şükela:  tümü | bugün
  • 2012 yapımı, halen devam etmekte olan ve en son 18. bölüm yayınlanmış olan kore dizisi.

    bir çok kore dizisi gibi bunu da haftalık olarak çevirileri yapılmaktadır.
    http://divxplanet.com/…/m/35739/the-bride-mask.html
    http://www.sarangni.info/mov/9002274/gaksital.html

    konusu kısaca: maske takan bir savaşçının japon sömürge dönemindeki vahşetin intikamını konu alan hikayesini anlatır.

    yorumlar senenin en iyi en farklı dizisi olduğu yönünde.
  • bayadır gidip geliyorum buralara, bugün artık iki kelime de olsa karalayacağım şu dizi hakkında.
    bu yılın en başarılı kdraması olduğunu iddia ediyorum bir süredir.
    eksik noktalar yok mu? var tabi ki.
    senaryoda açıklar, drama klişeleri artık ne ararsan.

    ancak, rekabet o kadar sürükleyici, oyunculuklar o kadar başarılı ki 28 bölüm göz açıp kapayıncaya dek bitiveriyor.
    müzikler de inanılmaz etkileyici.

    her kdrama izleyicisinin izlemesi gereken yapımlardan.
  • kısaca anlatmak gerekirse: mükemmel.

    nice guy ve missing you ile beraber benim için 2012 yılının en iyi dizisidir. ve yine bence içerisinde şu ana kadar gelmiş geçmiş en sinir bozucu karakteri barındırır: eski öğretmen, yeni polis.

    başka hiç bir dizide bu adama küfrettiğim ve sinir olduğum kadar kızdığımı, sinirlendiğimi hatırlamıyorum. yolda görsem gidip adama kafa göz dalarım o derece.

    ama gaksitalcim ya... o nası ağlayıştı öyle. of.

    bu diziyi izleyip izlememeye karar veremeyenler, gidin bi ostsini dinleyin. sonra kendinizi dizinin içinde bulacaksınız. valla bak.
  • kore dizisi denen illete * başlamamın nedenidir bu yapım. bu yüzden yeri de ayrı benim için. ilk bölümünü izlemek zor oldu kabul ediyorum. kim kimdir, olay neymiş, adları neydi bu insanların? diye durup düşünmedim değil.

    ilk bölümlerde konu çok hızlı ve güzel bir şekilde ilerledi. benim gözüme batan en büyük sorun oh mok dan ve lee kang to' nun flashback sahneleriydi. 28 bölüm boyunca devamlı aynı sahneler kullanıldı.

    her şeye rağmen müzikleriyle, oyuncu kadrosuyla ve konusuyla gaksital izlenmeye değer bir yapım bence.
  • capital scandal'ın daha ufak çapta, biraz özet geçerek anlattığı mevzuları derinlemesine ve ne yazık ki orta kısımlarda olduğu yerde dönüyormuşçasına anlatan bir güney kore draması. diğerinde joson halkının japonlardan neler çektiğini yeterince görememiştik, bunda da kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi gibi habire aynı yerde dönüp dolaşarak gösterdiler. bir ortasını tutturamadılar şu işin. şöyle baştan 10 sondan 8 bölümü birleştirip sadeleştirseler gerçekten çok etkileyici olurmuş. yoksa karakterler ve yüzleşmek zorunda kaldıkları gerçekten ağır şeyler. finali de iyiydi ayrıca.

    buradan sonra spoiler falan geçebilir, öyle aman aman sürprizli bir dizi değil ama yine de uyarayım.

    shunji'nin dönüştüğü hale inanamadığım anlar olsa da kızgınlıktan çok hüzünle izledim sahnelerini. o güzelim dostluğun ne hale geldiğini görmek içimi acıttı. yine de finalde onurlu davrandığını düşünüyorum. dizide beni asıl etkileyen abi lee kang san oldu. o kadar iyi canlandırmış ki oyuncu, dizinin geneli gayet tahmin edilebilir ve klişelerden bolca nasibini almış olsa da ne olduğunu bile bile izlediğim sahnelerinde hep gözlerim doldu.

    lee kang to öyle çok şeye tanık oldu ve o kadar acıyı sırtlanmak zorunda kaldı ki hayran olmamak elde değil. abisiyle yatakta ağladığı sahne ve shunji ile bisikletin üstünde ağladıkları sahne çok iyiydi.

    tarafları belli olup pişmanlık duymadan sonuna kadar gidenler dışında kendi seçimlerinin yükünü taşıyan tüm karakterler etkileyiciydi aslında. bir de sormak istiyorum sayın ueno rie, katsuyama'nın değeri bilinmez mi be kadın.

    dizi boyunca ne dayak yenildi arkadaş. sürekli aynı sahneler olduğu için çoğunu ifadesizce izledim ama kızların sevkiyatında maskeli'nin attığı dayakta içimin yağları eridi doğrusu. o sahne de favorilerim arasında. dizinin aşk meşk üçgenleri değil davası mühim tabi, o kadar az olanaklarla ve imkansızlıklarla öyle işlere girişiyorlar ki tarihi bilse de insan gaza geliyor.

    ost de çok sağlam başlı başına bir albüm hatta, diziden bağımsız olarak çıkmış olsa bile satardı yani. bölüm bilgilerini de ekleyerek kapanış yapayım; tek sezon yaklaşık 63'er dakikalık 28 bölüm.
  • joo won ve park gi woong'un muhtemelen genç yaşta kariyer zirvesini yaptığı, bir daha bu performansının üstüne çıkamayacağı kdrama. abartısız 2012 kdramaların en iyisi olduğunu söylemek mümkün.
    lee gang to'nun abisi rolündeki shin hyun-joon, cain and abel'de so ji sub'un abisi rolünde yarattığı harikalara burada da devam etmiş, etkili oyunculuğunu konuşturmuştur.
    ayrıca tüm kdamalar da olduğu gibi gaksital'de de bir adet harika ost bulunmaktadır efendim.
    kanımca dizinin en büyük zaafı, gereksiz artırılan bölüm sayısı(20 bölüm kafi gelebilirdi) ve başroldeki hanım abladır ama o kadarı da nazar boncuğu artık.
  • joo won nam-ı diğer lee kang to'nun kendine özgü o güzel gülüşünün yanı sıra dizide hıçkırıklara boğulduğu ağlama sahnelerinde de kendine hayran bırakmıştır. konusuyla da en iyi kore dramaları arasında yerini almış bir yapım.

    (bkz: bingo)
  • nedir ne değildir merakımı celp etmiş dizidir. hadi bakalım bakalım.

    ed : başlangıcını pek sevemediğim dizi olmuştur o yüzden devam edemedim. sonra bir şans daha veririm belki.
  • oyunculuk: 10/9
    senaryo: 10/8
    müzik: 10/9
    genel: 10/8.4

    tanım: 1935-1940 yıllarında "gaksital" adındaki özgürlük savaşçısının hikayesini anlatıyor.

    bölüm sayısı diğer k-drama'lara göre biraz uzun (28 bölüm), 20 bölüm kadar çekilse daha iyi olurmuş. 15-20 arasında hep aynı şeyleri tekrarlıyor duruyor. şimdiye kadar izlediğim en iyi 3 k-drama'dan biri.

    son olarak "bingo"
  • izlediğim bütün diziler tatile girince izleyecek bir şey bulamayıp netflix'te tesadüfen karşılaşarak izlemeye başladığım dizi.

    bu zamana kadar hiç izlemesem de kore dizileri için "kesin saçmadır, kesin oyunculuklar çok kötüdür." gibi bir düşünce vardı kafamda. bu dizi bütün ön yargılarımı yıktı. bir bölümde çok sevdiğin karakterden öbür bölümde nefret ediyorsun; bir bölümde nefret ettiğin karakteri öbür bölümde kahraman ilan ediyorsun. izleyiciyi böyle duygu karmaşasına götüren bir dizi. oyunculuklar çok iyi. birçok sahnede gerçekten mi ağlıyor lan bunlar diye düşündüm.
    dizinin ilk bölümü karakterleri ve hikayeyi izleyiciye anlatan bölüm olduğu için sonraki bölümlere göre daha durağan bir bölüm. o yüzden 10 üzerinden puanlarsak 6,5 -7 puan derim. ancak diğer bölümler çok daha sürükleyici. en az 8'er puanı hak ediyorlar.

    yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

    --- spoiler ---

    konu olarak, japonya'nın kore'yi işgaline karşı, kore'nin geleneksel gelin maskesini * takarak tek başına direnen bir adamı anlatan dizi bu açıdan izleyiciyev for vendetta enstantaneleri sunuyor.

    başroldeki iki oyuncunun arasındaki rekabet ise death notedan hatırlayacağınız light yagami ve dedektif "l" arasındaki rekabeti çağrıştırıyor. iki karakter de birbirinin kim olduğunu biliyor, birbirlerinin bunu bildiğini de biliyorlar ancak yine de satranç oynar gibi karşılıklı hamlelerle birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyorlar. bu da dizide sürükleyiciliği sağlayan zekice bir teknik olmuş.
    --- spoiler ---

    yazının bundan sonrası daha da ağır spoiler içeriyor. yukarıyı okuyup izlemeye karar verdiyseniz aşağıyı okumayın.
    *
    *
    *
    *

    --- spoiler ---

    6. bölümde küçük çaplı bir şok yaşayıp yok artık lebron james diyerek game of thrones'tan ned stark'ı anıyorsunuz. (izlerseniz neden böyle dediğimi anlarsınız :) ) ondan sonra olaylar daha da şaşırtıcı bir hal alıyor ve dizide adeta bütün roller değişiyor. "maskeli adam kesin budur." dediğiniz sevgi dolu bir ilkokul öğretmeni nasıl ruh hastası bir işgal komiserine dönüşür; düşman kuvvetlerine uşaklık eden ve kendi halkının nefret ettiği (aslında diğer halkın da nefret ettiği) bir adam ise nasıl halk kahramanı olur bu dizide bunları görüyorsunuz. insan psikolojisi hakkında düşünmeye sebep olan bir dizi aslında.

    ayrıca bu tip dizilerde genellikle kahramanların asıl kimlikleri en başından kolayca tahmin edilebilir olsa da, bu dizide hiç ummadığım birisi çıktı maskeli kahraman. 2. bölümün sonunda açıklamasalardı kolay kolay tahmin edemezdim.
    --- spoiler ---

    bir dizi için ilk defa yazı yazdım. o da kore dizisi. kendi açımdan şaka gibi bir durum bu. yine de benim gibi ön yargılı olmayıp izleyebilirsiniz; güzeldi.