şükela:  tümü | bugün
  • gercekten de ilk defa yari hakli olarak yok boyle bi$ii???

    ama bi o kadar da var ole bi$iii
  • devamina cok caba sarfedimesi gereken dostluktur. cunku soylenebilir ki turkiye futbol liginin ayni zamanda en onemli rekabetidir fenerbahce ile galatasaray arasinda olani. dolayisiyla ayni buyuklukte dostluk barindirir, barindirmalidir. akli kisa 3-5 yoneticinin, ki$isel egolari icin yaptiklari beyanatlari, halleri tavirlari bir gaza gelme unsuru olarak kullanmayalim, yazik etmeyelim.
    futbolda yenmek yenilmek var.
    hem diyelim ki biri birine 10 sene boyunca her macta 5 atti. ne olur, digeri coker... boynu bukulur. emin olun yenen tarafta bile olsam yenilen kadar uzulurum bu duruma.
    iyi mi olur?
    olmaz.
    biri olmadan oteki olmaz.
    cevreyi kirletmek, dunyadaki kaynaklari umarsizca tuketmek gibidir bu. sonra uzerine basacak "toprak" bile bulamazsiniz.
    akilli olalim, sagduyulu olalim.
    karde$ler.
  • (bkz: saka mi bu)
    (bkz: kamera nerede)
  • 22 mayis 2005 fenerbahce galatasaray maci ile oldugu, olabilecegi gorunen $ey.
    ki$ilere, ufak olaylara, populist ba$kanlarin sorumsuz aciklamalarina takilmamayi becerebilirsek doya doya ya$anabilecek bari$ ortamidir.
  • iki takımın çekişmesinin altında yatan şeydir kanımca...galatasaray olmasaydı fenerbahçenin, fenerbahçe olmasa galatasarayın büyük bir kısmı olmazdı kanımca. rekabet, kızdırmalar, seviçler, üzüntüler, gözyaşı, sarılmalar, her bu iki takımın nefretinin ve sevgisinin eseridir.
  • fikrim kesin ve net olarak şu yöndedir:
    coşkun sabah yorumu ile tüm galatasaray ve fenerbahçe taraftarları için geliyor;
    seni sevmem imkansız imkansız imkansız rüyalarım olmasa.
  • abesle istigal...

    aslinda birden cok boyutu var bu ezeli rakebet ebedi dostluk vs vs hikayelerinin ve tamami da spor dedigimiz seye nasil yaklastigimiz, nasil tanimladigimizla, sporu ne tip bir kavramsallastirmaya tabi tuttugumuzla alakali.

    eger ki spor'a oncelikle amator bir ruhla, sadece bariscil bir yarismacilik ruhuyla yapilan bir aktivite gozuyle bakiyorsak. profesyonel futbol da sadece bu amator ruhun profesyonel finansal yapilara eklestirilmis haliyse. yani futbolcular herseyden once spor insaniysalar o zaman zaten rekabetin tanimi icinde olmasi lazim dostlugun. kiran kirana her macin, her sampiyonluk yarisinin icinde tanim geregi dostlugu falan tasimasi lazim.

    tabii oyle olmadigini biliyoruz degil mi? eger olsaydi o zaman hic bir gs-fb macinda (hic bir macta) seyirciler birbirine girmezdi. sportmence rekabet eden takimlarin seyircileri de seyreyledikleri spordan keyif alan, taniklik ettikleri ve paylastiklari rekabetten az biraz adrenalin olarak nasiplenen guzel insanlar olurdu. o zaman, bir takim sirf kazanmak icin oteki takimi stada girerken camurlarin, kanalizasyon sularinin icinden yurutmez, oteki takimin seyircisi rakip pisip kalsin da korner tac atamasin diye sahayi koltuk bahcesine cevirmezdi. eger futbol oncelikle bir spor, fb-gs rekabeti de sportmence bir kapismadan ibaret olsaydi o zaman ne saha kapatma ne de seyircisiz oynama cezalari olurdu. gorup bilecegimiz disiplin cezalari sahada azicik rekabetin dozunu kaciran futbolcularin gordugu kartlarla agzini tutamayip latifenin dozunu kaciran yonetici demecleri yuzunden verilen cezalar olurdu.

    eger futbol herseyden once spor olsaydi her onemli mactan once ve sonra ve hatta mac sirasinda sozlukte birbirine kufurlerle girisen kalemsorler olmazdi.

    demek ki biz futbolu oncelikle bir spor olmaktan cikartmisiz. ama bunu zaten biliyoruz (bkz: futbol asla sadece futbol degildir)

    eger futbola oncelikle profesyonellerin ilgilendigi bir is gibi bakarsak. temel amac her zaman, her sart altinda kazanmaksa o zaman rekabet eden iki takim zaten tanim olarak dost olmasina gerek olmayan iki sirket gibidir. baska bir sey degil. ben mesela nasil migros ile tansas arasinda dostluk beklemiyorsam, nasil birinin arttirdigi pazar payi digerinden calinmis ise o zaman fb-gs dostlugu da anlamsiz, ici bos bir laftan ibarettir. sahaya ciktiginda birbirini yiyecek gibi bakan adamlarin oyndigi oyunu spor izlemeye degil de gladyatorlerin birbirini dogramasini seyretmeye gelmis gibi takip edenlerden ben ne diye birbirine karsi dostluk bekleyeyim ki? eger bir futbol maci her sart altinda kazanmak icin oynanan bir oyunsa, kazanmak icin hersey mubahsa o zaman sen istedigin kadar ebedi dostluk diye gevele, kac para?

    kisaca bir adam hem agzindan kopukler sacarak karsi takima, oyuncusuna, hakeme, ota boka kufur edip hem de ezeli rakip ama ebedi dostuz diyemez. bir yonetici hem rakip takimi sikeyle, federasyonu satin almakla ivirla zivirla suclayip hem de biz her zaman dostuz diye gulucukler dagitamaz. ya birisi ya birisi, sececeksiniz kardesim. eger dostluk isityorsaniz o zaman oynadiginizin, yonettiginizin, seyrettiginizin her seyden once spor oldugunu hatirlayacak, ona gore davranacaksiniz.

    eger futbolu boyle algilayip, boyle oynayip, boyle seyredemeyeceksek o zaman gerek yok zaten fb-gs dostluguna falan, anlamsiz kaliyor cunku.