şükela:  tümü | bugün
  • gunluk hayatımızda gavur sözcüğünün bize çağrıştırdıkları zaten pek olumlu değildir; 'yabancı', 'turist' gibi kelimelere nazaran, kullanılışı itibariyle içinde biraz daha hamaset barındırır. bu hâlde, "gavur amı gibi yanmak" deyişi, bu hamaset nüvesinin de etkisiyle, cinsel bir saldırganlığın işareti de olabilir pekâlâ. yani, bir nevi "amuna goduğumun gavuru" ifadesiyle akrabadır aslında.

    gerçi işin garibi, bu ifadenin neden bu şekilde kullanıldığıdır? acaba, dünya üzerindeki insanların kukuları veya pipileri etnik kökenlerine göre değişmekte midir? "gavur" olarak tabir edilen ahalinin, kukusunun bizimkilerden daha kırmızı olduğuna dair bir araştırma mı vardır acep?

    günlük hayatımızın pek çok köşesinde 'onlar ve bizler' ayrımı vardır, buna alışığızdır da, bu 'biz bize benzeriz' düşüncesinin kuku ve pipilere de indirgenmesi hem komik, hem de acı ne yazık ki...
  • (batılı) kadınların cinsel serbestisini "her önüne gelenle yatıyor (nemfomanyak diyemiyor, tarif edemiyor), demek ki içinde dindirilmeyen şehvet ateşi var" şeklinde yorumlayan avam cümle
  • o kadar çok cinsel ilişkiye giriyor ki, sürtünmeden ısı hiç normale düşmüyor, hep cayır cayır, hep 200 derecede 10 dakika bekletilmiş fırın kıvamında manasına dayandırılarak sıcaklık belirtme fiili. bir de terleten havalar için kullanıldığından bunu literature kazandıran atanın gavur ile ilşkisi sırasında terden iti iti koktuğunu varsayabiliriz.
  • trabzonda bu cümlenin kullanımı yerlere yatırır. özellikle mayıs haziran aylarında ortalık şenlenince amcamız duramaz:

    "yanay millet...gavur ami gibi yanayyyyy...."
  • zamaninda levent kirca tarafindan "gavur ambari gibi yaniyor" olarak kullanilmis tabir.

    (bkz: olacak o kadar)