şükela:  tümü | bugün
  • bir ürünün "garantili" olması ile "sigortalı" olması arasındaki farktır. fakat türk insanının anlamakta çok zorlandığı farktır.

    örnek olarak "nedir bu kullanıcı hatası saçmalığı" başlığıyla bir blog yazısı yazan "bilinçli tüketici"yi inceleyebiliriz.

    kısaca diyor ki "madem düşürüp kırdığımda garanti dışı sayılacak, neden garantili ürün alıyorum". yani ürünü yak, parçala, suya at, üstünde tepin; sonra servise getir sana yenisini versin.. istiyor. hatta ekleme yapıyor diyor ki "garanti belgesine düşürmeyin yazmamışlar". bana sorarsan bu çeşit süper bilinçli tüketiciler için garanti belgesine "fritözde kızartmayın, kaykay niyetine kullanmayın, dart programı yükleyerek poligonda üzerine kurşun sıkmayın" ve bunun gibi yüz bin milyon şey daha yazmaları gerekirdi ama yazmamışlar işte napıcan?

    garanti ve sigorta arasındaki fark odur ki; garanti sadece ürün hatalarını kapsar; senin hatan senin hatandır. sigorta ise ürün hatası ile birlikte üründen kaynaklanmayan bazı dış etkenleri de kapsar. fakat o bile kasıtlı hasarları ve hatta poliçeye açıkça yazılmamış kasıtsız hasarları karşılamaz.

    bu fark, garanti belgesi ve sigorta poliçesi okunarak daha iyi idrak edilir. garanti belgesi bir sigorta poliçesi değildir.

    bunun gibi onlarca örnek var ve en sonunda hep şu tepki vardır; "çocuk ekranı kırmış, bunu da değiştirmeyecekseniz garantinin ne anlamı var". genellikle "arabayı aldın, gittin duvara vurdun, sonra arabayı servise çekip bana yenisini verin der misin" sorusuna da "o ayrı" cevabı alırsınız. (bkz: o ayrı) hatta örnekler o derece ki şu diyalog bile yaşanmıştır:

    - ben bu ürünü geçen sene almıştım, şimdi iade etmek istiyorum.
    + yardımcı olalım beyefendi, ürünün sorunu nedir?
    - ürünün bir sorunu yok, sadece ihtiyacım kalmadı o nedenle iade etmek istiyorum.
    + fakat geçen sene almışsınız, 1 yıldır da kullanıyorsunuz, bu iade olmaz ki?
    - tamam da garantili değil mi bu?