şükela:  tümü | bugün
  • saptama yanlış olduğu için doğruluğu da olmayan önerme.

    bir kere beşiktaş'ın söz konusu dönemde yaptığı hata, takımı kiralık futbolcularla doldurmak değildi. saptamanın tam olarak cortladığı yer burası!

    gomez, sosa, aboubakar, talisca gibi o dönemdeki güncel piyasa değerleri 10-15 milyon euro'dan başlayan son derece kaliteli futbolcular yıllık maaşları ve toplamda birkaç milyon euro'yu geçmeyen kiralama bedelleri karşılığında kadroya katılarak maddi anlamda sıkıntıda olan kulübe ani başarı imkanı sağlandı. marcelo, quaresma, tosic gibi kaliteli ama düşük maliyetli oyuncular da kiralık olarak değil bonservisleriyle alınıp doğrudan katkı vermeye başlayınca da 2015-17 dönemini domine eden beşiktaş ortaya çıkmış oldu. peki, beşiktaş'ın yaptığı hata neydi?

    bu hata şuydu aslında: ezeli rakipleri üstüste üçüncülükler, dördüncülükler, altıncılıklar elde edebilirken, beşiktaş'ın kendisini şampiyonlar ligi'nin gediklisi olacağını zannedip henüz elde olmayan bütçeye rağmen 2017 yazıyla birlikte oyuncu maaşlarında anormal bir açılmaya gitmesiydi. neredeyse gomez ve aboubakar'a ödediği toplam yıllık ücreti 3 yıllığına negredo'ya gömmek (4.7 milyon euro artı bonuslar), sırf psg'ye gitmesin diye yıllık 3 milyon euro'ya evet diyecek pepe'ye yıllık 5 milyon euro bağlamak, quaresma'nın maaşını 1.2 milyon euro seviyesinden iki katına çıkarmak, 34'lük vagner love'a yapılan ve altı ay sonra vazgeçilen yaklaşık 12 milyon euro'luk yatırım vesaire. beşiktaş'ın ve bilhassa fikret orman'ın hatası buydu. başkan, kendisini yenilmez sandı ve yakın dönemde sadece başakşehir ile mücadele etmesi gerekeceğini, avrupa'da ise takımın uçuşa geçeceğini düşündü. cenk tosun, fabri, marcelo, tosic gibi başarılı satışlara rağmen sportif başarı gelmeyince ve üzerine maaş bütçesi de anormal kabarınca kulübün de maddi olarak beli büküldü.

    galatasaray'ın şu an yaptığı hata mı? henüz söylemek için erken. ama n'zonzi, seri, lemina gibi piyasa değerleri 20-30 milyon euro civarında olan oyuncuları toplamda 3 milyon euro'dan daha az bir kiralama bedeli karşılığında kadroya katmak büyük iş. oyuncuların, satın alma opsiyonları çok uçuk rakamlar gibi görünse de zaten olası bir şampiyonlar ligi çeyrek ya da uefa europa league yarı finalinin görülmesi halinde, o opsiyonlardan en az biri her türlü aktive edilir. falcao'ya yıllık 5 milyon euro bağlamak risk mi? evet. falcao, love ya da kezman olur mu? zor ama bu ihtimal var. falcao, gomez ya da gomis olur mu? yüksek ihtimal. yönetim de buna güvenerek böyle bir adım atmış. riskli bir hamle ama ligde şampiyonluk, avrupa'da da mart ya da nisan ayları görülebilirse risk olmaktan çıkıp net faydaya döner.

    kısacası, tanıma dönersek, beşiktaş'ın yaptığı hata yazar tarafından yanlış değerlendirildiği için başlık da otomatikman geçersiz oluyor.
  • sonunda amin demeyi unutmuşsun yalnız.
  • beşiktaştan giden yabancı futbolcu kulüp binasından çıkar çıkmaz beşiktaşı takipten çıkarırken galatasarayın kovduğu eski yabancı dahil (de jong) futbolcunun galatasaraya gelmesi için sosyal medyada mesai yapıyor. galatasarayda yabancılar ve yıldızlar farklı bir kimlik ve aidiyetle oynuyor.
  • tarihinde ilk defa şampiyonlar liginden çıkmış bir takımla müzesinde iki avrupa kupası bulunan ve defalarca grup aşamasını geçmiş takımın benzetilmesidir. ne alakası var diyenlere galatasaray büyük oyuncuları sever, büyük teknik adamlar büyük oyuncularla oynar zaten.
  • beşiktaş 2 sene başarı gelince ne yapsak oluyor diyerek saçma sapan atraksiyonlara girdi, farklı işlere bulaştı. kalite satıp düşüğünü alma çakallığına falan girdi.

    benzer hatayı 2013’de galatasaray da yaptı. başarı gelince saçma sapan isimlere milyon eurolar saçılmaya başlandı. farklı işler dönmeye başlandı.

    şu an ise durum farklı ilk sezon kadro kalitesi kötüydü gomis, rodriguez ikilisi taşıyordu. geçen sezon daha iyi takımdı, bu sezon çok daha iyi takım kurdu.
  • dogru bir dusunce, biraz eksik açiklanmis.

    oncelikle konu hakkinda donen bazi yanlislari duzeltelim :
    - eger çok feci bir sezon geçirmezse galatasaray'in sampiyon olamamasinin salt super lig gelirlerine etkisi çok sinirli. sampiyonluk payi dediginiz sey sampiyona verilen ekstra miktar degil, sampiyonluk yasamis 5 takimin havuzun bir bolumunden aldiklari paydir. galatasaray ornegin geçen sezon 69 milyon alirken, fenerbahçe 62 milyon almistir ve bu, uzun bir sampiyon olamama serisi ihtimali disinda hemen hemen stabil bir kalemdir.
    - super lig performans primi uç asagi bes yukari ayni sekilde, puan basi belirlendigi için çok buyuk bir puan farki yemedikçe butçede buyuk açik yaratacak bir fark olusmaz. ornegin fenerbahçe burada dahi buyuk bir zarara ugramadi, hepi topu 19 milyon tl az aldi fenerbahçe galatasaray'dan. (3 milyon euro). besiktas ve basaksehir ise benzer bir performans primi aldilar. sezon sonunda 3-5 puanla sampiyonluk kaçirsan da 65 milyon civari alacaksin.
    - siralama primi keza, basaksehir ile galatasaray arasindaki gelir farki 7, bjk il gs arasindaki gelir farki 15 milyon lira civarinda. fenerbahçe buradan darbe yedi zira son siralama kalemi (6. sira) ile sampiyon arasinda 32 milyon tl (kabaca 5 milyon euro) fark var. ama bu bile sampiyonlar ligi gelirinden olmak gibi darbe vurmuyor. galatasaray ilk 3'te olursa bunu minimize eder.
    - toplam gelirlere bakarsaniz fenerbahçe tum sorunlarina ragmen 153 milyon lira almis (gs 212), çunku sampiyonluk payi belli bir kemik olusturuyor. toplam euro bazinda fark 10 milyon euro bile degil.
    - sampiyon olamamanin tek ve gerçek mali kulfeti kesinlikle sampiyonlar ligi geliridir. baska bir sey degil. digerleri amorti edilir zararlardir.

    simdi gelelim konuya : besiktas biraz ekstrem bir durumdu. sadece yuksek maasli oyunculari elden çikarma geregi degil, sadece kiralik futbolcular degil, genel olarak kadro kalitesinin kotuye gitmesi sorun yaratti. ustune ustluk yonetimin teknik direktoruyle, tribunlerle olan gerginlikleri salt yonetimsel açidan sorun yaratti. fikret orman gerçekten olumcul hatalar yapti.

    galatasaray'in lehte bir farki var : toplam maas duzeyi 2017 besiktas'i kadar yuksek degil, 50 milyon civarinda ki kendi geçmis standartlarina gore olmasi gerektigi oranda dusmus. falcao istisnasini kenara koyarsak muslera, belhanda ve feghouli haricinde eskisi gibi 3 milyon kemik maas arti bonus tarzi kontratlari kalmadi. yine sampiyonlar ligine kalinamadigi durumda kiraliklari salmak takimin maas yukunu azaltmaya yetecektir. (edit: surada bir vatandas açiklamis, yaklasik 49 milyon euro net maas + yaklasik 3.100.000 eur imza parasi + puan basi verilecek ekstralar derken 56 milyon euro gibi bir gider olacak, geçmis sezona gore sadece 7 milyon fazla var).

    ama galatasaray'in asil sorunu burada basliyor : ffp girdabina girmis tum takimlar gibi toplam gelir gider dengesini kurmak için yerine gore maas ve fesih bedeli (bonservis yanlis bir terim artik) uzerinden ayarlama yapip, kiralik kontratlarla isini kotariyor. ffp donemi hasarsiz atlatilsa dahi iki sezon sonra elde para edecek oyuncu kalmayacak, kiraliklar da gidince ya bugun oldugu gibi bedavalara yonelecek ya da ekonomik durumu iyiyse yine fesih bedeli odeyecek. iki senaryonun da sorunlu taraflari var : ilkinde kadro kalitesi dusup kuçuleceksin (bu, besiktas'in yasadigi sportif buhranin benzerine yol açar), ikincisinde geçmisteki kisir dongulere tekrar gireceksin çunku fesih bedeli, kontrat gibi futbolcu gonderilince zarardan kâr edebilecegin bir sey degil, net zarar. ffp'nin, her ne kadar genel hatlariyla mantikli bir uygulama olsa da boyle yan zararlari oluyor ve denetime girmis her takim bunu tadiyor.

    tek bir çikar yolu var : eldeki gorece mutevazi oyuncularin bir sekilde parlatilmasi. ozan kabak, eljif, cenk tosun, cengiz under,... az yatirimli 10 oyuncudan bir veya ikisini onemli bir miktara elden çikarmak bile donguyu pozitife çevirebiliyor. ozellikle yerli oyuncularin parlamasi, uzun suren yabanci sinirinin 14'e kadar genislemesinin etkisiyle patlama yapti, simdi kisa vadede tekrar durulacaktir çunku gidebilecek yetenekler gitti, gelecek 2-3 sene boyunca galatasaray'in da diger kuluplerin de bu tarz oyunculardan onemli meblaglar kazanmasini beklemiyorum. mesele orta vadede tekrar duzenli sekilde bazi futbolcularin ihraç edilmesi için yeni jenerasyonlara yatirim yapmak. yabanci siniri gibi abuk tartismalarin dondugu ortamda bu da muallak.

    asil onemli olan, konsolide borçlari bir sekilde eritmek ve surekli yapilandirma gerektiren, finansman gideri yukleyen, ust uste uzun yillarin gelirlerini kismi olsa bile yiyen bu geçmis borçlari sifirlamak. bu her kulup için geçerli. yoksa bir donem kâr bir donem zarar edersin, donem tablolari su an borçlu halde olundugu için onem tasiyor ama konsolide borç-alacak farki çok daha onemli. ve bu konuda hiçbir buyuk kulubun kisa vadede borcunu onemli oranda eritebilecegi bir ortam yok.

    kisacasi kanimca besiktas ornegi tam geçerli olmamakla birlikte benzer riskler var ve galatasaray babaniz diyerek geçistirilemeyecek seyler. sonuçta ulkenin ekonomik yapisi belli.
  • yanlış analiz.

    beşiktaş'ın elde avucunda hiçbir şey kalmamasının sebebi kiralık oyunculara girmesi değil tam aksine negredo, pepei lens gibi yüksek maliyetli oyunculara bonservisli ve uzun süreli maaş olarak girmesiydi.

    aradaki farklar olarak şampiyonlar ligi olsa da olmasa da galatasaray'ın gelirlerinin beşiktaş'tan daha yüksek olması, maliyeti altına girdiği çoğu oyuncunun aynı şekilde maliyetinin altından tek sene sonra çıkabileceği kiralık oyuncular olması.

    galatasaray'ın risk olarak adlandırabileceğiniz tek transferi falcao. diğerleri ya uygun maliyetli türkler ya da sene sonunda tekrar geri gönderebileceği kiralık yüksek maliyetli oyuncular.
  • birincisi beşiktaş iki sene üst üste şampiyon olduktan sonra değişik işlere girişti, al sat yapa yapa kemik kadro sürekli eridi.

    ikincisi beşiktaş’ta hoca ve yönetim arasında değişik bir ilişki, bir soğukluk vardı ve bu da hocanın kafasını tam olarak sahaya vermesine çoğu zaman engel oldu.

    üçüncüsü beşiktaş da fenerbahçe gibi tek adamlıkla yönetilmeye uygun bir kulüp, fikret orman istediği gibi at koştursa hesap soracak olan yok, adamın kendisi hesap soranlara tokat yumruk atıyor.

    gelelim galatasaray’a;

    iki sene üst üste şampiyon olduktan sonra kemik kadroyu korucu ve kaybettiği bölgelere bile 2017-18 beşiktaş’ına göre çok daha üst düzey adamlar aldı.

    hocayla yönetim arasında sorun yok, zira takımın başındaki hoca kulübün sadece efsanesi değil en büyük efsanelerin başında yer alıyor, hocanın başarısı yönetime de yarıyor.

    galatasaray yapısı gereği tek adamlıkla yönetilmeye uygun olmadığı için değil başarısızlık anında hesap sorulmayı, iki sene üst üste şampiyon olup uefa’dan men yemeyi engelleseniz bile yönetim hesaba çekiliyor, esas olanın o şu bu değil galatasaray olduğu hatırlatılıyor ve yönetim istese bile keyfi hareket edemiyor; daima başarıya odaklı kalmaya çalışıyor.

    evet, bu basit ufak detaylar bile beşiktaş ile galatasaray arasındaki farkı ve neden galatasaray’ın şu anda bu kadroyla ve yönetim ve hoca yapılanmasıyla beşiktaş’ın düştüğü duruma düşmeyeceğini gösteriyor.

    galatasaray’ı şu aşamada ne federasyon ne hakemler ne de indirime gitmeye yanaşmadığı için ofsayt çizgisiyle şaibeli bir şekilde oynadığı iddia edilen yayıncı kuruluş durduramaz. durduracak tek şey yabancı sınırıdır. siz de dürüstçe söyleyin “galatasaray’ı durdurmak için istiyoruz” diye de herkes rahatlasın. ama olası bir avrupa’da başarılı olma durumunda bu taraftar gücüyle birlikte öyle kolay bir şey yabancı sınırının indirilebileceğini düşünmemek gerek, ne yaparlarsa yapsınlar gelecek tepki de beklemedikleri kadar büyük olacak hatta yayıncı kuruluş bile araya girmek durumunda kalacaktır abone sayısında inanılmaz bir kayıp yaşayacağından dolayı.
  • beşiktaş’ın bu duruma gelmesinin 1 numaralı sebebi fikret orman’dır. sattığı oyuncular kadar satmadığı oyuncular da onu zarara uğratmıştır (bkz: oğuzhan özyakup) ayrıca anderson talisca’nın satın alma opsiyonu kendilerinde olmasına rağmen al-sat yapmaması da kendi başarısızlığıdır. cenk’ten gelen yüklü bonservisi iyi bir şekilde değerlendirmemiştir. şenol güneşin tavsiyelerine kulak asmayıp kendi istediği transferleri yapmıştır. galatasaray bu şekilde bir politika izlemediği için beşiktaş’ın düştüğü duruma düşmesi çok küçük bir ihtimaldir diye düşünüyorum.
  • "beşiktaş şenol güneşle inanılmaz başarılara imza attıktan sonra..."

    sizin için inanılmaz olan bizim için beklenen, gerçekleşmezse problem olan bir durum. aramızdaki fark orada başlıyor zaten.