şükela:  tümü | bugün
  • kocaman avizeleri ve ağaçlarıyla minik bir italyan kasabasi gibi sevimli nişantaşı mekani.(bkz: sgroppino) bulunabilmesi ayrıca ilginç ve hoş bir detay olmuş.
  • dipdibe olan masaları ile ultra konforsuz bir restoran olsa da mutfak ve servis kalitesi sebebi ile tekrar tekrar gidilecek ristorantemiz.
  • dün akşam 6 kişilik bir ekiple gittiğim ambians'ı gerçekten güzel bir mekan. fakat ambiansa bu kadar odaklanılırken detaylarda boğulmuşlar.

    öncelikle içeride sadece şarapla ilgilenen bir sommelier olması, siz şarap almak istediğinizde size üzümlerle ve şaraplarla ilgili bilgi veriyor olması çok güzel. fakat belirtmeliyim ki menüdeki pahalı şaraplara daha çok öneri getiriliyor.

    menüleri zengin, italyan klasikleri mevcut.

    fakat ben bir daha birisiyle buluşurken galvin'e gidelim diyeceğim bir deneyim yaşamadım. sebeplerine gelirsek,

    - ilk olarak lezzet olarak ayırt edici bir fark göremedim. istinye park'taki mirano bile saf lezzet açısından bence galvin'den lezzetlidir. ama bu öznel bir yargı olduğu için diğer insanların görüşlerine bir şey diyemem.

    - ikinci problem ise servisle ilgili sürekli sorun yaşadık. ilk problem sipariş verirken gerçekleşti. ben bistecca pizza sipariş verdim, masadaki diğer 2 kişi de ana yemek olan bistecca sipariş etti ve 3'ümüze ana yemek olan bistecca geldi. menüde her ikisi de bistecca olarak yazıyordu, yanlış geleceğini hissede hissede sadece bistecca olarak sipariş verdim. garsonun bu karışıklığı engelleyecek bir soru sorması gerekiyordu fakat yoğunluktan böyle bir vakti yoktu.

    daha sonra siparişim geldikten sonra düzelttirsem de, herkes yemeğini yedi daha sonra benim yememi bekledi:)

    acılı zeytinyağı ise son zamanlarda yediğim en lezzetli acı zeytinyağlarındandı, onu çok beğendim.

    yukarıdaki probleme ek olarak, masada tek alkol alan ben olacağım için bir kadeh şarap sipariş ettim ve sommelier'in önerdiği en pahalı cabarnet sauvignon kadeh şarabı sipariş ettim. yemeğimle beraber şarabım gelmediği zaman garsona, şarabımı da almak istediğimi belirttim ve ''kırmızı mı beyaz mı?'' sorusuyla karşılaştım. zaten gün sonunda hesap geldiğinde, istediğim şarabın gelmediği de orada gözüküyordu:)

    yemeklerin ciddi bir şekilde yavaş servis edildiğini de belirtmeliyim.

    - bence üçüncü problem, tuvaletlerdeki kullanıma sunulmuş ürünler. bir erkek olarak, içeriye koydukları nemlendirici, jöle, deodarant, kolonya gibi kişisel bakım ürünlerini takdir ettim. iyi oteller dışında bunu sağlayan çok çok az işletme var. fakat nemlendirici ve jöleyi, herkesin parmaklayacağı bir kutudansa keşke pompalı ürünlerden seçselermiş, ya da sabunlukları gibi çok şık olan ayrı şişelere koysalarmış. sonuç olarak ortak kullanılan bir tuvallette herkesin parmaklarını daldırdığı ürünleri kullanmak istemezdim.

    porsiyonlar ideal büyüklükte, sadece iştah açıcı olarak getirdikleri zeytinyağını balsemikli getirip; ekmek çeşitlerinin sayısını arttırıp boyutlarını küçültürlerse daha iyi olabilir.

    fiyatlar ise bence ideal. 6 kişi önden atıştırmalığı, ana yemeği, arkasından çayı kahvesi uzun oturmalı bir şekilde toplamda 1200 tl'ye yakın bir hesap ödedik.

    ben dışarıdaki bir masada oturuyor olsam da hiç başbaşa oturup yemek yiyen bir çift görmedim, zaten masalar da büyük. arkadaş grupları ile gidilip görülebilecek bir mekan.

    benim ortalama puanım 6/10.