şükela:  tümü | bugün
  • tünel'de galip dede cadesinde bulunan mevlevihane. 1491'de iskender pasa tarafından yaptırılan bu mevlevihane '75 sonlarında divan edebiyatı müzesi olarak kullanıma acılmıstır. içerideki 2 turbeden sagdakinde seyh galib yatmaktadır. ayrica ibrahim müteferrika'nın mezarı da oradadır.
    kulekapisi'nin hemen dısında bulundugu için "kulekapisi mevlevihanesi" adıyla da anılır.
  • içinde ayrica ufak çapli bir müze ve çeşitli silahlar, giysiler ve müzik aletleri ve de fiçilar bulunur... basbayaği fiçi...
  • her ayin bir pazar gunu(ikinci pazar sanirim) once bir koro tarafindan seslendirilen $arkilar dinlenebilir sonra semazenler izlenilir. en son bir kac ay once 7,5 gibi tuzlu bir fiyata sahipti..
  • muzik aletleri ve ficilardan, evet, ficilardan baska: bektasi takkesi, mevlevi tesbihi (bkz: 333), halveti ibrigi, naksibendi rahlesi. hali ve seccadeler. el-yazmalari.
    galip dede caddesi'nden girer girmez, bir muvakkithane.
    mini-mezarligin bir kismi tarik zafer tunaya kultur merkezi'nin ve diger binalarin altinda kalmis. bay muteferrika da sonradan antre yapmis.
  • bir de kutuphanesi varmis, zamaninda dedem gidermis. hala acik mi bilmiyorum.

    ust katindaki bolumde hat sanati icin kullanilan aletler ve hat ornekleri gorulebilir.
  • içi inanılmaz soğuk olan yer.
  • yazları sıcak , kışları ise soğuk ve dondurucu bir etkiye sahip mekan olup haziresinde (bkz: ibrahim müteferrika)yatmaktadır. ayrıca (bkz: hasan dede)
  • bahçesine girmek bile ücretlidir (bkz: bir milyon) ama degmez mi? deger. özellikle bahar aylarında baharlar erguvanlar filan, insana huzur veren bir mekandır. her ne kadar şu günlerde yapılmakta olan restorasyon çalışmaları yüzünden patırtı olsa da aslında çok sessiz bir bahçeye sahiptir. ha bir de bugünlerde ugrarsanız yeni doğmuş dört yavru kedi ayaklarınıza tırmanmaya çalışacaktır, anneye dikkat
  • ilk defa beyoglu rapsodisi isimli kitapta duydugum mekan. hiddetle merak uyandiran yer...
  • beyoğlu'nda tünel'den yüksekkaldırım'a giden caddenin hemen başındaki bina kapılarının birinde küçük bir tabela gözükür. üzerinde kültür bakanlığı divan edebiyatı müzesi müdürlüğü, galata mevlevihanesi yazmakta.

    istanbul'un en eski mevlevihanesi olan bu bina 1491'de ii. sultan beyazıd devrinde beylerbeyi olan iskender paşa'nın av çiftliği üzerine yapilmistir. ilk şeyhliğine sinoplu safayi dede getirilmistir. 1765'de ünlü divan şairi şeyh galip postnişin olur. 1766 yılında yangın geçirmiş ve aynı yıllarda bugünkü mevlevihane yaptırılmıştir. 1925'teki son şeyhi ahmet celaettin dede'dir.

    sergi bolumunde türk musiki aletleri ile, mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. üst kısım ahşap kafeslerle ayrılmış. burada divan şairlerinin divanları ve el yazması eserler yer almaktadır. şeyh dairesi ve hünkâr mahfeli üst kattadır.

    bundan 2-3 yil once gezdikten sonra, bu kadar korunmasiz bir yerde nasil hirsizlik olmadigina sasmistim. bu ziyaretten 2 hafta sonra bir hirsizlik olayi basina yansimis, "camiden minber calan adamin tekkeden niye korksun ki" diye dusunmustum.