şükela:  tümü | bugün
  • azeri milletvekili.

    karabağ ve ermeni meselesi konusunda sert ve tavizsiz açıklamaları var. hatta bir ara azerbaycan a gelecek olan gürcistan eğitim bakanına "okulların tatil olduğunu" filan söylemişti. artiz yani!
  • azerbaycanda ve türk dünyasında türkçü duruşuyla tanınan, ünlü fakat türkiye kamuoyunun yeni tanıdığı bir isimdir. çevremizden bihaberizdir.
  • davasını savunmaktaki samimiyeti, enerjisi, kendini ifade etmekteki yetkinliği hayranlık uyandıran, ellerinden öpülesi türk kadını.
  • gazetecilik kökenli azeri kadın milletvekili. katıldığı programlarda meramını çatır çatır dile getirmiştir. buralardaki yansıması "aman allahım, bu ne güzel hatun böyle" olmuş, hatta evlilik teklifleri yağıyormuş, ilginç.

    http://ozaramizdi.org/qənirə paşayeva.html
  • tek bir soru ile aralıksız 1 saat konuşan bilen azeri vekil. konuşması için soruya bile gerek yotur aslında buyrun konuşun dediği anda makineli tüfek gibi konuşacaktır.
  • siyaset meydanı'nda kimseyi konuşturmamak adına durmadan konuşan ama boş konuşmayan güzel milletvekili.
  • senelerdir sesini, daha doğrusu azerbeycan'ın sesini duyurmaya calıştığı halde sanki pek tuhaf şeyler diyormuş gibi dedikleri pek sallanmayan azerbeycan bagimsiz milletvekili. işin komik yanı ise insanlar bu kadını "vay be guzel hatunmuş" diyerek izliyorlar.. yahu bırak sen güzelliğini, 2 dakka dediklerine kulak versene.

    özellikle son 2-3 senedir fırsat buldukça ekranlarımızda boy gösteriyor. belli ki derdi var. belli ki anlatmak istediği şeyleri ülkesinde en iyi yapabilenlerden biri o. biz onu daha çok görsel bir objeymişcesine algılamazsak sanırım fena olmaz. dediklerine az bi kulak verdiğinizde saçmalamıyor olduğunu anlamak zor değil. uluslararası düzeydeki tespitleri dışişlerimiz tarafından da dikkatle takip ediliyordur diye düşünüyorum.
  • türk dünyası bayanlar kategorisi çene şampiyonu.
    çene anatomisi, tükürük bezlerinin yapısı, kulak-beyin-ses telleri koordinasyonu incelenesi, gelecek nesillere aktarılası.
  • 15 10 09 tarihli siyaset meydanı'ndaki konuşmalarının içerdiği "savaş" sözcüğü yoğunluğu, derinlemesine analize mahal bırakmayacak şekilde kendisinin ve benzer tarzda/içerikte siyaset yapan politikacıların gündemdeki diplomasi sürecine ancak minimum düzeyde katkıda bulunabilecekleri düşünceme dayanak teşkil etmektedir. özellikle sık sık sarf ettiği "azerbaycan'ın iki yolu var: ya savaş olacak ya da ermenistan işgal ettiği topraklardan kendi rızasıyla çekilecek," ve "bu sefer savaş olursa 92 savaşına benzemez, farklı olur," cümleleri -ki ikincisi çok daha umut kırıcı, azerbaycan'ın dönem itibariyle sahip olduğu ekonomik ve askeri güce vurgu yapan ve bu bağlamda nahoş olduğu kadar da aleni bir tehdidi, bir gözdağını içeren düşmanca, iletişime kapalı bir üsluptur- bu karamsar düşüncemin temel dayanak söylemleridir.

    ayrıca girişimleri nedeniyle ermeni statükocuları ve milliyetçilerince tefe konulan, ülkesinde ve diasporada kuvvetli bir negatif reaksiyonla karşı karşıya kalan -ve bunu da zaten riske etmiş olan- sarkisyan hakkındaki "köyün birine gidip 'biz büyük ermenistan'ı kuracağız,' demiş. gürcistan'dan, azerbaycan'dan, türkiye'den toprak alıp büyük ermenistan'ı kurmayı düşünüyor. açın, internet'ten bakın, köyün birinde böyle konuşmuş," çıkışları da -ki sarkisyan'ın söz konusu beyanatı sekiz ay öncesine, şubat 2009'a dayanır ve küçük bir şehrin küçük bir köyünde, muhtemelen de demirel'in zamanında her uğradığı mezrada verdiği "sizi il yapacağım," sözlerine koşut bir bağlam içermektedir, diplomatik ağırlığı olan bir kürsüde sarf edilmiş sözler değildir; bkz. http://www.trt.gov.tr/…-9549-4b62-b13e-47627a78bfef - paşayeva ve fikirdeşi zevatın, bu yeni sürecin etkin aktörleri arasında yer alamayacakları yönündeki kanımı da pekiştirmiştir.
  • ülkesi işgal altında olan bir milletvekili olarak, barışçı yollarla çözüm bulunamazsa savaşmaktan kaçınmayacaklarını söylemiştir. kısacası, ortada anormal bir durum yoktur.

    azerbaycan'daki "savaş" seslerinden rahatsız olanlar ve buradan hareketle paşayeva'yı eleştirenler, meselenin esas noktasını kaçırıyorlar: azerbaycan ve ermenistan arasındaki sorun, sıradan bir siyasi-diplomatik sorundan ibaret değildir. var olan gerçekliğin adı işgaldir. burada bahis konusu olan işgal, romantik milliyetçi hislerle varlığı iddia edilen değil, fiilen ve hukuken yaşanmakta olan bir işgaldir. ve evet, ülkesi işgal edilen insanlar savaşırlar. bunun olağan yolu budur.

    azerbaycan, bütün dünya tarafından kabul edilmiş olan sınırlarına tecavüz edilmiş, topraklarının bir kısmı işgal altında bulunan bir ülke olarak, barışçı yollarla çözüm aramayı denemeye dahi mecbur değildir. buna rağmen, yıllardır diplomatik yollarla çözüm aramaktadır. günün birinde azerbaycan ve ermenistan arasındaki sorun yeniden bir sıcak çatışmaya dönerse, burada azerilere söylenebilecek hiçbir şey yoktur. ermeniler bir ülkeyi işgal etmenin neticesini, bütün insanlar gibi, biliyor olsalar gerektir.

    git adamın topraklarını işgal et, adamları evlerinden yurtlarından ayır, sür... ondan sonra "gel otur konuşalım." de... çay da söyleyelim mi?