şükela:  tümü | bugün
  • ozellikle amerikanin kucuk sehirlerinde yaygin olan, insanlarin eski esyalarini(mobilya,giysi,oyuncak,kitap,vs.) vericek kimse bulamadiklarindan bunlari evlerinin garajinda cok ucuz fiyata satmalari olayidir.
  • birseye ihtiyacin olupta paran yeterli olmayinca sokak aralarinda arayacagin olay. cok ucuza akla gelinmeyecek seyler bulabilirsin... iyi oluyo.
  • boğaziçi üniversitesi mezunlar derneği'nin yılda 2 kere düzenlediği, amerikaya gitmiş gelmiş mezunların ordan aldıklarını sattıkları, 13 haziran pazar günü de gerçekleştirilecek olan satış.
  • keske turkiye'de de yaygin olsa demek isterim ama "turkiye'de kac kisinin garaji var allasen" seklinde bir argumana cevab veremeyecegimden dolayi diyemiyorum.

    yine de cok guzel bir seydir. hayal bile edemeyeceginiz fiyatlarla sahane seyler alir, sonra da her tanidiginiza anlatirsiniz "bak bunu su fiyata aldim." deyu.
  • alici icin, binlerce ivir zivir arasindan gercekten ise yarayan ve ucuza bir seyler bulmak icin epeyce arastirma gerektiren satis turu. muhtemelen "vintage butik"ler de bu islevsel satis tekniginden turetilmistir. ingiltere'de ise bundan gecim kapisi yapanlar vardir. (bkz: cash in the attic)
  • muhteşem bir buluştur, ülkemizde olmaması/yaygınlaşmaması ise utançtır.

    25 yıllık bir evden taşınıyorum. sağı solu döktükçe de görüyorum ki geçmiş yıllarda alınan bok-püsürle ikinci bir ev kuracak malımız olmuş. kime dağıtayım, kime satayım, nereme sokayım bilemiyorum!

    ama gavurların hali öyle mi ki... çıkar bahçene; sat fazlalıklarını. hem para kazan, hem milletin işini gör, hem de fazlalıklarından kurtul!

    araba brandası ya da balkona asılan masalardan isteyen bana mesaj atabilir!
  • aslında neresinden baksanız nefis bişi olan bu hareket ülkemizde çeşitli engellere takılabilir. örneğin, bir komşu başka bir komşunun bişiysini almak istemeyebilir. kendini ezik hisseder, temiz mi der, neden satıyor ki, kesin bi bokluk var der filan. şikayet edilebilirsiniz. sonuçta vergisi yok bunun. mahallenin bebeleri hihohaha ifadeleriyle bakıp geçebilir. onlar hayatlarını kendi kafalarına mahkum etmiş olsalar bile sizin hevesiniz kırılabilir biraz. (hayır, ben henüz garage sale yapmadım.)

    velhasıl, ben belediye başkanı olsam, haftalık rutinde, her mahalleye sebze-meyve pazarı gibi, garage sale pazarları kurdururdum. 2. el pazarları işte. eminim müthiş verimli işler çıkardı. evler temizlenirdi, ev hanımları çok iyi bildikleri kimi hünerlerini konuşturacak bir yere kavuşurlardı. dışarıda. evet evet, yazıp önermeliyim bunu.
  • özellikle bir site sakini olarak hızla gelişip yayılmasını, komşumun bizim arka bahçede yapmasını onun sıkıldığı şeylerden hoşuma gidenleri uygun fiyata almayı kendi sıkıldığım eşyalarımı da uygun fiyata satarak güzel bir geri dönüşüme katkı sağlamasını istediğim etkinliktir. ama bizim kültürümüzde kırık dökük veya eski şeyleri satmak ayıp olarak karşılandığından daha çok bir ihtiyaç sahibine hediye edilmesi olmadı çöpe atılması daha yaygın olduğundan biraz ümitsizim. ya da büyük ihtimalle bizim arka bahçede bir satış yapılsa kadınlar kavga edip bu etkinlik sonsuza dek ertelenebilir. ama genel olarak harika bir geri dönüşümdür ıvır zıvır alıp çok para vermek istemeyenler için iyidir.

    not: ama genel olarak ikea ürünlerini bile kendi adıma kuramayan biri olarak eski eşyaları onarıp kullanabilir hale getirmek için epey beceriksiziz sanki. bu yabancı domestic blogları okurken şu devasa çerçeveyi 10 cente almıştım filan yazılarını görmek içimde büyük bir kıskançlığa neden oluyor.