşhur olduğu filmdir.
  • inanmasi zor ama ekim ayinda cnbc-e'de gosterilecek filmdir.
  • hakikaten pek taşaklı film imiş bu. ne diyebilirim bilmiyorum, bir daha seyretmek için fırsat kolluyorum. hele o kısa boylu şarkıcı neydi öyle. kişisel sinema tarihime geçecek sahneleri de vardır ki bunların başında çocuğun kayıt yaptığı bölümler, kızın dansı, mezarlık başı atraksiyonu ve pek tabii aleme gittikleri gece gelir. izleyin izletin, büyük prodüksiyonlara girişmeden sinema nasıl yapılırmış görün. hikaye. her şeyin başı iyi bir hikaye. ne diyeyim.
  • cast seçimi bu kadar doğru film azdır heralde... film izlemiyor da tanık oluyorsunuz duygusu bu kadar başarılı verilemezdi heralde... deli gaco rolündeki romain duris o kadar sade, o kadar saf; sabina rona hartner da o kadar güzel, o kadar yosma ve o kadar buğulu bakabilir. film bittiğinde, film dünyasından öyle kopmuşum ki heralde evlenmişlerdir acaba düğünleri nasıl olmuştur diye düşünüyordum. ayrıca kusturicanın bütün kadınları bir araya gelseler hayatta sabina gibi göbek atamazlar!