şükela:  tümü | bugün
  • savastan, talandan elde edilen mal, mülk.
  • demet akbag'nin baldizla bacanakta canlandigi, yasina gore bir hayli uzun boylu hafif salak ilkokul bes ogrencisi. bir ara bon bakisli genc irisi kizlari tasvir etmek icin "bildigin ganimet" denirdi, herkesler de anlardi, vay be ne gunlerdi.
  • türkçede bir bayan ismi.
  • (bkz: ganymedes)
  • ganimet konusunda kuranda yer alan en önemli düzenleme enfal suresidir. enfâl sûresi, 75 (yetmişbeş) âyettir. 30 ilâ 36. âyetler mekke'de, diğerleri medine'de inmiştir. sûrenin birinci âyetinde savaştan elde edilen ganimetlerin allah ve resûlüne ait olduğu ifade edildiği için sûreye bu ad verilmiştir. diyanet işleri meali "enfâl" kelimesini, ziyade manasına gelen "nefl" kelimesinin çoğulu olarak açıklyor. buna göre islâm dinini savunmak (?) için yapılan savaşlarda elde edilen sevaba ek olarak alınan ganimet malına da "nefl" denilmiştir diyor.

    oysa bedir gazvesi ile sonuçlanan sefere çıkış amacının peygamber açısından ve yandaşları açısından farklı amaçlar taşıdığı ortaya çıkıyor:

    5.(onların bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediği halde, rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir.
    6. hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.
    7. hatırlayın ki, allah size, iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. oysa allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
    8. (bunlar,) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi.

    savaş kazanılıp bittikten sonra katılanların sorduğu şey ise ganimetlerin nasıl tasnif edileceği olmuş. kuran bu tutumu kınıyor. savaşa katılanların ganimetlerle ilgilenmiş olmasına karşı şu ayetlet iniyor:
    1. sana savaş ganimetlerini soruyorlar. de ki: ganimetler allah ve peygamber'e aittir. o halde siz (gerçek) müminler iseniz allah'tan korkun, aranızı düzeltin, allah ve resûlüne itaat edin.
    67. yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz. siz geçici dünya malını istiyorsunuz, halbuki allah (sizin için) ahireti istiyor. allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
    68. allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
    69. artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yeyin. ve allah'tan korkun. şüphesiz ki allah bağışlayan, merhamet edendir.

    gerçi elmalılı "sana ganimetleri soruyorlar" ifadesini "ganimeti istiyorlar" demek olmayıp, enfâlin durumunu, onunla ilgili hükmünü soruyorlar şeklinde açıklamaya çalışsa da fotoğraf inançları uğruna herşeyi göze almış insanların savaşını göstermekten oldukça uzak kalıyor.

    kuran'da ali-imran suresinin 161nci ayeti ise ganimetle ilgili şu yaptırımı iletmektedir: - "hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devlet-millet malını aşırması) yaraşmaz. kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar."

    ayetinin iniş sebebi ganimet yolsuzluğu olup. bu konu ilk defa bedir gazvesinde kaybolan kadife bir örtüyle ilgili olarak ortaya çıkmıştır. örtüyü hz. peygamber'in almış olabileceğinin söylentisi yayılmıştı.
    uhud gazvesinde ortaya çıkan başarısızlık ise ganimet yolsuzluğu (gulul) konusunun ciddiyetini ortaya koyması açısından çok önemlidir. bilindiği gibi bu gazve esnasında okçular, merkezi terkedip ganimete koşmalarına sebep olarak, "resulullah herkesin aldığı kendisinin olsun der de ganimetleri taksim etmez diye korktuk, nitekim bedir'de taksim etmemişti." demişlerdi.
    peygamber bunlar üzerine:
    "demek ki ganimetleri size taksim etmeyeceğiz de hainlik yapacağız zannettiniz." buyurmuştu. bu sebeple peygamber'in şânını tenzih ve hainliğin allah'ın gazabını çeken büyük bir günah olduğunu ve cezasız kalmayacağını açıklamak için bu âyet inmiştir.

    bu konuda bir çok hadisi şerif vardır.

    1106 - ebu hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
    "peygamberlerden (aleyhimusselam) biri, gazveye cikti da kavmine: "nikahla baglanip, gerdege girmek istedigi halde henuz gerdek yapmadigi kadini olan benimle gelmesin, keza bina yapip henuz catisi atilmamis insaati olan da gelmesin, keza gebe koyun veya develer satin alip dogurmalarini bekleyeniniz varsa o da gelmesin" dedi. .
    gazveye cikti. derken tam ikindi namazi sirasinda veya buna yakin bir zamanda (fethedecegi) beldeye yaklasti. gunes'e: "sen bir memursun, ancak ben de bir memurum" dedi ve allah'a yonelerek: "ey rabbim, su gunesi bize durdur (da namazimiz gecmesin!)" diye dua etti. gunes, o yerlerin fethini allah muyesser kilincaya kadar durduruldu. sonra elde edilen ganimetleri topladilar. toplanan ganimetleri yemek uzere ates geldi. fakat ates tatmadi bile. bunun uzerine peygamber:
    "icimizde ganimetten calan bir hirsiz var, her kabileden bir kisi bana biat etsin!" dedi. bu suretle ona biat etmeye basladilar. derken bir adamin eli peygamerin eline yapisip kaldi."hirsiz bu kabilede. kabilenin her ferdi bana teker teker biat etsin !" dedi.
    biat etmeye basladilar. iki veya uc kisinin eli o'nun eline yapisti kaldi. "ganimet hirsizi sizde" dedi.
    okuz basi kadar iri bir altin getirdiler. ganimet yigininin icine o da atildi. ates gelip ganimeti yedi.
    bilesiniz, bizden once hicbir ummete ganimet helal kilinmamistir. ganimetleri allah sadece bize helal kildi. bu da, bizde gordugu aczimiz ve za'fimiz sebebiyledir.
    buhari, humus 8, nikah 58; muslim, cihad 32.

    1107 - hz. ebu hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir gun kalkip gulul'u (yani ganimet malindan calma) hatirlatti, bunun kotulugunu, gunahinin buyuklugunu belirtti ve bu meyanda sunlari soyledi:
    "sakin sizden birini, kiyamet gunu, boynunda bogurmesi olan bir deve oldugu halde bana gelmis: "ey allah'in resulu, bana yardim et!" diye yalvariyor ve kendimi de cevaben: "senin icin hicbir sey yapamam, ben sana teblig etmistim" der bulmayayim..." resulullah (aleyhissalatu vesselam) bu tarzda hayvanlari ve diger ganimet mallarini teker teker zikretti."
    buhari, cihad 189; muslim, imaret 24, (1831).

    http://www.kuranikerim.com/mdiyanet/enfal.htm
    http://www.kelamullah.com/1110.html
    http://www.kuranikerim.com/…liyet/ee_metin_115.html
    http://www.kuranikerim.com/telmalili/imran.htm
    http://www.sevde.de/islam_ans/g/gulul.htm
  • daha iyi öldüren tarafın bahşişi...
  • her kim ki anneannesinin "bugün günüm var" dediğini duyar, o an bilmelidir ki koşarak giderse arta kalan yiyecekler bu kelimenin karşılığıdır.
  • küffar ile edilen harbde, malların yanı sıra düşman erkekleri köle, kadınları-kızları ise cariye statüsünde müminlerin ganimeti sayılır. payına düşen cariyelerden cinsel manada istifade etmek de müslüman sahibine caizdir.
  • arapçada, ondan önce sümercede "ganam" dişi koyun, davar anlamına gelirmiş. demek ki davar ve maldan ganimete yavaş yavaş evrilmiş. ben ganime adlı bir bayana denk gelmiştim.

    (bkz: yağmalamak), yuluşmak
    (bkz: ganymedes)