şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ülkücü gazeteci ve köşe yazarı
    (10 mart 1930, fındıklı, rize - 12 mart 1997),

    yayınlanmış eserleri şunlardır:
    ülkücünün çilesi (1975)
    sosyalizm ve milliyetçilik üzerine mektuplar (1975)
    suçlamalar (iki cilt) (1975-1976) mektuplar (1984)
  • galip abi
    abilerin en muhlisi,
    en şefkatlisi,
    en fedakarı

    yorulduğumuz yerde han yaptın
    bütün ömrünce.
    biz bazen sana küstük,
    bazen birbirimize;
    sen hiç birimize küsmedin
    sen kimseye küsmediğin için
    biz hep bir aradaydık belki de

    şimdi kimsenin galip abisi yok!
    biz artık kime nazlanacağız!
    annemiz çekmezdi nazımızı senin kadar

    senin için ne diyelim,
    ardından nasıl ağlayalım,
    sana mı ağlayalım, kendimize mi?
    bilmiyoruz...

    gittiğin kutlu beldede kim varsa tanıdık;
    hepsine selam söyle.
    dündar taşere uğra,
    erol güngöre bak,
    gün sazakı sor
    sor bakalım; yaraları sızlar mı hala
    gencecik bedenlerinde fidan arkadaşlarımızın?
    hiçbirini unutmadığımızı söyle
    bize sitem etmesinler yavaş gidiyoruz diye;
    dert çok, hemdert yok, düşman kavi, talih zebun
    olduğunu söyle.
    işte böyle galip abi...

    şimdi seninle olmak vardı ya,
    daha yapacak çok şey var burada;
    işimizi bitirelim,
    bitirmesek de yoluna koyalım türkiyeyi;
    biz de geleceğiz ve
    size mektup getireceğiz.

    sol üst köşesinde,
    bizim arkadaşlar yazacak.
    adresinde, cennet mekanlar
    müjdeli haberler olacak içinde;
    türkiyeyi türkler idare ediyor, dünyayı türkiye
    denilecek...

    gelince görüşürüz galip abi,
    şimdilik güle güle git
    biliyoruz ki orası daha kalabalık, daha şenlikli
    herkese tekrar selam et.

    mustafa çalık
  • “başka noksanlarımız da elbette vardır. ama asıl noksanımız, yeterince sevmesini hâlâ öğrenememiş olmamızdır” sözünü söylemiş merhum düşünür kişi.
  • bence, tek bir türk'ün haksız yere dökülecek kanı, demokrasi adına yazılmış bütün kitaplardan daha değerlidir.
  • kolaya ve sigaraya düşkün, ufak- tefek, geniş yürekli adamdır. köşe yazarlığı yaptığı dönemde, yazarlığa başladığı her gazetede ilk yazısına "burada belki inandığım her şeyi söyleyemeyeceğim, ama inanmadığım hiçbir şeyi söylemeyeceğim." sözleriyle girer. bu sözleri şiar edinen bir adamın sık sık işinden kovulması sürpriz olmasa gerektir.

    bilge erdem isimli bir kızı vardır.

    nevzat kösoğlu, kendisiyle ilgili bir kitap yazmış ve bu kitaba ülkücünün çilesi, beşiktaş nasıl kurtulur gibi önemli ve meşhur makalelerini de dahil etmiştir.

    en bilinen eseri ülkücünün çilesi 2012 yılında ötüken neşriyat tarafından yeniden basılmıştır.
  • "en büyük eksiğimiz hala birbirimizi yeterince sevmeyi öğrenememiş olmamızdır."
    diyen ülkücü ağabeyimiz.

    saygıyla anıyoruz...
  • 1990'lı yıllara doğru konuşmacı olarak katıldığı "türk milliyetçiliğinin meseleleri" konulu bir seminerde kürsüye çıkmış ve "türk milliyetçiliğinin tek meselesi türk milliyetçileridir" demiş ve kürsüden inmiş, tabi herkes şok olmuş, onun da istediği bu, herkes bir düşünsün birlik sağlansın hedefi ... büyük adammış
  • ülkücülerin en çok andığı ama hiç anlamadığı adamdır...
  • "bizler davayı ağrı dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik, davayı dağın eteklerinde unutmuştuk.meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız." sözünün sahibi ülkücü gazeteci ve köşe yazarı.köşe yazılarındaki yazış şekli peyami safaya oldukça benzer. tespitleri dönemi için çok önemlidir.siyasi hayatını ise anlatan en iyi cümle ise "siyaseti sevmeyen bir siyasetçi"dir.
  • galip abi
    abilerin en muhlisi,
    en şefkatlisi,
    en fedakarı
    yorulduğumuz yerde han yaptın
    bütün ömrünce.
    biz bazen sana küstük,
    bazen birbirimize;
    sen hiç birimize küsmedin
    sen kimseye küsmediğin için
    biz hep bir aradaydık belki de
    şimdi kimsenin galip abisi yok!
    biz artık kime nazlanacağız!
    annemiz çekmezdi nazımızı senin kadar senin için ne diyelim,
    ardından nasıl ağlayalım,
    sana mı ağlayalım, kendimize mi? bilmiyoruz.
    gittiğin kutlu beldede kim varsa tanıdık;
    hepsine selam söyle.
    dündar taşer'e uğra,
    erol güngör'e bak,
    gün sazakı sor
    sor bakalım;
    yaraları sızlar mı hala
    gencecik bedenlerinde fidan arkadaşlarımızın?
    hiçbirini unutmadığımızı söyle
    bize sitem etmesinler
    yavaş gidiyoruz diye;
    dert çok, hemdert yok, düşman kavi,
    talih zebun olduğunu söyle.
    işte böyle galip abi
    şimdi seninle olmak vardı ya,
    daha yapacak çok şey var burada;
    işimizi bitirelim,
    bitirmesek de yoluna koyalım türkiyeyi;
    biz de geleceğiz ve size mektup getireceğiz.
    sol üst köşesinde, bizim arkadaşlar yazacak.
    adresinde, cennet mekanlar
    müjdeli haberler olacak içinde;
    türkiyeyi türkler idare ediyor,
    dünyaya türkiye denilecek
    gelince görüşürüz galip abi,
    şimdilik güle güle git
    biliyoruz ki orası daha kalabalık, daha şenlikli
    herkese tekrar selam et.

    mustafa çalık

    http://www.uskudarcevresi.com/…ye-seslenis.html?m=1