şükela:  tümü | bugün
  • ürünlerini, 4.000 yıl önceye dayanan antik dönemde bitkilerin mucizevi kralı olarak kabul gören ganoderma lucidum özlerinden üreten malezya kökenli her damak tadına uygun kahveler ve özel içecekler, kişisel bakım ürünleri ve cilt bakım ürünlerinden ev ürünlerine kadar uzanan çok geniş yelpazeli benzersiz bir ürün gamı oldugunu idda eden şirket.
  • insan sağlığına bir çok yönden faydası dokunan bir network markası. brezilya'dan malezya'ya gelen kahve çekirdekleri kırmızı reishi mantarıyla harmanlanıp günlük içimlik kahveyi karşımıza sunuyorlar. nescafenin tadını sevsemde bir fincanı bile bitirdiğimde alt üst olmuş midesi olan biri olarak söyleyebilirim ki bu kahvenin tadı bi harika dostum.

    tadı dışında, şeker ve tansiyon hastalarında ilaçları bıraktıracak kadar etkilidir.

    kanserin artık önlenemediği son evresinde acılarını azaltmak için kaynatılan kırmızı reishi mantarı kahvenin içinde olduğu içinde kanseri baştan önleyicidir. prostat kanseri, göğüs kanseri, akciğer kanseri olan hastalar üzerinde denenmiş ve etkisi kanıtlanmıştır.

    kırmızı reishi mantarı

    aynı zamanda ülkemize girer girmez en çokta çocuk sahibi olamayanlar üzerinde ciddi bir etki yaratmıştır. ganoderma adındaki kapsülü supreno premıum coffee ile birlikte sperm sayısını 3 hafta ila 3 ay içersinde 4 katına çıkarmaktadır. ölü sprem hücrelerini canlandırdığı bilinmektedir.

    kahveyi çok sık tüketenlerin ve sağlıklı kahve içmek isteyenler için ganocafé classıc, ganocafé 3-ın-1 ve ganocafé mocha tüketebilirler. kilo problemi olanlar için veya kilo alamayanlar için bu kahveler gano c’real spırulına oats ile birlikte tüketildiğinde sindirim ve yemek düzenleri normale döner. en ideal kilolarına kavuşurlar.

    insana canlılık ve dinçlik vermesi ise cabasıdır.

    daha detaylı bilgi için:

    www.ganoexcel.com
  • enteresan bir ürün yelpazesine sahip olduğu doğru olan şirket.

    temkinli yaklaşırdım bu tür şeylere fakat bizzat yaşayınca inandım.
    reishi mantarının enteresanlıkları. cins bir dalga hakikaten.

    dişeti kanamam vardır benim yıllardır. diş fırçaladıktan sonra kan tükürürüm baya baya. annem bir arkadaşı vasıtasıyla girmişt bu muhabbete yaklaşık 3-4 ay önce. bi' baktım ki garip garip kahveler türemeye başladı evde. sıcak çikolatalar, haplar, sabunlar, diş macunları. beyazlatıcı etkililer haricindekileri de pek kullanmazdım açıkcası. sigara kullanıyorum sonuçta falan filan. ama mecburiyetten kullandım bu macunu. 1 hafta civarı bir süre sonrası fark ettim ki, diş etlerim kanamıyor ulan?! kafadan 10 yıldır kanayan dişetlerinde tık yok. köpüğünü de yuttum hatta o süre zarfında, baya baya midem ferahladı ve o yavşak yanma hissi falan tarih oldu resmen.

    ikinci vaka ise cildimle alakalıydı. palavra sıkmadığımı ve bir süredir fitnesstı, sporcu destekleyici ürünler, tozlar topaklarla ilgili olduğuma entryler vasıtasıyla denk gelmiş olanlar inanacaktır. eylül ayından beri, neredeyse 10 aydır bu destekleri kullanıyorum. whey, aminoasit, bcaa cart curt. 3-4 ay kullanıp, 40 gün karaciğeri nadasa bırakmam gerektiğini biliyordum fakat yapmadım. dolayısıyla, haziran ayı sonları gibi de sırtımda ufak ufak lekeler çıktı. tınmadım. bir gün annem söyledi, lekelerin ayyuka çıktığını. bir baktım aynada, -abartmıyorum- avucumun yarısı kadardı bir tanesi (boyum 1.84, elimi tahayyül et). dedi "dene bakayım şu sabunu". denedim. tatile gitmemize 4-5 gün falan kalmıştı. çıkacağımız gece baktım bi' kontrol edeyim diye. bayağı bayağı düşmüştü opacity'si. tatilde de devam ettim ve onlar da kaput oldu. yırttım.

    bir diğer olay ise dirençle alakalı birazcık. 26 yaşındayım. annem ve kız kardeşimle beraber yaşıyorum. ehliyeti, kendi arabamı ya da ortak olduğum bir araba alana kadar almama kararı almıştım. dolayısıyla tatil yollarında da arabayı annem kullanıyor. kendisi 53 yaşında, 1.58 boyunda, hap kadar bir kadın. 3 temmuz gecesi yola çıkacaktık istanbul'dan göcek'e doğru. "sabah 6 gibi yola çıkalım" dedik. fakat gece uykuya dalamadı kadıncağız. öyle ki, shot shot viski dayadım, anca öyle uyuyabildi 2-3 saat. neyse, çıktık yola sabah 7'de. akhisar'dan sonra girdiğimiz saçma yollar yüzünden sırasıyla bozdağlar, aydın dağları zirvelerindeki keskin virajlarda bulduk kendimizi. yol uzadı doğal olarak. gece 11 gibi göcek'teydik ve dağların zirvesinde su kaynattığımız zoraki mola harici 2 kere tuvalet molası vermiştik. valide de yola çıkmadan önce bir tane hapından attı bunların. yolda da yanına kahvesinden aldı ve ondan içti ufak ufak.

    abi bilmiyorum. 53 yaşındaki bir kadının 1500 metrelik rakımda, aşağısı 800 metre uçurumken, 40 derece sıcaklıkta virajdan viraja koşması ve gece karanlığında bile adeta bir kamyoncu dirayetiyle 16.5 saat boyunca yol gitmesi pek de olası gelmiyor bana.

    enteresan kafalar bu uzakdoğuluların bitkileri şunları bunları. yıllar evvel ginseng de böyle seyrek kullanılıyordu türkiye'de, şimdi ota boka katıyorlar sürekli. sevdim bu ürünleri. kendim de kullanıyorum artık. siparişini de verdim 1000 liralık paketten. bir koli ürün geldi mis gibi. ürünler hakkındaki bilgileri ince ince gireceğim bu başlığa.

    bir araştırın derim şahsen.
  • yararlı bir bitkinin etrafında dönen ürünlerin olduğu saadet zinciri.
    neden direk saadet zinciri diyorum?
    network marketingde talep edilen bir ürün piyasaya arz edilerek perakende geliri elde edilir ve bu satış diğer insanlara da öğretilerek onlara da kar kazancı sağlanır.
    eğer ki işin içinde piyasada aşırı talep gören ürün yoksa, kar marjı yüksek değilse, sadece organizasyon gelirleri özendirilerek işe dahil etmeler varsa, dahası sipariş edeceğiniz ürünün içeriğine bile karar verme yetkiniz yoksa maalesef ki bir titan zinciri vakasıyla daha karşı karşıyasınız.
    titan zincireri örneği: questnet
    burada da 1-2 milyara saat tatil vs alıyordunuz ve başkalarını batırdıkça kazanıyordunuz.
    gano: 460 ve 990 tl lik paketlerle başlıyorsunuz ve 6 kişiyi batırarak para kazanma evresine geçiyorsunuz.
    işin en berbat kısmı ise tıbbi iddalar.
    eğer ki siz kanseri iyileştiriyorum, kolestrolü yok ediyorum diye piyasaya çıkarsanız tepenize binerler.
    flp firması bu yüzden patladı
    herbalife firması amerika'da 1 yıl senato kararıyla askıya alındı, kilo kontrol kavramıyla tıbbi iddalardan sıyrılıp 33 senedir yoluna devam ediyor.
    bu kahvecilerin tıbbi iddalardan vazgeçecekleri yok gibi görüntü.
  • onu bunu bilmem de acayip güzel aromalı kahveleri olan firma. starbucks , gloria bilmem ne halt etmiş. nescafe demiyorum bile!
  • vasat ürünleri yüksek fiyatlarla satıp öncelikle en yakın dostlarından olan kişilerin barındığı bir firma.
  • kahve vs. ürünler çerçevesinde düzenlenen yeni nesil saadet zinciri.

    diğer ponzi şeması mekanizmasına sahip saadet zincirleri eleştirilirdi, içinde reel üretim yok diye. ama bunlar

    kılıfı hazır etmişler, paket ürün alıyorsun, ondan sonra çevrendeki cümle aleme ısrar ile kredini tüketerek satmaya çalışıyorsun. tabiki belirli bir giriş ücreti de sunmak gerekiyor bu tuzağa.
  • saçma, gereksiz, boş beleş firma. kimdir nedir bilmediğim şu linkteki doktorun yorumu bile beni buna ikna etti: http://www.dogaltedavi.net/…i_ve_oldurucu-5988.html
    anneme okudum ama kendisi boş gözlerle bunu dinleyip 2. sigarasını yaktı. sağlığını düşünmeyen insandan ne gibi bir mantıklı hareket bekliyorsam... hırslandım oturup sağlık bakanlığı'na mailler yollayacağım.
  • bir ara kısa süreli iş arayışımdan dolayı cv bulundurduğum bir insan kaynakları sitesinden beni davet eden şirket. beni davet ettiler işin içeriği hakkında hiçbir bilgim yok sadece belirtilen adrese belirtilen saatte gidiyorum. projeksiyon kurulmuş sıralar falan var sarı renkte takım elbiseli bir abi karşıladı hoşbeş falan oturduk yaklaşık 15 kişiyiz. genel hatlarıyla bahsedilen konu hayatınız boyunca üç kuruşa çalışacağınıza 2-3 yıl bu işte yardırın sonra gelsin paralar keyfinize bakın yatışa geçin. kısa tanıtımdan sonra detaylı tanıtıma kalmak isteyenleri sordu sarı takımlı abi. ben kalmadım tabi. bir mantarlı kahvelerini içip kaçmıştım.