şükela:  tümü | bugün
  • allahin emri.
    ornek:
    allahin gayretullahi olur.
  • fethullah gülen'in pek siklikla kullandigi kelime.
  • (bkz: #39108247)
  • gayret kelimesi, arapça'da kıskançlık anlamına gelir.
    gayretullah, allah'ın kıskanması demektir.
    büyük sufi ibn arabi hazretleri allah'ın gayyur isminden bahseder. gayyur ile gayret aynı arapça kökten gelen kelimelerdir. gayyur isminin anlamı da allah'ın kıskanç olmasını ifade eder.
    allah neyi kıskanır.
    mesela, sevdiklerini kıskanır. halk arasında gayretullaha dokunmak ifadesi ile de, bu kıskançlığın bir anda şiddetli bir şekilde ortaya çıkması ve yöneldiği şeyi mahv u perişan etmesi anlatılmak istenir.
    bir kimsenin yaptığı bir iş gayretullaha dokunmaya görsün vay onun haline.
  • "kötü bir şirin olursanız bir gün siz de gaytetullah'a dokunabilirsiniz... "
  • "bir zamanlar bir derviş, uzun bir yola çıkmış. derken bir kervanla karşılaşmış. kervanın reisi olan iyi kalpli adam bu dervişi kervana katmış, türlü lütuflarda bulunmuş. sonra çölde eşkiyalar kervanı çevirmiş. ne var ne yoksa soyup soğana çevirmişler. eşkiyalar sormuş.

    -bundan başka değerli bişeyi olan var mı?
    kervandan ses yok haliyle. bir anda derviş dönmüş,
    -kervan sahibinin altından bir yeleği var, deyivermiş.

    kervancı bu duruma çok gücense de sesini çıkarmamış. parasız pulsuz altınsız mecbur kalıp yollarına devam etmişler. bir müddet sonra bir grup asker kervandan kaçırılan mallarla birlikte çıkagelmişler. ne var ne yoksa iade etmişler.

    kervancı dervişten işin hikmetini açıklamasını istemiş.
    derviş anlatmış:
    -şayet kervandan çalınan mallara bir altın gömlek daha eklense gayretullaha dokunacaktı. ben de bu yüzden senin sakladığını açığa vurdum"

    kaynak: dünya sözlük - lili beral link
  • '' allah, kendisinden başkasına gönül verenleri, bilhassa dünya sevgisine kapılanları kıskanır. kıskançlık o'nun şânındandır. bu sebeple kıskançlıkların aslı allah'tandır. bütün insanların kıskançlığı allah'ın kıskançlığının bir cüz'üdür.''

    (mesnevi, cilt 1, 1766)