şükela:  tümü | bugün
  • efsaneleri ve aşkları bol istanbul'un.
    bu efsane de okuduğumda en çok hoşuma gidenlerden bir tanesi...

    "bir şehir düşünün ki ondan başka hiçbir şehir o’nun kadar yakışamazmış bir masala. hiçbir şehir onca hüznü, onca coşkuyla taşıyamazmış sinesinde. iki mucize simgesi : kız kulesi ile galata kulesi.

    kız kulesini bilirsiniz şu koca boğazın ortasında yalnız başına,bütün zarafeti,afeti ve güzelliği ile insanı büyüleyen yüzyıllardır var olan şaheser. güzelliği ve aşklara konu olan efsaneleri ile dillere destandır kız kulesi ama yapayalnızdır.var olmuş nice aşklar görmüştür ama kendi hep yalnız kalmıştır yıllarca.bu yalnızlık onu denizin karanlıklarını görmeye itmiş,ruhunu karartmıştır.artık ne eski ışıltısı vardır ne de denizlerin dalga seslerine,martılara eşlik eden neşesi.

    bütün bu yalnızlığı ile sıkılırken, cenovalı'lar istanbul'a geldiklerinde surlarının başkulesi olarak kurarlar galata kulesi'ni. bıçkın, yağız bir delikanlı gibidir. en son tepesine külahı da takılınca olanca görkemiyle o kadar yakışıklı olmuştur ki herkes etrafında pervanedir.
    galata kulesi istanbul’un her bir köşesine hakim ve kudretli duruşuyla öyle yakışıklı gözüküyormuş ki kız kulesinin ona vurulmaması imkansızmış. galata kulesi de ilk gördüğü gün aşık olmuş denizin ortasında duran bu nazlı kıza.

    iki aşık yıllarca bakmışlar birbirlerinin güzelliğine ama nasıl kavuşur nasıl dile getirirlermiş ki aşklarını,arada koca bir deniz varmış.kız kulesi aşık olduğu heybetli yakışıklıya hislerini anlatamadığı için günden güne daha bir solgunlaşıyormuş,üstelik onun hislerini de merak ediyormuş,ya o sevmezse beni diye kahrından deli oluyormuş.galata kulesi de aynı merak ve endişe ile büyütüyormuş her geçen gün ona olan aşkını…
    galata kulesi dayanamazmış sevdiğini bu halde görmeye ve bir gün ulaştırırım nasıl olsa diye anlatırmış ona hissettiklerini,yazarmış sayfalarca şiirlere,mektuplara…yazarmış yazmasına ama ne sesini ne de yazdıklarını hiç iletememiş sevdiğine…düşünüp dururmuş,nasıl ulaştırabilirmiş ki bu sayfaları aşkına…

    galata kulesi kara kara düşünürken hezarfen ahmet çelebi çıkıvermiş bir gün tepesine ve galata kulesinden üsküdar’a uçacağını anlatmış bu kudretli kuleye.galata kulesi yalvaran sözcüklerle rica etmiş hezarfen ahmet çelebi'den,kız kulesine yazdığı mektupları şiirleri ulaştırmasını.galata kulesinin aşkının gücüne dayanamayan hazerfan ahmet bu istediği kabul etmiş.almış mektupları koynuna ve bırakmış kendini koca kuleden boğaza doğru.ama çılgın esen rüzgar ile bir o yana bir bu yana savrulurken denize düşürmüş mektupları,kız kulesi merakla izlerken bu çılgın adamı savurduğu kağıtları galata kulesinin yolladığını hissetmiş ve martılarla şarkılar söyleyerek keyiflenmiş.
    olan biteni uzaklardan çaresiz izleyen galata kulesi ise üzüntüden ne yapacağını şaşırmış.ama görmüş ki dalgalar yardım ediyor aşkına ve mektuplarının tek tek bırakıyor kız kulesinin kucağına…

    kız kulesi yalnızlıktan kurtulmanın,aşkına karşılık bulmanın sevinçi ile içine güneş gibi doğan bu haşmetli kulenin karşısında günden güne güzelleşiyor ışıl ışıl parlıyormuş.
    aşkının karşılıksız olmadığını gören galata kulesi de yıllara rağmen daha bir kudretli daha bir sağlam süzüyormuş sevdiğini…

    işte bu aşk yüzünden ikisi de yıllardır güzellikleriyle büyülüyor insanlığı.
    aşk sadece insanlar arasında,insanlarda olabilen bir duygu değildir demek ki,önemli olan aşka aşık olmayı bilmek…
    ve galata kulesinin kız kulesine olan aşkı gibi sonsuzca ve tertemiz sahip çıkabilmek aşka…

    ıste böyle her aksam galata dan kiz kulesine selam tasir martilar… kiz kulesi hiç bilmese de, hiç anlamasada…
  • onlar ki birbirlerine olan aşklarını erguvanlara, manolyalara anlatmışlardır.
  • yıllar yılar önce bir edebiyat dersinde hikayeler/efsaneler/fıkralar anlattığımız bir ünite vardı.

    istanbulu çok seven bir arkadaşım galata kulesi ve kız kulesinin aşkını anlatmıştı. hikayeyi anlatmayacağım ilk entryde zaten anlatılmış.

    sadece bir şey eklemek istiyorum. kız kulesi her yıl üsküdar kıyısından biraz daha uzaklaşarak galata kulesine yaklaşıyor.

    aşık isterse engelleri düz edermiş derler ya öyle işte.

    ama benim gözümde galata kulesi hala karizmatikken kız kulesi istanbula gelip ünlü olmaya çalışan insanlar gibi. bir zamanlar dizi jenerikleri dünyasının aranan yüzüydü malum*