şükela:  tümü | bugün
  • evvel zaman içinde hollanda da it adlı kulube giderek tanıştığım bar çeşidi. ilk tanışma için bu hayvani kulube gitmiş olmam sanırım 250 gram götü olup 6 okka taşşağın altına girmekle eşdeğer oldu benim için.

    bir arkadaşımızın amsterdam'da yaşayan kuzeni götürdü bizi buraya efendim. çok süper bi yer, hayvan gibi eğleneceksiniz dedi. bazı bilgiler verdi ayrıca it ile ilgili. herkesi almazlarmış, kız erkek farketmezmiş. çok çılgınmış, biraz değişik giyinin falan dedi. acayip bi şekilde girme isteği duyuyoruz ama bu değişik giyinme işi ne ola?

    zincir neyin doladık boynumuza gittik kapıya. arkadaşın kuzeni yolda sattı bizi, siz girin dedi. ben çıkışınıza gelirim, çok gördüm burayı dedi. iyi dedik. kapıya yaklaşırken ikiye ayrıldık, toplam 5 abazayız, gençken yurdumuzda yaşadığımız sıkıntılar tekrar sarmalamasın bünyeyi istedik. ben bi arkadaşımla önden gittim hemen girdik içeri, hiç sıkıntı olmadan. dedik zincirler işe yaradı, işallah arkadaşlarımızı da alırlar diye düşündük. onlar pek süslü değildi bizim gibi.

    hol gibi bi yer var girişte, para falan ödüyosun. paramızı öderken arkadaşım içeri doğru baktı şöyle ve ''olm burda karı kız yok'' dedi. dedim beni korkutuyo çakal. döndüm kapıdan bi girdim ki hayatımda gittiğim en büyük eğlence mekanlarından biri ve evet kız yok içerde. her taraf ama her taraf erkek dolu. sağdan, soldan, bardan fışkırıyolar. tavandan kafeslerle sarkmışlar aşşağı, tam tepemde götlerini sallıyolar.

    çıkalım çıkmayalım derken en son karar verdik, bi daha böyle bi şansımız olmayabilir duralım bakalım ne menem bişeydir bu gaylik dedik. arkadaşlar da katıldı bize, onlara kapıda gay nıght olduğunu söylemişler, onlar da biz çıkmayınca gerisin geri, bir problem yok demek ki diye düşünmüşler. bizi ise çift sanmışlar. hani yunanlı, italyan falan sanılınca seviniyoz ya mal gibi. ay aynısı olmasın mı? yani, lan aynısı olmasın mı? sevindik bizi kendilerinden sandılar, avrupai gay bildiler diye. öbür türlüsü ipne oluyo çünkü, çirkin bi şey.

    efendim götlerimizi duvara verip başladık etrafa bakmaya. şaşırtıcı ve komik bir deneyim başlıyordu . lan bi baktım heriflerin yüzde sekseni sırım gibi, aslan gibi. yaklaşık yüzde altmışı bi kavga durumunda beni anamın tanımazlıktan geleceği bi duruma sokabilir. ayrıca büyük kısmı yakışıklı, şu herifteki tip, fücut bende olsa diyeceğim adamlar var sağda solda. öyle peluşlar falan yok adamların boynunda, gayet şık giyinmiş gelmiş elemanlar. ne kadınlığa özeniyolar ne de erkek gibi olmak istiyolar ve hepsi çok mutlu görünüyolar.

    durduk efendim bir saate yakın. bu süre zarfında sokakta görsem kaçacak delik arayacağım bi zenci gayefendi gömleğinin düğmelerini açarak bize doğru yürüdü, çil yavrusu gibi dağıldık. biri benden ateş istedi, yoktu yanımda arkadaşa yönlendirdim. çakmağı onun elinden alıp bana verdi, sen yak dedi. ay bi hoşuma gitti, yani lan bi hoşuma gitti. yok lan gitmedi. üfff gitti abicim hoşuma, o kadar herifin içinden benden istedi diye. hangi cinsten olduğu önemli değil beğenen kişinin, önemli olan beğenilmekmiş. en son içeri götü açık deri pantolonlar giymiş bi grup girince şansımızı zorlamadık daha fazla, çıktık.

    arkadaşın kuzeni hemen karşıda bi kafede oturuyodu pis bi sırıtışla.

    -beklediğimden uzun kaldınız lan.

    dedi.

    +ay saçmalamaaaa...

    dedim. düzeltmedim.
  • felaket muhabbetlerin döndüğü, en kral hatunlar ile tanışılabilecek, muhabbet mekanları.
    buraya takılan adamlar sırf muhabbet için geldiğinizi anladıklarında, pek bulaşmıyorlar. epey sağlam geyikler dönüyor.
    sırf merak için gitmiş bir sürü hatun ile tanışmak pek süpriz olmuyor.
    büyük şehirlerde ki gay barları fazla bilmiyorum, alanya'da var bir tane. robin hood'un arkasında, iki tane hollanda'lı abi işletiyor.
    güzel, seviyeli ve nezih bir mekan.
    yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. öbür mekanlarda ki; çakal ve apçilerden kaçan birçok hatun burada. çok kral muhabbetler dönüyor.
    bazen;
    tatile gelen eş, dost, arkadaşı buraya yönlediriyorum.
    ingiltere'de yaşayan piç bir arkadaşı gönderdim geçen sene. oldukca parlak, sarışın, renkli gözlü ve 1.90 boylarında bulgaristan göçmeni çok sevdiğim ve nazım geçtiği bir arkadaş.
    herif öyle böyle değil. fizikli, şirin ve yıllardır ingiltere'de yaşadığı için sağlam bir ingiliz aksanı olan, bir adam.
    bu piçi gönderdim, gay barın yıldızı olmuş.
    bir sürü erkek güzeli falan tanışmış, kafa zil zurna geldi.
    benim ağzım kulaklarımda, piçlik yaptık ya.
    - ulan it nereye gönderdin beni? parçalayacaklardı.
    gülmekten yerlere yatıyorum. çocuk isyanlarda.
    - tanıştın mı len, iri kıyım bir abi ile?
    + tanıştım, tanıştım. yapacağın işin amına koyayım.
    - olm. piçlik olasun diye oraya gönderdim seni, çıksaydın.
    + yok len felaket muhabbet oldu, birkaç hatun ile falan tanıştım ama kıllı kıllı herifler peşimde dolaştı.
    epey güldük. o gülmüyor ama ben gülüyorum.
    ertesi gün sanırım 5-6 kişi aradı, bir sürü mesaj geldi benim telefona.
    bizim piç tanışmak isteyenlere benim numarayı vermiş.
    adamlara laf anlattım.
    bir tanesi nasıl yalvarıyordu.
  • benim ki gay bar tanımından ziyade, gay bar hatırası olacak ama neyse. mekanın gay bar olduğunu bilerek, iki hatun hadi gidelim değişiklik olur dedik, gittik. sanki değişik ne arıyorsak, gençlik işte. ben sanıyorum ki, mekanda doğru düzgün hatun olmayacak, bizi de almayacaklar hatta. durum öyle değilmiş. her türlü kombinasyonda çiftlerin olduğu, rahatsız etmeyen, hatta başarılı elektronik müzik çalan bir mekan. velhasılkelam, durum saatin ilerlemisyle birlikte değişti. hatun mu erkek mi emin olmadığım bir tip yanaştı, muhabbet etmeye çalıştı. sonra anladım ki beden olarak hatunuz ama ruh olarak değiliz. erkekleri postalama konusunda bunca yıllık tecrübe var, ama hatuna nasıl davranılır bilemediğimden bir an embesilleştim. mavi ekranım, response time düştü bende. neyse nazik bir şekilde ilgilenmediğimi söyledim, konu kapandı. artık kaçalım derken, mekanın ortasında soyunmuş bir eleman dans ediyor, başka bir eleman da bira döküp yalıyordu çocuğu. çevrelerinde de iki kişi daha var. dışarı çıkabilmemiz için yanlarından geçmemiz gerekiyor. benim arkadaş önden yürüdü geçti, ama ben kurtluyum ya duramadım. elimde azıcık kalmış birayı döktüm çocuğun üstüne. sanıyorum ki eğleniyoruz. ulan salak, belli ki birinin sevgilisine bira döküyorsun. diyorum ya gençlik, cahillik işte. sonra arkamdan bir bira şişesi fırlattılar. hassiktir deyip topuklara kuvvet kaçtık. gittiğim diğer barlardan ders çıkarmamıştım, ama gay bardan aldığım ders budur: kimsenin sevgilisine bira dökme, barın ortasında çıplak bile olsa!
  • ömrü hayatımda kimsenin isteyerek girdiğini duymadığım yerler. hep kazara hep arkadaş itelemesiyle, hep bir bahane.
  • geçen gün bir arkadaşımı zorla soktuğum yer. evet sözlük lan psikopatım. ama beni de başka bir arkadaşım zorla soktu. saadet zinciri gibi bişey bu seni sokacaklar ki sende başkasını sokasın.
  • bir kadin olarak iceride bulundugunuzda butun ozguveninizin yerle bir oldugu, zira iceride tas gibi bir suru herif bulunmasina ragmen bir allahin kulunun donup size bakmadıgı mekan.
  • nedense kapilarinda hep kafam kadar kollari olan yarma bodyguardlar duran ve ulan acaba bu ayilarda ibnemi diye sormak istedigim ama asla yemedigi icin soramadigim mekanlar
  • hoş bir tanımını buldum:

    hetero erkeklerin rıza üzerine düşünmesini sağlayan kurum.
  • icinde heteroseksuel kadınlarca en cok sarfedilen tumce, "aaa tas gibi cocuklar yazik valla"dir. kime ve neye yazik tartisilir aplalar.
hesabın var mı? giriş yap