şükela:  tümü | bugün
  • diğer adıyla fekal transplantasyon, bağırsak mikroflorasının bozulduğu durumlarda uygulanan yeni bir tedavi yöntemi. sağlıklı bireylerden elde edilen dışkının çeşitli yollarla hastaya verilmesi esasına dayanıyor.
    kolonoskopiyle, nasogastrik veya kapsul formunda oral yoldan uygulama yapılabiliyor. yapılan çalışmalar heyecan verici sonuçları işaret ediyor, gelecekte çok yaygın bir tedavi yöntemi haline gelebilir.
    hatta anadolu'da geleneksel yaşam biçimini ve beslenme alışkanlıklarını koruyan insanlar üzerinde bu konuda çalışmalar yürüten avrupalı bilim insanları var. anadolu'nun bitki örtüsü ve faunasından sonra mikroflorası da dünya bilim insanlarının gündeminde ve biz yine bunun farkında değiliz.
  • tesadüfi keşfedilen nakil türüdür. 2000 yılların başlarında artık nakledecek başka organ kalmayıp, organ nakli doçentlerinin "biz nasıl prof olcaz lan?" diye düşündükleri sırada içlerinden biri "hay sıçayım böyle işe" der. akabinde odadaki müzmin doçentlerden biri buradan ilham alarak "yetti lan! doçentlikte 12 yıl oldu, arkadaşlarım tur bindirdi ben daha prof olamadım, bok nakledecem ben de anasını satiim, ya herro ya merro" diyerek fekal transplantasyonun önünü açar. ilk sonuçlar yüz güldürücü olup dünyada yaygınlaşınca bu keşif hikayesi yerine daha naif başka bir hikaye uydururlar tabi. artık sümüktü, çişti her türlü şeyle karşılaşabiliriz.
  • başlığı okuduğumda aklıma gelen ilk şey (bkz: tabakhaneye bok yetiştirmek) oldu ama entry'yi okuyunca ufkum üç-beş kat arttı. *
  • hakkındaki her şeyi, tıp alanı dışında her insanın anlayabileceği kadar anladığım ama bir tek kapsul formunda oral yolla kısmına takıldığım tıbbi yöntem. burada yazılmadan öncede duymuştum. hayır tıbba saygımız sonsuz fakat yani çok afedersiniz ama bildiğin ağza sıçmaktır bunun adı. hayır yani gereken kişilerin ağzına kıçımızı dayayıp pötür pötür sıçabilecek miyiz?
  • kelime anlamı itibarı ile belediyelerin vidanjörler ile zaten yıllardır gerçekleştirdiği uygulama.

    bokları alıp bir yerden bir yere naklediyorlar. halkın kısaca bok olarak adlandırdığı organik hayvan gübresi nakliyatı yapan kişilerin de yaptığı şeydir aynı zamanda.

    tıbbi olarak ta bozulmuş bağırsak florasının düzenlemek için sanıyorum mideyi geçen kapsüller kullanmaları gerekiyor. e.coli gibi doğal bağırsak florasında olan ama mideye girince zehirlenmeye yol açabilecek bakterilerin mideyi bay pas geçmesi gerekir.
  • human microbiome project döneminde gerçekleştirilmiştir.
  • flora bozukluğundan kuşkulanan doktorumun önerisiyle kakamın test için (bkz: stool flora scan) luxemburg'a gitmesi .
  • gaita transferi şeklindeki halini az önce duyduğum ilginçlik.
    doğal olarak akla ilk getirdiği şey:

    (bkz: bokunu yiyim)
  • (bkz: ttongsul)
  • bozulmuş olan kolon (kalın bağırsak) florasını yeniden doğal formasyonuna kavuşturmak amaçlı yapılan girişim. sanıldığının aksine bok yemekle olmamaktadır. sağlıklı farklı bir bireyin (donör) gaitası(boku) serum fizyolojik ile çözülerek hasta bireyin ya kolonoskopi yöntemi ile kolonuna ya da burundan girilerek ince bağırsağına implante edilmektedir. bu şekilde sağlıklı bakterilerin tekrar florada baskın hale gelmesi amaçlanmaktadır.
    aslında aynı sonuca doğal kefir, yoğurt ya da turşu tüketerek te ulaşılabilir. yani illa başkasının bokuyla haşır neşir olmanıza gerek yok...
    bilmişlere not: "bağırsak" kelimesi bazı kaynaklarda "barsak" olarak ta geçmektedir. bu nedenle hemen atlamayın :)