şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    aniden el bileğinizin üzerinde bir şişlik fark etmeniz çok hoş olmayan bir sürpriz olabilir. ancak telaşlanmayın bunların bir çoğu zararsız ganglion kistleridir ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolacaklardır.

    sık olarak ganglion kistleri el bileğinin sırt bölümünde oluşur (dorsal ganglionlar). ancak bazen el bileğinin arka bölümünde nabız alınan bölge ile başparmağınızın arasında da ortaya çıkabilirler. bazense parmakların eklemleştiği alanlarda yada parmakların dip noktalarında görülebilirler. ganglion eklem içerisinde yer alan kemik ve kas dokularının arasında bulunan bağ dokusundan kaynaklanarak şişlik görüntüsü ile karşımıza çıkar. bu şişliğin içerisinde yoğun, kaygan eklem sıvısı ile aynı özellikte bir materyal bulunur. genel bir kural olarak hareketliliğinizin artması ile bu şişlik büyür ve tam tersi hareketliliğinizin azaldığı dönemlerde bu şişlik küçülür.

    --- spoiler ---

    devamı için: http://romatizmaturk.com/…tir.php?com=icerik&id=370
  • her ne kadar genelde ağrısız olsa da tersi çok pis olan kist. uzunca bir süre ağır bavul taşıdıktan sonra gecelerce ağrısından uyutmamış, tek bir parmak hareketinde dahi canımdan can koparmış soluğu acil'de aldırmış iblistir. ağrı sızı yapmadığı vakitlerde ise eşe dosta "ponçiğimle tanıştın mı?" demek suretiyle eğlence kaynağım olmaktadır o ayrı ama azalarak bitse hiç de fena olmayacak.
  • genelde acısız, ağrısızdır. ama bir kere kafayı taktıysanız sizi huzursuz ve rahatsız eder.

    bende de vardı bundan. lise yıllarımda minik bir çıkıntı şeklinde gösterdi kendini. önce geçer diye bekledim, baktım geçmiyor, bi doktora gittim. haftalarca bileğimde bandajla dolaştım. faydası oldu mu? evet. geçti. sanmıştım ki üniversite yıllarında yeniden hortladı. artık zorladım mı, ters bi hareket mi yaptım bilmiyorum. bandajlı tedaviye başladım yine. uzun bir süre çıkarmadım bandajı. faydasını gördüm yine ama bandajı çıkardıktan kısa bir süre sonra yine meydana çıktı. ben de vazgeçtim kendisiyle uğraşmaktan, salıverdim gitti. ama zamanla büyüdü bu. bi de fazla zayıf olunca, e haliyle bileğim de çok ince, çok çirkin görünüyordu, herkes de farkediyordu.

    neyse yıllar geçti... hamilelik esnasında vücudumda aşırı ödem oluşmasından ve aldığım kilolardan dolayı bu hede kayboldu. sandım ki iyileşti. meğer saklanmış hıyar. doğum yapıp da ödemden, kilodan kurtulur kurtulmaz daha da kocaman haliyle ortaya çıktı yeniden. sonunda kararlı bi şekilde doktora gittim, dedi "ya ameliyat edeceğiz ya da enjektörle içindeki sıvıyı boşaltacağız". hangisi iyi, dedim. ameliyattan sonra %90 tekrarlamaz, diğerinden sonra kesin tekrarlar. ameliyat dedim.

    ertesi gün ameliyat oldum. koltuk altımdaki sinirlere elektrik vererek kolumu tamamen uyuşturdular. 15 dk sürdü operasyon. ameliyat sonrası kolumu görünce ödüm koptu. öyle bir sarmışlar ki kolumun yarısı yok. kolumun uyuşukluğu 10-12 saatte ancak geçti. fazla bi ağrım sızım olmadı. sargı ve atel 15 gün kaldı. haliyle sol kolumu 15 gün doğru düzgün kullanamadım. sargı açılıp da kolumu kullanmaya başlayınca "keşke ameliyat ettirmeseymişim" dedim. çünkü bileğim hareket etmiyordu. hareket kabiliyetimin %80'ini kaybetmişti bileğim ve çok acı çekiyordum. doktor bunun normal olduğunu, bölgede eklem kapsülü bulunduğunu, hiç hareket ettirmediğim 15-20 gün boyunca da eklemin özelliklerinin köreldiğini söyledi. sonrasında 21 gün fizik tedavi gördüm. 21 gün boyunca çok cici bir uzman eşliğinde çeşitli egzersizler yaptım. acımdan ağladığım günler oldu yeminle. sonunda iyileştim şükür. ama doktorun "15 dakikalık çok basit bir işlem" dediği olay benim nerdeyse 2 ayımı aldı. aylarca bileğimi zorlamaktan kaçındım. bi ara yeniden çıkacakmış gibi olduğunda doktora küfrediyordum ki kendi zorlamamdan dolayı geçici bir durum olduğunu anladım.

    10 ay sonrasında gayet iyi durumda bileğim. hareket kabiliyetimi %100 olmasa da %95 kazandım. diğer %5'lik durum zaten kendi zorlamamla fark edilebiliyor, günlük kullanımda ihtiyaç olmuyor. soğuk havalarda hafif bir kasılma ve hareket kısıtlılığı yaşıyorum. şimdi ki aklım olsa ameliyat olur muydum? ağrısı çok rahatsız edene kadar beklerdim.
  • el bileğini zorlayıcı hareketlerle kullanma nedeniyle oluyormuş. kitle küçükken herhangi bir şikayete neden olmuyor ama büyükçe altında bulunan radial sinire yapacağı bası nedeniyle ağrıya neden olabiliyor. bu durumda da çıkarılması gerekiyor. sol el bileğimin iç yüzünde miniminnacık, mercimek kadar, çok şirin bir gangliyona sahip oldum. bileğimi çok zorlamamam gerekiyormuş da bu pek mümkün değil.

    http://orthoinfo.aaos.org/topic.cfm?topic=a00006
  • daha önce parmağının dip noktasında çıkan, sonra kendi kendine patlayıp kaybolan, bu sabah 5.30 itibariyle ağrısı ve minik şişliğiyle "selam, yine ben" diyen sevimsiz şey.

    neyse ki parmak eklemlerinde olanlar fazla büyümüyormuş. aşırı ağrı yapmıyor, rahatsız etmiyorsa almaya gerek yok demişti doktor geçen sefer.
  • varlığını hatırlattığında oldukça sıkıntılı, sancılı anlar yaşatabilen, elde kuvvet kaybına ve dolayısıyla zaman zaman eşyaların düşürülüp kırılmasına sebep olarak masraf da çıkarabilen bir misafir.
    kendi kendine gelir, kendi kendine gider.
    kendisini çağırmak için üç kere "ganglion kisti, ganglion kisti, ganglion kisti!" diye seslenmeniz gerekmez, zaten gerekse de becerebilirseniz tebrikler.
    biraz zorlamanız, yüklenmeniz yeterlidir. önden ağrısını ve kuvvet kaybını gönderir. arkasından beliriverir.

    kendisinden uzun süredir haber alamamışken yoga yapmaya başladığım hafta "beni mi çağırdın canım?" diye çıkageldi.
    muhtemelen yoganın etkisi.
    sıkça uyguladığımız el bileğini 90 derecelik açıyla kullanmak gereken hareketlerde sıkıntı yaşıyorum, doğru.
    ama "oraya doğru" yoga yaparak bir nebze hafiflemesini sağladığım gibi (yersen), belirtilerinin ardından şişerek ortaya çıkmasını da engellemeyi başardım gibi gözüküyor şimdilik.
  • 15-20 gun once sabah kalktigimda bilegimde oldugunu farkettigim sey. agri sizi yapmadigi icin doktora gitmemistim. zamaninda babamda da oldugunu bildigim icin telaslanmadim. bugun medikonun onunden gecerken bir gosterivereyim yav dedim.

    zararsizmis, boyle boyle masaj yapmam lazimmis. belki gecer, belki gecmez bilemeyiz dedi. zararsiz mi bak gercekten dedim, abi gercekten problem yok dedi doktor. hadi bakalim.

    edit: entry oylaninca farkettim, gecmis ya oğlom bu kendi kendine :)
  • sahile gittigim bir gunde olusuveren sikik sey. elimi kumun uzerine koyup yuzumu biraz gunese doneyim istedim. yarim saat sonra birde baktim ki bilegimin uzerinde minik bir sislik. sonra zamanla buyudu. su an bir misket buyuklugunden biraz daha buyuk. ama gecmiyor gecmiyor gecmiyor. hatta su an bilegimde agri yapmaya basladi. saniyorum bu kist yuzunden oldu bu agri. amk seyi nasil gececek bilmiyorum. sag bilegimin uzerinde bir de. nasil kullanmayayim lan sag elimi. enjektor alip sokucam elime yemin ederim.

    edit: kendiliginden geciyor. gecti de.
  • benim sol el bileğimde var. ara ara çıkıyor, hafif bir ağrısı oluyor, sonra geçiyor. ben ilk bunu salak gibi kemik sandım, doktor gülerek kemik olamayacağını anlatınca, kendi salaklığıma hayret ettim tabi. akıl var fikir var, kemik olsa, elimi nasıl kullanacağım, ağrıdan ölürüm ya. neyse, kistmiş bu, geçermiş, fazla kullanmayın bileğinizi dedi, evet geçti. fakat tekrar ediyor. şimdi ki işimde, her sene yapılan bir denetim öncesi hummalı bir şekilde koca koca klasörleri indiriyorum kaldırıyorum, ve her denetime bileğimde bununla giriyorum. bu sene önceki senelerden daha küçük, sanırım azcık akıllandım.

    allah çaresiz dert vermesin ve beterinden sakınsın. hastalıklarımızın nedenleri büyük yüzdeyle, genetik miras ve stres. genetik mirasınızdan gelen zayıf noktalarını bilerek ve gereken özeni göstererek yaşayın. vücudunuz, klişe belki ama evet kusursuz işleyen bir makine, her ufak rahatsızlıkta doktora ve ilaçlara koşmak yerine ona kendini toparlaması için gereken zamanı, gereken özeni de göstererek tanıyın. elbette sağlık&hastalık durumu bundan daha karmaşık bir şey ama her rahatsızlıkta onun kendi düzenini yapay yollarla alt üst etmek yerine kendi ritmine bırakın. yolunu bulamadığını anladığınızda, uzmanına gidin derim. zira iyi doktor, elinizi savurunca rast gelebileceğiniz bir şey değil. düşünce ve duygularımızla öyle yoğunuz ki, bedenimizi neredeyse hep hiçe sayıyoruz, ta ki bir sorun olana değin. kendinizi bilmek gibi, bedeninizi de tanıyın, dinleyin, anlayın.

    uzun lafın kısası, bana tekrar bedenimin bizatihi benden kaynaklı sorunlarına kulak vermemi sağlayan bilya büyüklüğünde ki çıkıntı.
  • ayağımın üzerinde çıktığını düşündüğüm şey. derimin altında bir bezelye var sanki. doktordan randevu aldım, tespitim doğruysa devamını da elbette yazacağım.

    edit: evet, tespit doğruydu. ama bezelye büyüdü, önce araka oldu, sonra fındık. doktor, zararı olan bir durum değil dedi. çok sertleşip, büyürse, rahatsız ederse çok minik bir operasyonla alırız dedi. şırınga ile kistin içinde birikmiş suyu çekiyorlarmış. ilerleyen haftalarda biraz daha büyüdü bu. kendi ayağıma bakamaz olduğumda tamam dedim, artık şunu aldırayım. araya bayram girdi (şeker bayramı), bayramdan sonra, yok pazartesi, yok salı derken baktım ki küçülmüş, bir süre sonra da yok oldu. artık ayağım yine eski güzelliğine kavuştu :)