şükela:  tümü | bugün
  • lise yillarinda basketbol oynami$, hicbir fevkaladeligi olmayan bayandi. $u anda yanli$ bilmiyor isem eski bakanlardan birinin oglu ile evli.
  • kısa süre önce serseri dizisinde oynamaya başlamıştır.
  • rafet el roman'ın ilk çıkış şarkısı olan seni seviyorum da yer alan 1995 türkiye ikinci güzeli...
  • haber türk gazetesinde fotoroman tadı yakalayabileceğiniz emlak sayfasının 'mimarı'. her yazısında tanıttığı dairelerin içerisindeki farklı odalarda çekilmiş 4-5 adet fotoğraf yer alır ki bu fotoğraflar ile tanıttığı evden çok her pozunda aynı olan gülüşünün kaynağı hayat sevincine hayran bırakır.
  • maalesef telefonum yok

    üniversite yılları. kanımız kaynıyor, genciz. o eylem senin, bu boykot benim sürtüyoruz... değil tabii ki, okuldan yurda, yurttan okula. araya giren sadece sinema. bir zaman geldi, yurdun yerini ev aldı. sinema yine arada duruyor ama. hayat düz, dünya boktan, ama sanat var her zaman. dünya o kadar mükemmel olsa, der tarkovski, sanat olur muydu zaten?

    okuldayım yine. sırtımda proje tüpü, uzun taş koridorlarından birinde yürüyorum. uzun olduğu kadar yüksek, yüksek olduğu kadar geniş koridorlar. gamze geliyor karşıdan, parlıyor daha doğrusu. ben geliyorum diyor. koridorun sonundaki venüs heykeli canlanmış, süzülerek geliyor sanki. orta şeridi boş bırakıp kenarlara yanaşası geliyor insanın.

    hay bin kunduz! karşılıklı iki 252'nin rahat geçebileceği o yayla gibi koridorda gamze direkt bana doğru geliyor sanki. yok canım! vallahi geliyor, üzerime üzerime geliyor. bakıyor da zaten. gülüyor mu lan o? daha neler, kamaşmadandır o, olur öyle. öyle mi böyle mi derken gelip karşımda duruyor. ben içimden geçip gidecek sanıyordum oysa.

    ortak derslerden dolayı bir görmüşlüğümüz var ama görüşmüşlüğümüz yok öncesinde. merhaba merhaba bile yok. dersle ilgili bir iki şey sorduktan sonra telefonu mu istiyor. maalesef diyorum, telefonum yok. kastettiği şey cep telefonu değil tabii ki, ev telefonu. cep telefonu okulda sadece bir iki züppenin elinde var daha, hocalarda bile yok. ev telefonu bağlatmak da çoğunlukla aylar alan bir işlem olduğundan cevabım gayet inandırıcı geliyor. ama yalan, koskoca bir yalan.

    güzeldi. güzeller güzeliydi hem de. aksini iddia edeni afrodit çarpardı. tescilliydi de zaten. fakat ben de anadolu'nun bağrından kopup gelmiş gururlu bir yağız delikanlıydım. acı gerçeğin gayet farkındaydım. bu farkındalıkla o yalanı söylemiş ve ders notları vesaire için kullandırtmamıştım kendimi. aferin bana, çok iyi düşünmüşüm.