şükela:  tümü | bugün
  • isa'dan önce 1 ekim 331 yılında gerçekleşen büyük iskender'in pers hakimiyetine son verdiği muharebe. savaşa adını veren bölge deve hörgücüne benzeyen tepesi olduğundan deve dağı anlamına gelen gaugamela'dan gelir.

    pers imparatoru 3. darius ya da nam-ı diğer kodomannus'un birlikleri bazı kaynaklar da 500 bin iskender'in ordusu ise 100 bin olarak söylenir. ama tarihçiler bu rakamların çarptırılmış olduğunu esas sayının ise:

    antik makedon ordusu; 40.000 asker, 7.000 süvari

    pers ordusu; 250.000 asker, 3.500 atlı savaş arabası, 15 savaş fili olduğunu belirtir.

    bu savaş 25 yaşındaki genç bir hükümdarın adını askeri deha olarak tarihe yazdıracağı çarpışma olacaktır.

    savaşın kaderini değiştiren ise iskender'in süvari birliğiyle birlikte pers ordusunun savunma hattını arkadan dolanarak yarması. iskender kanadı zayıflatarak bir anda karşı ordunun çözülmesini sağlar. phalanx birlikleri ise geride çok güç durumda olduğundan iskender destek için geri döner ama atağı o kadar etkilidir ki 3. darius ve beraberindeki 130 bin askeri savaş meydanından kaçar.

    savaşın kayıpları 4 bin makedon askerine karşılık 120 bin pers askeridir.

    http://en.wikipedia.org/wiki/battle_of_gaugamela
    alexander the great ~ 1
    alexander the great ~ 2

    2d canlandırma
  • büyük iskender'in sayıca üstün olan pers ordusunu darmadağın ettiği savaştır. ilk hamle olarak iskender, süvarisiyle sağ kanada açılır. bunu gören pers kralı darius, ordusunun sol kanadında bulunan bütün süvarileri ona paralel olarak sola sürer. bu iki birlik birbirine yaklaşınca iskender ani bir manevrayla süvarilerini düşman merkezine doğru yönlendirir. pers merkezinin solunu koruyacak hiçbir kuvvet olmadığından, bu hücum, persleri ciddi bir anlamda zora sokar. burada bulunan pers kralı darius, tehlikeyi farkeder ve savaş alanından tüyer. bu arada sayıca üstün olan perslerin sağında bulunan süvariler makedon merkezini yarmayı başarmış, phalanx'ı arkadan tehtid ediyordu. iskender, bu noktada darius'u takip edip yakalamak yerine, geri döner ve sol kanadı tutan parmenion'a yardım edip ordusunu kurtarır.

    savaşta iskender'in eline geçen birçok ganimetin yanında pers kralı darius'un annesi, eşi ve çocukları (bunlar arasında gelecekteki eşi stateira dahil) da eline geçer. ama iskender, bunları hiçbir zaman fidye amaçlı kullanmamıştır. çünkü bu zaferden sonra herkes tarafından dünyanın hakimi olarak kabul edilmiştir.
  • 25 yaşındaki genç hükümdarın adını nasıl olup da savaş stratejileri uzmanı olarak tarihe yazdırdığını anlayamadığım çarpışma.

    iskender'in yaptığı bildiğin çılgınlıktır. darius'un savunma hattında bir açık arayarak süvarilerin başında at sürmekteyken aradığı açığı bulup bir intihar saldırısına girişmiştir. sonuçta tüm süvari birliğinin kıyma olması gerekirken trajikomik olan gerçekleşmiş ve darius paniğe kapılarak tüymüştür. bu da ordusunun psikolojik olarak çökmesine sebep olmuş ve pers ordusu iskender'in piyadelerini ezmek üzereyken dağılmıştır. bu saldırıyı bilgisaraya verip kurgulasanız 100 kerenin 99'unda iskender'in daha atını darius'a çevirdiği anda katledilmesi sonucu çıkar. darius ödleğin teki olmasa tarih bambaşka yazılırdı. olmamış yazık!

    edit:
    (sözlük yazarı scannegro'nun yorumu:)

    darius ve iskender 2. kere karsi karsiya geliyordu, bundan once de iskender 2 meydan savasinda ve 3 kusatmada perslileri maglup etmisti, anadolu ve misiri almisti yani zaten ortada feci bir psikolojik ustunluk vardi.

    bence iskender de buna oynadi, yoksa o da biliyordu yaptiginin normal sartlarda bir mantiginin olmadigina. ise de yaradi, zaten kacan darius u takip etmedi, gidip zorlanmakta olan sag kanadi kurtardi sonra hep beraber ortadaki hengameyi kurtardilar savas da, darius da, imparatorluk da orada bitti zaten.

    iskender'i iskender yapan seylerden biri bu savas zaten, insan psikolojisini dogru kullanarak tek bir kisiyi psikoloji ile maglup edip bir kralligi yok etmek, zaten monarsinin de en buyuk zayifligi bu.
    --------------------------------
    andrew -> scannegro: hem evet hem hayır. çünkü iskender'in stratejisi ya planlanmış değildi ya da ordunun bir kısmıyla paylaşılmamıştı.

    en ağır hasarı alan sol kanadın komutasını yürüten ordunun en tecrübeli generali parmenion'un iskender'in ona vermesi gereken desteği bırakıp atağa geçmesinden hiç hoşnut kalmadığı bilinir.

    iskender kaçmaya başlayan darius'u takip edebilirdi. bununla birlikte, parmenion'dan (daha sonra callisthenes ve diğerleri tarafından parmenion'u gözden düşürmek için kullanılacak bir olay) umutsuz mesajlar aldı . parmenion'un kanadı, pers sağ kanat süvarileri tarafından kuşatılmıştı; her taraftan saldırıya uğramıştı, kuvvetleri karışıklık halindeydi. alexander, darius'u takip etmeyi ve onu öldürme şansı bulma, savaşı tek seferde bitirme, ancak orduyu kaybetme riski taşımak ya da parmenion'a yardım etmek ve kuvvetlerini korumak için sol kanadına geri dönme seçeneği ile karşı karşıya kalmıştı; böylece darius'un çevreleyen dağlara kaçmasına izin verip parmenion'a yardım etmeye karar verdi ve darius'u sonra takip etti.

    yine de parmenion'un kendisini yem olarak kullanan iskender'e fazlasıyla öfkelendiğini düşünmüşümdür. sonra yaşanan olaylar da bunu kanıtlar niteliktedir.

    parmenion, iskender'e kurmuş oldugu bir komplo yüzünden oğlu philotas gibi idam edilir. (m.ö. 330) kimi tarihçiler bunun iskender ve imparatorluğu için ilk kırılma noktası olduğunu yazarlar. eğer gerçekten böyle ise o fay, henüz gaugamela esnasında ortaya çıkmış olmalı. yani denilebilir ki, iskender'in aldığı risk ona gaugamela'yı kazandırmıştır ama aslında uzun süreçte orada oluşan çatlaktan sızan su imparatorluğu batırmıştır.
    ---------------------------------
    scannegro: "benim bildigim parmenion un bir komployla alakasi olmadigi hatta oglunun oldugunu bilmeden oldurulmesi (haberi alinca ayaklanmasin diye)."
    ----------------------------------
    andrew -> scannegro: iskender, parmenion'un gerçekten suçlu olup olmadığını bilmiyordu. biz de bilemiyoruz. ancak bahsettiğim çatışma, parmenion, bu komploda yer almış olsun olmasın vardı ve aslında belki de komplo söylentisi bu çatışmayı kendi tarafında sonlandırmak adına iskender'e bir fırsat sunmuş bile olabilir.
  • bu savaşta pers ordusunun 250 bin kişi olduğu tamamen antik yunan tarihçilerin propagandasıdır ki bunlar arasında 1 milyon piyadeden bahsedip uçuşa geçenler de yok değil. o dönemin lojistik şartları itibariyle bu boyutta bir orduyu toplamak, savaş alanına getirmek, orada kalmalarını sağlamak, savaş sırasında yönetmek ancak fantazi olabilir. pers ordusu en iyimser tahminlerle 80-90 bin kişilik bir kuvvete sahipti ki bunların ancak dörtte biri donanım ve eğitim olarak iskender'in ordusuyla denk sayılabilirdi. bahsi geçen büyüklükte kuvvetler sonraki yüzlerce yıl boyunca bile tek bir meydan savaşında görülmüş değildir. gerçekten de ilk çağlarda bu büyüklükte ordularla oradan oraya dolanmak mantıklı bir hareket olmadığından orduların boyutları olabildiğince optimize edilmiştir. iskender dahi hindistan'a giderken 120 bin kişilik ordusunu komple yanına almamış 40-50 bin kişiyle yetinmiştir.
  • özünde bir doğu-batı savaşıdır ve iki medeniyet açısından yüzyıllar boyunca sürecek olan askeri geleneğin özeti şeklindedir. yani batı orduları teknik anlamda daha üstün fakat sayıca az iken, doğu orduları sayıca üstün fakat teknik anlamda sınırlıdır.

    sayısal üstünlüğün bariz fark yaratmadığı her durumda teknik üstünlük galibi belirlemiştir.

    edit: doğu'nun batıya üstün olduğu dönemler olmuştur fakat bahsettiğim askeri gelenek 1600'lü yıllardan sonra başlıyor desek daha doğru.
  • aslında iskender ilk kez pers ordusuyla ve dariusla karşılaşmıyordu ve ilk kez onları mağlup etmiyordu. iskender ve perslerin ilk karşılaşması granikos savaşında meydana geldi ve burda aldığı zafer ona batı anadolu'nun kapılarını açmıştı.daha sonra gordion düğümünü çözdükten sonra sırasıyla ankyra(bkz: ankara) kapadokya ve kilikyayı üzerinden güneye indi ve misis köprüsünü geçince bu günkü iskenderun civarında kamp kurdu bu arada darius da savaş düzeninde hazır bekliyordu bu karşılaşmayı takiben çıkan issos karşılaşmasında darius ağır bir yenilgiye uğramış ve ailesini savaş meydanında bırakarak kaçmak zorunda kalmıştı. işte iskender gaugamela savaşında bir avuç süvarisini pers kanadına sürerken bunları biliyordu zaten psikolojik üstünlük iskenderdeydi ve darius tam anlamıyla iskenderden korkuyordu. işte bu yüzden iskender henüz gencecik yaşta savaş dahisi olmuştur çünkü bu onun askeri dehasının yanı sıra insan psikolojisine de hakim olduğunu gösteriyordu. gaugamela savaşı iskenderin hindistana kadar uzanan büyük imparatorluğunun önünü açan son savaş olmuştur ayrıca bu savaştan sonra persepolise kadar ilerledi ve persepolis'te ı. kserkses'in sarayını törenle yaktı. kserkses'in yunanistan'da yaptıklarına karşı bir misilleme olan bu hareketle aynı zamanda "öç seferi"nin sona erdiğini gösterdi
  • büyük iskender ve gaugamela savaşı üzerine bir belgesel:

    https://www.youtube.com/watch?v=hxa-cwaksvs
  • o dönem hiçbir medeniyetin 200.000 bin gibi büyük bir orduyu bir yerden bir yere götürebilecek teknolojiye sahip olmamasından dolayı savaşla ilgili günümüze kadar ulaşmış bilgiler doğru değildir. eğer yunan medeniyeti ile başka bir medeniyet savaş yapıyorsa, o bilgiler kulliyen yalandır. bunun çok fazla önreği var. yok efendim 1 milyon persli 100 bin yunanlıya yenilmiş, yok 500 bin persli 30 bin cesur yunana yenilmiş. yok 300 spartalı nerdeyse koca orduyu telef edecekmiş. inanmayın böyle şeylere. günümüzdeki ünlü tarihcilerin tamamına yakını bu tarz abartılı sayıları 1600'lü yıllarda bile bir yerden bir yere toplu götürmenin imkansız olacağını söylemiştir.