şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mahatma gandhi) , (bkz: pasif direnis) , (bkz: hindistan)
  • mahatma gandhinin hayatini anlatan film. richard attenborough tarafindan 1982 yilinda cevrilmistir, gandhi'yi ben kingsley canlandirir. 8 dalda (film, yonetmen, senaryo, aktor dahil) oscar kazanmistir.
  • 3 kuşak boyunca öldürülen aile (bkz: mahatma gandhi) (bkz: indira gandhi) (bkz: rajiv gandhi)
  • atinada omonia meydanindan hotel stanley e giden meydan uzerinde bulunan,asil meslegi muhendislik olan turkce bilen musluman bir hintlinin sahip oldugu hint lokantasi. chicken tanduri tavsiye edilir
  • en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi sanat yönetmeni, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi kostüm, en iyi kurgu ve en iyi senaryo olmak üzere 8 oscar kazanmis olan ve sinema tarihinin en basarili biyografik filmlerinden biri olarak gösterilen yapit. müziklerini ravi shankar yapmistir. ben kingsley, gandhi'yi canlandirmak icin büyük ugraslar vermis, onlarca kitap okumus, gandhi'nin yasadigi yerleri tek tek gezmistir. dis görünüsünü benzetmek adina da kilo verdirilip, günes altinda yanmasina ugrasilmistir. film, sadece cenaze sahnesi icin 300000 kisinin biraraya getirilmesiyle de epey yanki uyandirmistir.

    ayrica filmin türkiye'de de ilginc bir kaderi söz konusu; zira 1983 yilinda iki defa kavga kiyamet yasakli olmus. öncelikle demirel'in, zincirbozan'dayken strateji belirleme amaciyla izlemek istemesi üzerine film mgk tarafindan tüm yurtta yasaklaniyor, toplattiriliyor. ilerki aylarda ise eski pakistan devlet baskani ziya ul hak'in türkiye ziyareti sebebiyle yine bir müddet yasaklanmis.
  • 294,560 kisi ile en kalabalik sahne rekorunu elinde bulunduran film. gunumuzde kalabalik sahneler artik digital teknoloji ile modellendiginden bu rekorun kirilmasi zor goruluyor. kim saymis, nasil saymis bilinmez ama en kalabalik sahneli filmler siralamasi soyle:

    294,560 ghandi (1982)
    187,000 kolberg (1945)
    157,000 monster wangmagwi (1967)
    120,000 war and peace (1968)
    106,000 ilya muromets (1956)
    100,000 dun huang (1998)
    80,000 razboiul independentei (1912)
    68,894 around the world in 80 days (1956)
    60,000 intolerance (1956)
    60,000 dny zrady (1973)
  • cok az film vardir ki bu kadar etkili olsun, katliam sahnelerinde gozyaslarina bogsun. mahatma gandhi rolundeki ben kingsley muthistir, oskar'i baskasina birakmayacak kadar acik ve net bir performans sergilemistir. mahatma gandhi gelse filmde oynasa bu kadar etkili olamayabilirdi -bence-.

    --- spoiler ---

    uzerinde gunes batmayan imparatorlugun hindistanda gorev yapan bir general'i toplanti yapmalari yasaklanmis olmasina ragmen toplanan hindulari dagitmak icin askeri birlikte bos alanda bekleyen kalabaliga mermi yagdirmaya baslar. herhangi bir uyari yapilmaksizin direkt olarak oldurmeyi amaclayan bir ates edistir bu. daha sonra imparator'un pek bi sayin yargiclari general'i mahkemede sorgulamaya baslarlar:

    ...
    - askerlere en hintlilerin en yogun oldugu yere ates etme emrini siz mi verdiniz general?
    - evet efendim, ben verdim
    ...
    - 1550 mermi ile 1516 sivil zaiyat verdirttiginizin farkinda misiniz?
    - evet
    ...
    - yaralilar icin herhangi bir onlem aldiniz mi general?
    - yardim isteyen herkese yardim etmeye hazirdik.
    - general, .303'luk bir lee-enfield'le* vurulan bir cocuk nasil yardim talep eder?
    ...

    bu olanlardan sonra bile kendilerini medeniyetin koruyucusu ve kollayicisi goren imparator'u, yoneticileri ve buyuk britanyayi anlayabilmek mumkun degildir.

    --- spoiler ---
  • bazı sahneleriyle tüyleri diken diken ederken; aynı zamanda gandhi*'nin sempatik tavırları, sevimli gülümsemesi ve esprileri ile yüreği sımsıcak eden film.

    --- spoiler ---
    nehru: "bapuji, the whole country is moving."
    gandhi: "yes. but in what direction?"

    vince walker: "you're an ambitious man, mr. gandhi."
    gandhi: "i hope not."

    gandhi: "they may torture my body, break my bones, even kill me, then they will have my dead body. not my obedience!"

    gandhi: "whenever i despair, i remember that the way of truth and love has always won. there may be tyrants and murderers, and for a time, they may seem invincible, but in the end, they always fail. think of it: always."

    tuvalet temizleme gibi küçük düşürücü algılanan bir işi yapmayı reddeden karısını "o zaman git!!" diye itekleyip kovmaya çalışan gandhi, yaptığının yanlış olduğunu anında anlayıp özür diler karısından;

    gandhi: "özür dilerim, neyim var benim, anlamıyorum?!"
    karısı: "insan'sın..." der
    gandhi her zamanki sevimli gülümseyişi ile bir bakış atar, gülümseyerek bakarlar birbirlerine... işte ben tam bu anda, gandhi'nin meleğe dönüştüğüne ve insan-i hırslardan, arzulardan, maddiyattan ve kötülükten arındığına inanıyorum.
    --- spoiler ---

    herkes "insan"ken, bu sıradışı kişiliğe "melek" yakıştırması yapmam çok abest olmamakla birlikte, "insan" denilen çoğunluğun özünde taşıması gereken özelliklere nadiren rastlamak abestir, evet...
  • cinnah'ın gandhi'nin insanlığın ulaşabileceği son noktadaki anlayışının mevcut şartlarda yetersizliğine inanması, ingilizler tarafından kandırılması veya satın alınması ihtimallerinden biri ile hindu ve müslümanların bir arada yaşayacağı hindistan'ın kurulmasına set olduğunu gösteren film. ihtimallerden hiçbiri dayatılmasa da yaratılan hava olumsuz ihtimalleri ön plana çıkarıyor.

    ayrıca cinnah'ı oynayan(alyque padamsee imiş adı) adam özhan canaydın'ın kopyası. söylemeden geçemeyeceğim.

    bir de gandhi ve cinnah demişken; türkiye'nin başkentinde dünya diplomatlarının ağırlandığı çankaya'da cinnah caddesi herkesçe bilinen dev bir cadde ve gandhi'nin adı ise gop'ta pek az kimsenin bildiği nispeten mütevazi bir sokağa verilmiş. var mıdır acaba bir anlamı?*

    *elbette bu anlam hint müslümanlarının kurtuluş savaşındaki samimi tavrında aranmalı. ancak filmi izleyenlerle gandhi-cinnah ilişkisine yakından bakanlar için farklı anlamlar da var mutlaka.
  • kesinlikle izlenmesi gereken ve uzun süre etkisinden çıkılamayan film. özellikle de dünyadan umudunuzu kestiğiniz bir dönemdeyseniz, gandhiyi ve dünyaya bakış açısını biraz olsun yansıtma çabasında olan bu başarılı film; iyiliğin, çabalamanın, insanlara inanmanın ve umut etmenin gücünü size hatırlatmakta hedefi tam onikiden vuruyor.

    --- spoiler ---
    film gandhinin öldürüldüğü sahneyle başlıyor. ardından cenaze sahnesi var ve burada söylenen sözler çok etkileyici:

    "the object of this massive tribute died as he had always lived, without wealth, without property, without official title or office. mahatma gandhi was not the commander of armies, nor the ruler of vast lands. he could not boast any scientific achievement or artistic gift. yet men, governments, dignitaries from all over the world, have joined hands today to pay homage to the little brown man in the loin cloth, who led his country to freedom."
    --- spoiler ---