şükela:  tümü | bugün
  • son 1-2 aydır galatasaraylı kardeşlerimizi sözlükte ilgiyle takip ediyorum.burada amacım kimseyi neden seviyorsun yada neden savunuyorsun diye suçlamak değil. sadece rakamlara , takıma ve gidişata göre ; riekerink bey diyeceksiniz! , o bir taktik deha!, derbinin ilk yarısı son 10 yıldır izlediğim en kaliteli futboldu... gibi cümleleri ve sanki galatasaray'ın başına gelmiş en iyi hoca gibi davranılmasına şaşırıyorum.aslında bu galatasaray taraftar profilini ortaya koyuyor. "takım iyi gittiği sürece herkes kral"

    öncelikle hamza hamzaoğlu ; kendisinin başlığında "yetersiz" olarak aratınca 3 sayfa entry çıkıyor , hamza'nın kariyeri

    hamza galatasaray'ı bir enkaz olarak devralmış bu sürede 2,06 puan ortalaması yakalamış , 3 kupa kazanmış ve ligde 2. sırada iken görevine son verilmiş.

    takımın en iyi oyuncularından melo yeni sezonda gönderilmiş.bunun yanında mali yönden zor durumdaki galatasaray'a getirmek istediği oyunculardan dolayı eleştirilmiş ve taraftarın sürekli aşağıladığı , dalga geçtiği bir adam olmuştur.

    detay arayan arkadaşlar (bkz: hamza hamzaoğlu) başlığında yazılanları görebilirler.

    gelelim yeni sezona ,
    galatasaray'a hafif geldiğinle dalga geçilen adamın arkasından gelen ve el üstünde tutulan hocanın kariyeri
    kasımpaşa forveti , bursaspor defansı , bursaspor'un gönderdiği orta sahası , hertha berlin den orta saha , 35 yaşında ön libero ve adını bilmediğim bir forvet oyuncusu alındı.tabi ki bunlar alınabilir gayet de normal.
    anormal olan şu ki sadece niasse transferinde bile burada kopan kıyameti biliyoruz.(kendisini everton 13m sterline aldı)

    şimdi burada (bkz: hamza sen misin?) ,(bkz: noldu zoruna mı gitti?) gibi espriler dönecektir.hamza en yakın örnek diye onu verdim , amaç riekerink'i veya oynattığı futbolu eleştirmek değil , riekerink çok yetenekli bir adam da olabilir ama şuan da ben arkasına teneke bağlanıp gönderilen hocadan daha iyi olduğunu , rakamlarda ve yapılan icraatlarda göremiyorum.

    bakın yine (bkz: hamza hamzaoğlu) başlığında sabri aratınca 17 sayfa entry var ve sabri'nin oynamasını ırkçılığa bağlayanlar var.bugün sağ bek yine sabri.

    şimdi dürüst galatasaraylı arkadaşlara soruyorum , bu takım fazla değil çok kötü oynadığı karabük ve kayseri maçlarını kaybetseydi yine riekerink bey mi olacaktı? yada yukarıda yazılan transferleri hala vizyon, işte eren , işte tolga olarak mı konuşacaktınız? yoksa "vizyonunuzu sikeyim kasımpaşadan forvet , trabzondan yedek sağ bek alırsanız yanınada hayatında hocalık yapmamış adamı koyarsanız olacağı bu" mu diyecektiniz?

    ha gerçekten böyle değilseniz biz yine riekerink bey diyelim.

    edit: aramaya inanırsanız riekerink'in futbol ve taktik bilgisini övenleri bol bol görebilirsiniz. bir de arkadaş demiş ki çekemiyorlar.güzel kardeşim, hocan maşallah dünya çapında başarılara doymuş he biz çekemiyoruz. hocana laf eden yok , gözünüzle okursanız anlamsız şekilde adamı göklere çıkarmanızı konuşuyoruz burda.
  • (bkz: hamza sen misin?)

    sonuçta formatın anasını siktik, bari gelenekleri yaşatalım.

    şaka bir yana galatasaray hamza hoca tarafından şampiyon yapılmadı. şampiyonluğa giderken bile aklı başında taraftarlar seneye hamza hoca ile olmaz diyorlardı. o gün sadece inanmışlık şampiyon yaptı takımı, sonra bu inanmışlık egoya evrildi, daha sonra ise yönetim sözcülüğüne savundu hamza bey ki tarihin gördüğü en basiretsiz yönetimin sözcülüğünü yaparak bütün okları üzerine çevirdi.

    riekerink ise kişilik olarak özel bir adam. karakteri belli ki diğer takım taraftarlarının sempati duyması da bu yüzden. iyi bir antrenör, ancak yeterli bir teknik direktör olup olmadığını ilerleyen günler gösterecek. ayrıca hamza hamzaoğlu'nun yönettiği takımın bir maçı ile geçen haftaki beşiktaş maçının ilk 60 dakikasını karşılaştırırsak futbolun sadece alınan skor olmadığı bariz bir biçimde ortaya çıkar.

    sanırım anlaşılmıştır.
  • hamza'nın son sezonunda amrabat gönderilmiş, bruma kiralanmış, telles kiralanmış, melo gönderilmiş. olcan'a, bilal'e, umut'a, semih'e bel bağlanmış. yani kalite olarak düşmüş galatasaray. taraftar yönetimden şikayetçi, futbolcular isteksiz, yerliler çöp. teknik ekip sevilmiyor. başarının gelmesi imkansız. ki o haliyle bile geçen senenin en iyi iki takımından kupa aldı galatasaray.

    riekerink geldiğinde ilk iş çöpler kadro dışı bırakılmış ve ben eminim ki daha önce gelseydi sabri ve hamit'le de sözleşme uzatılmazdı. takım iyi yolda, taraftar memnun, yönetim için yapılan eleştiriler bu dönemde dillendirilmiyor, birkaç futbolcu dışında herkes beğeniliyor. ve sadece taraftar değil yönetim ve futbolcular da hocayı tutuyor. en önemli olan şey bu. camia hemfikir.

    galatasaray'ın bir tezahüratı vardır, yönetim futbolcu taraftar, şampiyonsun galatasaray diye. bunlar bir arada olduğunda galatasaray hamza varken de 3 kupa alır. şu an bunlar var ve takım her hafta üstüne koyuyor. 45 dakikalık oyun 60-70 dakikalık sürelere çıkarılırsa takım alıp başını gidecek zaten. o yüzden şu an kimse bu ortamı bozmuyor. ne taraftar ne yönetim ne futbolcular. anca işte ampır ampır konuşan rakip taraftarlar ve ibne basın. sikimizde değil kısacası.
  • yalnız bu şekilde olmaz. riekerink bey diyeceksiniz.
  • jor beye kimsenin "taktik deha" falan dediğini sanmıyorum da duymadım da, bu başlığın açılma amacı bu sempatik adamı bile çekememekten başka bir şey değildir. adam kartal pozu bile verdi lan, ayıptır.
  • önce "bey" diyeceksiniz, sonra düşündüklerinizi söyleyeceksiniz.
  • anlamsiz bir sevda degildir. bizi sampiyon yapacak diye de duyulan bir sevda degildir. zaten oyle olsaydi ne fenerbahce tarftarindan ne besiktas taraftarindan bir farkimiz kalirdi. yukaridaki entry'lerde yazildigi gibi kadro buyuk oranda cop futbolculardan kurtulmus, sahaya ciktigimizda kimin nerede nasil oynayacagini daha cok gorebiliyoruz, serbest vuruslarda, kornerlerde degisik ve onceden hazirlandigi belli olan taktikler izliyoruz. rikerink bey'in anlamsiz futbolcu takintilari yok (en azindan simdilik). bunlar neyin isareti? demek ki antrenmanlarda birseyler icin calisiliyor, sirf laf olsun diye bir kisim futbolcular oynatilmiyor.

    hamza mevzusuna gelirsek, evet bizi sampiyon yapti ama unutmayin galatasaray yeri geldiginde teknik direktor olmadan da sampiyon olabilen bir takimdir. burada onemli olan konsantrasyon ve inanctir galatasaray'i diger takimlardan ayiran.

    bugun hamza olsaydi olacaklari soyliyim; bruma ilk kalemde satilmisti, podolski muhtemelen gonderilmisti, muslera ise cok iyi teklif geldigi bahanesiyle satilmisti, kanatlarda yasin ve olcan oynamaktaydi, forvette umut hala oynamaktaydi, defans gobegi semih'e emanetti, selcuk ve bilal orta sahaya oturtulmaya calisilacakti, yedekleri ise jem paul karacan olacakti.

    iste bu gibi sebeplerden dolayi bugun rikerink'e guveniyor galatasaray taraftari. rikerink bey digerlerine benzemedigi surece de bu guven bitmeyecektir.
  • (bkz: riekerink bey sevdası)

    kanatlı medyaya, adanalıya yedirmemek için taraftarın teknik direktörüne sahip çıkmasıdır. bu kadar insan salak değil; hakkında yazılan art niyetli yazıları, kendisine acaip sorular soran embesil muhabirlere inat hocamızın arkasında duruyoruz olay bu. bak bugün fatih altaylı riekerink yetersiz diye bir yazı yapmış. bunu görünce riekerink'e olan sevgim arttı mesela.