şükela:  tümü | bugün
  • at yarisinda kazanan at. fransizca galip anlamindaki gagnant kelimesinden gelir.
  • (bkz: altılı)
  • (bkz: eküri) (bkz: hipodrom) (bkz: kumar)
  • bu da fransizcadan geliyor: gagnant.
    kazanan demek yani atla e$ekle pek bi alakasi yok.
  • (bkz: gagner)
  • zamanında 40 milyarı kaçırıp müptelası olduk.
  • blutv özel yapımı. ilk bölümü ile yayında.
  • blutv'nin bir başka zaaf üzerine kurulu belgesi. 2 bölümü yayınlanmıştır. bir diğeri ise (bkz: pavyon)

    önce pavyonun yılbaşı bölümü hariç bütün bölümlerini izledim arkasından ganyanın da ilk 2 bölümünü izledim. devamı gelirse devamını da izlerim. öncelikle şunu söylemek gerekir ki pavyona giden kitleyle at yarışlarına tutkun olan kitle hemen hemen aynı düşünce yapısında . mesela pavyonda adam diyor ki hayatımı sikti ama yine geliyorum. öbür tarafta at yarışı oynayan dayıya bakıyoruz dedemden kalan tarlaları sattım, kaybettim hala oynuyorum. tanıdık geldi mi bu hikaye? tarlasını satıp pavyonda yiyenlerden tek farkı onlar tutkularla, burcularla, dileklerle bu parayı yerken at yarışı oynayan şahbaturla, goncagülle, rüzgarın oğluyla yiyor. bu iki yapımı da boş zamanı çok olan birisi olarak beğendim. ama ikisinde de sanki hep kötü yanlarını göstermeye çalışmayalım diye zorlanmış gibi geldi. pavyonda bunu 'ekmek parası' adı altında gördük. çalışanlar hep biz de hayatımızı böyle kazanıyoruz diyerek savunuyorlardı kendilerini. fakat bir cümle sonra müşteriyi nasıl siktiklerinden gururlanarak bahsediyorlardı. ganyanda da buna benzer bir durum var. oynayanlar bunun bir matematiği olduğuna inanıyorlar ya da kendilerini bu yönde kandırmışlar. biz atların koşmasına göre para yatırıp kaybedecek kadar yıkık değiliz. çalışıyoruz, analiz ediyoruz gibi bir savunma mekanizmasını gördük.

    son olarak bu belgeselde baya komik gelen iki replik şunlardı:
    -at yarışı zeka işidir, analitik zeka olmadan çok zor oynanır
    -5 liraya zengin olma ihtimalin çok yüksek. küçük parayla büyük ikramiye kazanmak çok kolay.