şükela:  tümü | bugün
  • work and travel genclerinin cirit attigi ada.. daha dun kulubeden evi ariyordum ki yanima birisi yaklasti ve
    ''kardes su bisiklete 5 dakika goz kulak olur musun '' dedi :s
    su ana kadar isyerini saymazsak ukraynali ve turklerle vakit gecirilen sicak ve nemli bir bolge..
  • work and travel ile uzuuun zaman önce gittiğim özlediğim texas'ta bir ada.
  • saklan kaç vur adıyla okuyan us tarafından türkçe'ye kazandırılan nic pizzolatto'nun ilk ve tek romanı. roy cady denen düşmüş bir fedainin başından geçenleri okudukça yaşamakta olduğunuz rutin ve depresif hayatınızda elde ettiğiniz tüm sosyal statülere teşekkür edeceksiniz.
  • hiç bir şey vadetmeyen 90 dk'lık (bkz: melanie laurent) filmi.

    sadece (bkz: elle fanning)'in hıçkıra hıçkıra ağlama sahnesi harikaydı.

    izlenmediğinde hiç bir şey kaybedilmeyecek filmler listesi yapalım, bu da oraya girsin.
  • nic pizzolatto tarafından halı gibi dokunan roy cady karakterinin etrafında dönen bir roman.

    --- spoiler ---

    romanın son cümlesini, fütursuzca, sırf o kelimeleri art arda dizmiş olmanın neler hissettireceğini belki tecrübe edebilirim umuduyla yazıyorum:

    "sonsuza dek yaşayacağımdan korkuyordum."

    --- spoiler ---
  • teksas eyaletinin yazlık mekanlarından biridir. türkiye'deki kumburgaz gibi hafta sonu dolup adeta taşar. spec's adı verilen likör shop 21:00 da kapandığı için bu saatten sonra sadece şarap ve ya bira alabilirsin he tabi o da saatler 00:00'ı gösterene kadar. o saatten sonra alkol bulamazsınız barlar, clubler hariç. denizi iğrenç ötesidir. sokaklarda bir tane dahi insan göremezsiniz adeta ölüler şehri gibidir. eğer sokakta bir insan varsa muhtemelen work&travel öğrencisidir. sahil şeridinden oluşmaktadır. yaklaşık 80 bloktan oluşmaktadır şehir. benzinin en ucuz olduğu şehirlerden biridir. çok garip sivri sinekleri var ayakkabının, kot pantalonun üzerinden ısırabiliyorlar. ve acısı uzun bir süre geçmiyor. pharmacy'nin dediğine göre kortizon yapıyor bir süre sonra bu sineklerin sokması.

    work&travel öğrencileri için en ideal yerlerden biridir. ev kiraları, arabalar, benzin, otobüs, mağazalar ucuzdur. 2 hatta 3 iş bulma şansınız vardır. biraz erken gitmeniz gerekir çünkü soğuk denizlerden* gelen öğrenciler tüm işleri kapabilir. golden corral adında muhteşem bir açık büfe restorant vardır 62. sokakta olması gerekiyor tam sahil kenarında. 2010 yılı fiyatı 12$ idi. salatadan tatlısına, etinden sütüne, meyvesinden sebzesine istediğiniz kadar yiyebileceğiniz çok lezzetli yemekler barındıran bir restoranttır. onun dışında zaten bu tarz bir restorant olayı yok bu adanın. yengeç yiyebilirsiniz joe's crab shack'de. rain forest var içi orman gibi etrafınızda canlıya yakın hayvan maketleri falan var değişik bir mekan. 24 saat açık marketler vardır.

    olumsuz yönlerinden bahsetmem gerekirse çok sıcak. sıcak olmasına bir süre sonra alışabilirsiniz ancak nem oranı felaket derecede yüksek klimasız ortamda yaklaşık 1 dakikada sırılsıklam olabilirsiniz. eğer arabanız yoksa günde 4-5 tişört değiştirmeniz gerekebilir. onun dışında 02:00'da tüm barlar, discolar, publar kapanır.
  • lucite (şeffaf akrilik gibi bişey) gitarlar üreten bir marka. ama gitarları dandik olduğu için bunu sadece body için alıyor millet. gitarı alıp ne var ne yoksa atıp lucite body'yi yeniden orjinal aksamlarla donatıp fat 50s manyetiklerle güzel bir strat oluşturmak mümkün.

    not; sormayın yapmadım. gitarı nasıl nereden alacağımı bilmiyorum. hatta parçaları da dışarıdan getirtmek gerekecek onları bile nasıl alacağımı bilmiyorum. bilen varsa yeşillendirirse sevinirim..
  • türkçeye "saklan kaç vur" adıyla çevrilmiş, okuyan us yayınları'nca yarından itibaren piyasaya sürülecek nic pizzolato romanı. polisiye türünde olup 2015'te sinemaya taşınacak. başrol belçikalı aktör matthias schoenaerts'e teslim edilmişti yılın başlarında.
  • başarılı bulduğum aktörlerden ben foster reisin hatrı için izlediğim film.
    filmin kamerası ortamları diyalogları fena değildi, konusu kısaca gayrimeşru alemlerde silkelenmiş intikam peşinde koşan bir adamla yolu kesişen genç fahişe, yetmezmiş gibi yanlarındaki 4 yaşında kız çocuğu gibi dram söz konusu.
    yoklukta gideri var bence.
  • düşmüş film. melanie laurent yazıp yönetmiş. aslında nic pizzolatto yazmış. ama laurent projeye dahil olunca senaryoda önemli değişikliklere gitmiş. lakin laurent, abd'deki senaristler birliği wga'ya üye olmadığı için yapımcılar senarist bölümüne sahte bir isim yazmışlar. kurallar böyleymiş. laurent'in ilk ingilizce filmi. yapımcılar "ne yap et, true detective'ten farklılaştır filmi" demişler, laurent de elinden geleni yapmış, bu konuda başarılı olmuş. film, td'yi hatırlatmıyor. ama iyi bir film değil. zaten materyal de (pizzo'nun romanı) güçlü değildi.

    bu 300 sayfalık kitabın uyarlamasını sadece 87 dakikayla sınırlamak çok kötü bir karar olmuş. bu yüzden olaylara dan diye giriliyor, her şey epey hızlı bir şekilde gelişip sona eriyor. karakter gelişimi yok, karakterlerin birbirleriyle ilişkilerinin hakkı verilmiyor. üstüne klişelerden geçilmiyor. twistleri kitapta da sıkıcıydı, filmde de sıkıcı. foster ve fanning ikilisi ellerinden geleni yapmışlar ama materyal kötü olduğu için parlayamıyorlar. fanning umarım bir gün gerçekten iyi bir senaryoyla karşılaşır. laurent'i de çok gömmek istemiyorum ama neticede kötü bir film. respire'den sonra çıtayı yükseltemedi ne yazık ki. şimdilik yönetmenlikteki tek iyi filmi respire. diğer üç filmi de kötü. umarım 5. filmi (belgeseli de sayarsak 6 olacak) daha iyi olur.