şükela:  tümü | bugün
  • cem yılmaz'ın fundamentals adlı gösterisinde söylediği söz. google'dan arattım, böyle bir söz yok demek ki kendi tesbiti.

    sosyoloji bilsem belki terimlerle tanımlayabilirdim ama elde ne varsa anlatalım. şu an çok yazılan aktif bir başlık var: lüks mağazada kendini bir şey sanan tezgahtar

    aslında bu konu da bu zulmün içinde. sistem sana hep daha yukarısını gösterdiği ve elinde bunu kazanmaya bir küçük umut dahi olsa kendi sınıfını, kendi özünü küçümsemeye başlıyorsun.

    çalıştığım işyerinin iki ayrı katta yemekhanesi var. eskiden bir katında yönetici sınıf yemek yerken, diğer katında diğer elemanlar yemek yermiş sonradan ikisini de herkese açık yapıyorlar.

    şu an ne oluyor biliyor musun? eski yönetici yemekhanesinde hayvan gibi sıra oluyor ve millet o sırayı bekliyor. diğerine gidip azıcık bekleyip yemek yemeği düşünmüyorlar bile.

    burda ben ileride yönetici olmayı düşünüyorum, öyle herkesle yemek yiyemem, kalitem var farkım var havasına giriyor ve diğer arkadaşlarını da bu moda sokuyorlar.

    yine diğer personelin yemekhanesinde sıra beklerken bir sürü önlüklü teknik eleman vardı önümde. o yaratılan duygusun esiri olarak "acaba ben de mi sıra bekleyip orda yesem" diye düşündüm.

    ve sonra kendime geldim. "yavrum senin babanın bu elemanlar gibi kadrolu bir işi bile yok" dedim kendime.
    ve gözlemlediğim kadarıyla yönetici olacam modunda gezen o tayfanın da çoğu anadolu çocuğu.
    orda çıkan yemeğin adını ilk defa duyuyor çoğu. ama hala tarifi imkansız bir havaya bürünüyor.

    her neyse; garibanın garibana ettiği zulüm gibisi yoktur. ben bunu gördüm, bunu söylerim.
    cem yılmaz'ı da komedyenliğinin yanında bu güzel tespitlerinden dolayı seviyorum.

    editler: hep imla
  • bu bir mayısta evimin balkonundan barbaros meydan muharebesini izlerken aklıma gelen söz...

    cem yılmaz siyasetten anlamıyor diyenler; asıl siz siyaset ne demek bilmiyorsunuz.
  • bizzat yaşayarak gördüğüm son derece yerinde bir tespit. insanları sınıflandırmak, sosyo kültürel veya ekonomik durumuna göre kategorize etmek kimsenin haddine değildir fakat günlük hayatta dış dünyaya aksettirmeden bunu hepimiz yaparız. kaldı ki dış dünyaya söz veya hareket olarak yansıtmadıkça, bir önyargı boyutuna ulaşmadıkça zararı olduğunu da düşünmüyorum. ayrıca garibanlık bana göre sadece ekonomik anlamda değil bilgi fakirliği olarak da karşımıza çıkabilir ki bu durum çok daha vahimdir.

    çevremizdeki insanların kendimize göre amiyane tabirle bir ederi vardır. kimisinin söylediğine kulak kabartırsın kimisine he he deyip geçersin. kişi, daha önce kendisinin en hafif söylemle başarısız olduğu bir olayda bir diğerine sen onu yapmadın mı, ya o zaman hiç deneme, boşu boşuna uğraşıyorsun, o iş öyle olmaz diye ahkam kesiyor, eziyor da eziyor. madem öyle çok kısa bir süre önce aynı şeyi sen yapsaydın. senin ederin ne ki karşısındakini bu konuda yargılayabiliyorsun.

    ekşi itiraf gibi oldu biraz ama bu tarz olaylara tanıklık etmek ciddi manada insanı rahatsız ediyor. hele ki hatır gönül ilişkisi nedeniyle susmak durumunda kaldığınız kişilerin yapması daha da geriyor.
  • bu memelekette asgari ücret 1500 tl olsun diyen ile dalga geçen 900tl ayda kazanan insan evladıda olduğu sürece bu böyle gider.
  • birbirine bunu yapandan cok yaptiran sistem elestirilmelidir. tarihin her asamasinda ezik sinif burjuvalara kin beslemis sonunda da ayaklanmistir ama gel gor ki artik gariban garibani siker hale gelmis!
  • köleye sormuşlar, "özgür olunca ne istersin?".
    "çok kölem olsun."
  • çok doğru sözdür. ekşi sözlük denen bok çukurunda bunu hep görüyoruz.

    amk sözlüğünde her gün garibanlar diğer garibanın maaşına göz diker. kendisinden daha iyi şartta yaşayan diğer garibanın hayatını yıkmak için her türlü orospu evlatlığını yapar. ama bir gün bile aklına gelmez ki bu düzeni kuranlara neden laf edemiyorum ? edemez çünkü yasalar onları korur. yasaları koyanlar anasını siker biliyor. o da gücünün yettiğine çatar. halbuki ikisi de gariban. biri 5 bin tl diğer 2,5 bin tl maaş almaktadır.

    burdan tekrar cem yılmaz'ı saygıyla anıyorum. adam çok doğru bir tespit yapmış.
  • her ağacın kurdu özünden olur...
    pir sultan abdal...