şükela:  tümü | bugün
  • türkçenin esnekligi ve güzelliginin bir örnegidir :
    1- gam - zede olmak.... hüzün tarafından yerle bir edilmek,
    2- yanaktaki gamzede takılıp kalmak... aşık olmak,
    3 - ya da gamze diye bi kızdan hoslanmak ve karsılık alamamak.
  • tatyos efendi bu şarkıyı besteledikten 1 ay sonra vefat etmiş ve aynen bestelediği ve sözlerini yazdığı bu şarkıdaki gibi 'yuva kuramadan, reha bulamadan ve garip bir insan olarak' hayata gözlerini yummuştur. cenazesini ise hiç tanımadığı 10-15 kişi taşımıştır.
  • tatyos efendinin döktürdüğü, gamlara gark ettiği eseri.
    tatyos efendiye ait olanının sözleri şöyledir:

    gamzedeyim deva bulmam
    garibim bir yuva bulmam
    kaderimdir hep çektiren
    inlerim hiç reha bulmam

    elem beni terk etmiyor
    hiç de fasıla vermiyor
    nihayetsiz bu takibe
    doğrusu takat yetmiyor
  • tatyos efendi'nin uşşak makamında bir nağmesidir aslen; müzeyyen senar yorumu yorumsuzdur doğrusu..
  • harf oyunlu cin sözlere sahip baris manco sarkisi. zira giris dizesi "gamzedeyim" anlami tasiyabilecegi gibi "gam zedeyim" anlami da tasiyabilir.
  • barış manço'nun tek sinema filmi olan baba bizi eversene'de de bu şarkı 3-4 dakika boyunca çalınmaktadır. benzeri tüm türk filmlerinden de hatırlayabileceğiniz gibi, görüntüde tek kişi yaylı tambur çalıdığı halde, arkadan keman, kanun, bateri, bas ve elektro gitar sesleri gelmektedir.
    barış manço'nun seslendirdiği en güzel şarkılardan biri olduğu halde yeterince popüler olamamıştır kanımca. alkol içeren efkar ortamlarında fon müziği olmayı en çok hakeden şarkılardandır.
  • kemani tatyos efendi'nin zamaninin standartlarinin bir hayli ustundeki huzun dolu ussak eserini, kudsi erguner ensemble ile birlikte melihat gulses de gayet tatminkar bir performansla seslendirmistir.

    trt ankara radyosu sosyal tesisleri havuzu sezlongu ustu, 1976.
  • aslında tatyos efendi'ye ait olan, bariş manço'nun sadece kendine has bir yorumla seslendirmiş olduğu şarkı
  • içinde bulunduğunuz halet-i ruhiyeyi birebir yansıtan, dinledikçe efkarınızı artıran, duygularınızı kabartan, hatta hiç beklemediğiniz bir anda aklınıza düştüğünde hayatla bağlantınızı bir süreliğine kopartan ender eserlerdendir.

    eski bir meyhanenin karanlık bir köşesinde içerken resmedersiniz kendinizi, tatyos efendi sanki iki üç yan masada mırıldanmaktadır "gamzedeyim deva bulmam..." diye. karşınızda şişeyi paylaşacak bir kişi bile olmadan sabahın ilk ışıklarına kadar demlenmek istersiniz.

    tüm bunların yanında, nasıl bir birikim ve damıtımın sonucu böyle bir eser oluşmuştur ki, yazılmasının üzerinden bir asırdan fazla geçmiş olmasına rağmen, hissettirebildikleri hala ilk gün ki canlılığını koruyabilmektedir diye de düşüncelere sevk eder insanı. sizin gibi o masada aynı hissiyatlarla oturmuş binlerce kader arkadaşınız için kaldırırsınız bir kadeh de.

    öyle bir şahaserdir işte...
  • uşşak şarkı.

    ötesinde, çileli bir ömrün alınteri. yalnız kalmış, yalnızlığa mahkûm edilmiş bir kalpten çatlak bulup gün yüzüne sızabilmiş acı; yersizliği, yurtsuzluğu, yuvasızlığı, özlemi birbiri içine işlemiş halde bir bir ruha nakışlayan bir şarkı.

    tatyos efendi ömrünün sonunda yazdığı birkaç dörtlük ile hayatının nasıl acı içinde geçtiğini, sanki bir bir yıllarını anlatırmışçasına yansıtıyor. eser, yaşanmışlıkları iyisiyle kötüsüyle buruklukla öyle özlenir, öyle arzu edilir hale getiriyor ki, ömür acılar içinde yapayalnız da geçse beste güftenin aksine geçmişi ve geçmiş özlemini çağrıştırıyor. gariplik bugüne ait bir şey. ayrılık ve yalnızlık da diyor. zira tatyos efendi'nin hayatının bu eseri yazdığı son dönemlerine bakıldığında o dönemlerde yalnızlık çektiği, etrafında kimsenin kalmadığı görülür. öyle ki bu hal cenazesini kaldıracak yalnızca birkaç kişinin olması durumundan anlaşılabilir. tatyos efendi bu sebeplerle acının büyük bir temsilidir.

    acının insanın üzerinde yapışıp kalması, kaderin, kederin bir türlü rahat yüzü göstermemesi, yalnız ölmek, yuva kuramadan bir türlü mutlu olamadan yok olmak... ve tümünün getirip götürdükleri anlatılır.

    insanı mahveder, öldürür, yaşlandırır.

    varsın yaşlandırsın, öldürsün, acıtsın.

    güzel bir eseri yazan çilesini çekiyorsa, biz de dinlerken acı çekelim.

    tatyos efendi'nin bir parçası olalım.