şükela:  tümü | bugün
  • ara sıra aynaya bakıldığında değil de, entry'lere, post'lara bakıldığında olandır. kimsenin girmediği başlıklara entry'ler, kimsenin dinlemediği şeylere postlar. sonra da dışlanmışlıktan bilmem neden şikayet ediyorum.
  • bence diğer insanlar bir tuhaf.
  • garip değil de kötü biri sanıldığımı fark ediyorum bu aralar. sonra kendimi sorguluyorum. bence fazla iyiyim. o yüzden "bi numara var bu hatunda, bu kadar iyi olunamaz, sinsi g*tveren" filan deyip sevmiyorlar zannımca. belki bu beni garip biri de yapabilir. bilemedim.
  • bu kodugumun dunyasinin bir yerlerinde muhakkak birileri sizinle ayni zevkleri paylasiyordur. bu beni kimse anlamiyor muhabbetleri internetin kesfiyle son buldu

    ankarali turgut bile sevenler grup kurmus dusun artik
  • kimin söylediğini hatırlamıyorum ama şöyle güzel bir söz var:

    "hayatta en korktuğum şey, herkes gibi olmak."

    herkes gibi olmamak güzeldir, üzülmemen lazım.
  • ben bunu fark ettiğimde ilkokul 5. sınıftaydım. orta okulda garipseniyordum, lisede ise garipliğim tavan yapmıştı. üniversite ve sonrasında ise durumu kabullenip ayrık otu gibi yaşamaya başladım. farkındalıkla aydınlandıktan sonra bir bok olmuyor. garip garip yaşıyorsunuz işte.
  • genelde farkında olduğum durum. ancak başkaları söyleyince biraz daha garip oluyor.
  • 6 yaşındaydım farkettiğimde.

    10 yaşımda bunun kötü bir şey olduğuna hükmettim.

    16 ımda garip olanın ben değil dünyanın geri kalanı olduğuna nerdeyse emindim.

    26 ımda garip biri olmanın nimetlerinden sonuna kadar yararlanıyordum.

    36 ımda farkettim ki aslında garip insanlar hayat piramidinin ya en tepesinde ya en dibinde. ortası yok

    42 oldum sanırım. bugün sorarsanız:

    garip olmak bir tercih mi anın, durumun, hayatın, yaşamın veya kaderin bir hediyesi/ laneti mi hala bilmiyorum.

    ama öğreneceğim.
  • karşı tarafın genellikle eziklik olarak değerlendirdiği farklardır.
  • 2 türü vardır.

    biri bütün sosyal medya mensuplarının olduğunu iddia ettiği "farklı olmak" havalıdır. yani gerçek olsa da olmasa da kendini inandırdıysan yeterlidir. arkadaş ortamında bahsedersin falan. iyi hissettirir. bazen iyi hissettirmiyor taklidi yaparsın. o da ayrı güzeldir.

    2.türü gerçekten trajiktir. eskiden yabancı filmlerde genelde duyardık. ingilizcesi "freak" olan cinski türkçeye google'a çevirttiğinde garip kelimesinin yanında hilkat garibesi gibi bir çeviriyle karşılaşırsınız. havalı değildir. birçok gencin korkulu rüyasıdır. bunu olan da yukarıdaki türün aksine evet ben böyleyim pek demez. sadece içten içe kabullenir. çözmeye çalışır. olmadığı gibi davranır. kişilik bölünmesine kadar gider o iş.

    kişi hiçbir şekilde kafa dengini bulamaz. rol yapmak durumundadır. o da eğreti durur. sosyal ortamlarda mesela , topluca arkadaş buluşmalarında, soru sorulan, çağrılan en son kişidir. partilerin sevabına çağrılan insanıdır. işin daha trajik yanı kişi bunu hisseder. özgüven eksikliği olarak geri döner. iş toplantılarında, düğünlerde, misafirlikte birçok muhabbette oldukça ezik kalır ki ilerleyen zamanlarda bu ortamlardan uzaklaşarak kendini cezalandırır.

    çözümü var mıdır? elbette ki vardır. bir takım tedaviler bunun için vardır. tedaviye ihtiyaç duymayanlar için de garantisi olmayan çözümler vardır ki en azından kişiyi iyi hissettirir.

    ama çözüm ne olursa olsun kişinin kendini kabul etmesi ve kendisine saygı göstermesiyle başlar.