şükela:  tümü | bugün
  • inançlı biri bu soruya bir cevap verebilir mi?

    hem insanlara inanın diyorsun, inanmayan doğru cehenneme diyorsun, ama insanlığın büyük kısmının inanmasını sağlayamıyorsun. teknoloji, matbaa yokken insanların haberi yoktu. peki şimdi; dünyada kutsal saydığın kitabı okumayan (okuyamayan) milyarlarca insan var. (seninle aynı inanca sahip olanların büyük çoğunluğu da ) hadi diyelim ki herkesin kutsal kitabı okumasını, okuduktan sonra imana gelmesini sağladın. bundan önce inanmayanlar ne olacak?

    edit: gavur diyerek müslüman olmayanları kastettim. bana gavur denirse hiç de gocunmam

    edit: entry lerden anlatmak istediğimi tam da yaziya dökemediğimi farkettim. her insan allah in kuluysa ve müslüman olma ihtimali bile olmayan milyarlarca insan varken, bu dinin bütün insanlığa gönderildiğini nasil savunabilirsiniz? demek istedim
  • çünkü müslümanlar sorumluluklarının hiç birini yerine getirmiyor.

    (bkz: müslüman ile mümin arasındaki fark)

    yurt dışında türklerin yönettiği yüzlerce/binlerce cemaat var. bu adamlar harbi harbi her inananın birinci görevi olan emr-i bil maruf nehy-i anil münker'i yapsa zaten patatese tapan batılı'nın müslüman olması hiç zor değil. peki bizim hacı cav cav'lar ne yapıyor? para topluyor? para ne için toplanıyor? islam için mi? hayır! toplanıyor; allah rızası içinmiş! lan mal değneği o topladığın paralarla kaç haneye ulaşıp, kaç kişiye tebliğ edebilirdin, hiç düşündün mü?

    bir de bu arkadaşlar, çevrelerinde bulunan gayri muslimlere tebliğ fırsatını yerine getirmeden cennet'i garantilemiş gibi geziniyorlar. nasıl? şihleri, hocaları, liderleri onlara para toplayın demiş, görevleri oymuş!
    ulan dingil!
    hocan öyle demişte, seni yaratan allah(c.c.) ne demiş, hiç baktın mı?
    yok.
    gerçi bunları ne kadar sıkıştırsanda, hepsinden duyacağın cevap aynıdır. (bkz: vardır bir bildiği)

    he tebliğ yapmamaları iyi mi?
    o da göreceli.
    nasıl?
    bu arkadaşlar, efendimiz(s.a.v.)'in doğru ve iyi örnek olarak tebliğ yaptığını bilmemez ve görmemezlikten gelirler. yani her haltı yerler ama ondan sonra makineli tüfek gibi iyi olmayı öğütlerler. tıpkı fakirliği, fukaralığı insanlara öğütleyen zengin nihat hatipoğlu gibi. ya da 90'larda camilerden ezanı hoparlörle okutmayıp (gavur icadıdır diye) 7 koltuklu chrysler jeep'lere binen bir cemaat gibi.

    sözün özü, müslüman çok, para çok, imkan çok ama birinci vazifesi olan tebliğ görevini yerine getiren mü'min yok. varsa da örnek olarak değil, tapınaklarda yüksek sesle bağırarak.

    'insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki; kuran'ın merasimi ve müslümanlığın da adı kalacak. onlar müslüman ismi alırlar, halbuki kendileri müslümanlıktan insanların en uzağıdırlar. camileri süslü olur, hidayet bakımından ise viran olurlar. o zamanın alimleri, gök kubbesi altındaki alimlerin en şerlisi olup, fitne onlardan başlar ve yine onlara döner.' (hadis-i şerif / hz.muaz r.a. / ramuz el-ehadis sayfa:301 no:4)
  • gavur diyen ağzını sikeyim

    (bkz: gavur demenin şirk olması)
  • müslümanın gavur olduğu bir ortamda gavur niye müslüman olsun.
  • gavur diyerek zaten cevabını kendi içinde barındıran sorudur.

    bir gavur olarak müslümanlık zerre ilgilimi çekmediği gibi dinin insanı zekasızlaştırdığını düşünüyorum. hayali bir amaç veriliyor. uyuşturucu kullanmak gibidir dine inanmak. beyninizi uyuşturursunuz tesiri ömür boyu sürer bağımlı hale gelirsiniz.

    aksine kimse sizi zararlarına karşı uyarmadığı için çoluğunuza çocuğunuza da aşılarsınız bu illeti, daha sonra bir toplum medeniyetten uzak sığır gibi yaşamaya başlar. ortadoğuda böyle değil mi ben mi yanlış görüyorum?
  • yarın öbürgün gerçek bir peygamber gerçek bir kitap ile çıksa şimdiki müslümanlar niye o dine transfer olmayacaklarsa*ondan diye yanıtlanabilecek soru.
  • cevaplanmasına gerek olmayan soru. adamlar araba peşinde koşmayı sevmiyordur belki?

    (bkz: gavsin luks aracinin pesinde kosan sofiler)
  • sen gavur dedikçe ve farklı dinden insanları dışladıkça emin ol müslüman olanların din değiştirme oranı daha da artıyor. bundan yıllar önce müslüman olanları görüyorduk. islamiyeti seçenler haber olurdu.

    şimdilerde müslüman dediğin adam, müslüan olmayan adamdan daha düzgün değil.

    şahit olduğum bir olay var.

    bizim köyden biri gider avusturya'dan bir kızla tanışır ve onunla evlenir. kız din değiştirip müslümanlığı seçer. gelir köye yerleşir. birkaç yıl sonra kocası ölür. çocukları ile kadın köyde tek başına yaşamaya başlar.
    bizim çok müslüman köylü kadınlar ne yapar biliyor musunuz?

    kadına "gavur kız" adını takar. onu küçümser ve en sonunda ona erkeklerle ilişkiye giriyor iftirası atarlar. kadın köyde hala yaşıyor. 5 vakit namazını kılıyor. ama insanlardan uzak. hayata küsmüş. çocuklarını herkes dışlıyor.

    bu mu sizin müslümanlığınız?
    ya allah'ı tanımıyorsunuz, ya da işinize geldiği gibi müslümansınız.

    şu hadis-i kutsi'yi iyi algılayın.
    “ey dâvud! (benden) kaçan bir kulu(mu, tekrar) getirmen; bana, bütün insanların ve cinlerin ibadetinden daha sevimli gelir”
  • kendi tercihlerinden ötürüdür.
    anlayamadığım kısım ise başlığı açan arkadaşın "insanlığın buna inanmasnı sağlamıyor" gibi bir tabir kullanması.
    aç oku kitabı. zaten islamiyetin böyle bir misyonu yok. amaç sadece tebliğ etmektir. inanın yaptığı kendine, inanmayanın yaptığı kendine...
    sen ortalıkta gezinen namaz kılmayana ölüm diyen ışid kafalılara bakma. peygamberin amacı tebliğ etmekti.
  • `:ama insanlığın büyük kısmının inanmasını sağlayamıyorsun.` mikrofondan alıntı.

    kılıç la kabul ettirdikleri için, iletişim kaynakları ve benzeri durumlarla kabul ettirmek çokta mümkün değil .

    kaldı ki avrupa yada diğer uluslara kültürel anlamda çokta uyum sağlayan yada kabul edecekleri bir din değil .

    istediğin kadar yırtın anlat kabul etmezler.
    izledikleri arap kabil’e gelenekleriyle devam eden din. kadın ikinci sınıf insan hayatına kast eden bombacılar . diğerleri böyle görüyor bu dini .

    yani eskisi gibi kılıçtan geçirerek kabul ettirilemediği için, tüm dünyayı kapsaması zor.