*

şükela:  tümü | bugün
  • düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve işlevsel birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için yapılan savaş şeklidir. eskiden nizami harpten faklı olarak düşünülen ve sadece gerillaların yaptığı bu çarpışma şekli artık tüm dünya ordularında nizami harpin bir parçası olarak düşünülmeye başlanmıştır.
    (bkz: gerilla savaşı)
  • bu savaş biçiminde asıl kural, kuralsızlıktır. tabii, bu kuralları olmadığını göstermez. çok ince düşünülmüş kuralları vardır.
    soğuk savaş da bir gayri nizami harp biçimidir.
  • nizami harp devletler ve devletlerin orduları arasında geçen savaş türü ise, gayrınizami harp bir devletin diğerine bel altı çalışmasıdır.

    gayrınizami harp özel kuvvetler aracılığı ile yürütülür. buradan kasıt, rambo gibi kuşanmış insan azmanı komandoların çatışması değil, bu harp türüne göre eğitim almış birliklerin, ileri sürecekleri unsurlara gerilla eğitimi vererek, onları silah ve malzeme ile donatarak sevk ve idare etmeleridir.

    gayrınizami harpte mutlak zafer değil, yıpratma ve zaman kazanma ana amaçtır. bu yıpratma ise, ana birliklerin gelmesine ya da toparlanmasına kadar zaman kazanmak, uygun ortamı hazırlamak, düşmanı yılgınlığa sürüklemek maksatlı olabilir.
  • düzensiz savaş şeklinde türkçeye, asymetric warfare şeklinde ingilizceye çevrilebilecek tamlama.
  • 1993'te cesedi elleri arkadan bağlanmış, ağzı bantlı,kafasına iki kurşun sıkılmış şekilde ankara elmadağ ilçesi çıkışında kireç ocaklarında bulunan binbaşı ahmet cem ersever'in, türk silahlı kuvvetleri'nden ayrılırken pkk ile mücadele için gerekli olduğunu düşündüğü alternatif savaş methodu.

    binbaşı ersever'in itirafları adlı kitapta konu hakkında kendi görüşleri şöyle:

    "bir diğer konu türkiye cumhuriyetinin stratejik ve taktik yetmezliği. bir harekât konsepti yoktur. bölgede bir gayr-i nizami harp var. başlangıçta iki-üç eşkıya gibi laflarla klasik eşkiya hareketleriyle karıştırılması veya osmanlı 'nın son dönemleriyle, cumhuriyet döneminin kürt isyanlarıyla mukayese edilmesi bu devletin hem stratejik ve hem de taktik noksanlıklarının göstergesidir. eğer gayr-i nizami harp varsa, siz buna uygun bir harekât konsepti belirlersiniz. hatı rladığım kadarıyla 1984 yılında diyarbakır kolordu komutanı korgeneral kaya yazgan zamanında bir konsept vardı . dünyanın her yerinde gayr-i nizami harbe ilişkin konseptler iki yılda bir değiştirilir. bizde ise hâlâ o eski konsept vardı r. 1984'teki konsept sürüyor! 84'te sorunun algılanması farklıdır. 93'te cereyan eden olaylar farklıdır. aradaki yıllara baktığımızda 84-85'te "bir komşu ülke" derken bugün suriye diyorsunuz, irak, iran, ermenistan diyorsunuz. bakınız birşeyler değişiyor, ama sizin konseptiniz hâlâ aynı . "iki buçuk eşkiya" diyordunuz şimdi ise gerilladan bahsediyorsunuz.

    ..o tarihte, vietnam örneği var dedik. fransızlar dien bien fu savaşından sonra vietnam'dan çekildiler, yerine amerikalılar geldiler. şunu yaptılar, bunu yaptılar. küçük birlikler halinde vietnam'a yayıldılar. vietkong amerikalı ların küçük birliklerini teker teker vurmaya başladı . bakın şu söylediklerimi türkiye ile bağdaştırın. belki ben olayların çok içerisinde olduğum için kendime göre değerlendirip dar olarak anlatabilirim. bazı şeyleri sormanızda fayda var. amerikalılar, küçük birlikler vurulunca bunları daha büyük birlikler haline getirdi. merkezi üsler kurdu, dolayısıyla alan açıldı. yani küçük birlikler ortadan kaldırılınca, gerillanın yayılmasının alanları açıldı . bu alana vietkong yerleşti, filizlendi. ardından orta büyüklükteki amerikan kuvvetleri vurulmaya başladı . amerika onları da çekti, büyük birlikler oluşturdu. ancak sonuçta amerika savaşı kaybetti. bu büyük bir taktik hataydı ...

    ikinci örneğe geçmeden önce biz ne yaptık ona bakalım; demokratik devletin üç organı var; yasama, yürütme ve yargı . yasama ankara'da, yürütme ve yargı kırsal kesimde jandarma karakoluna kadar uzanır. pkk önce jandarma karakollarına vurmaya başladı . yani yürütme ve yargıyı vurmaya başladı . biz hemen karakollarımızı kapattık, etrafına hendekler açtık, kum torbaları koyduk, dikenli tellerle çevirdik. vatandaş karakola yanaşamaz oldu. orada görev yapan personele de bu savaşın gayri nizami savaş başlangıcı olduğu söylenmedi. tersine 'iki buçuk eşkiya' edebiyatı yapıldı . halk o dönemde çok iyi hatırlıyorum, akın akın bize geliyordu, bilgi vermek için. karakolların boşaltılması , devletin belli merkezlere toplanması , kırsal kesimdeki vatandaşı sahipsiz bıraktı . tıpkı vietnam'da olduğu gibi. devletin büyük taktik hatasıdır bu."
  • 2. dünya savaşı sonrası değişen dünya ile biçimselleşme sürecini tamamlamaya ve askeri literatüre resmi bir kavram olarak yerleşmeye başlayan, az sayıda askeri birim ile fonksiyonel ve düşmanı sersemleştirecek-şaşırtacak harekatlar düzenleme bazlı harp çeşididir.

    bu kavramın kendi içinde iki ana birimden oluştuğunu göz önünde bulundurursak, idrakı ve iç-dış savaş koşullarında arz ettiği önem daha net olacak ve populer manada kullanılan "gerilla savaşı" terimi ile kesişen ve ayrışan yanları daha iyi analiz edilebilir hale gelecektir:

    1- operasyonel olmayan(silahsız) gayrinizami harp unsurları: bunlar psikolojik-strateji ve taktik temelini oluşturan bileşenlerdir. operasyonel(silahlı) harekatları gerçekleştirecek olan kuvvetler teorik eğitimlerinde yoğun bir şekilde: "istihbarat", "psikolojik savaş", "haber alma", "analiz", "muhabere ve gizli muhabere-muhabere güvenliği", "saklama", "saklanma", "örgütlenme", "yerel halkı örgütleme", "müttefik unsurları harekete geçirme", "propaganda-karşı propaganda", "lojistik-tedarik", "milli güvenlik" alanlarında profesyonelleşme eğitimlerine tabi olurlar.
    bu temeldeki eğitim, birliğe dahil edilecek personellerin tecrübelerine göre silahlı kısımla koordineli-beraber bir şekilde tatbik edilebileceği gibi, ileri operasyonel kursun öncülü olarak da uygulanabilir. sonucunda birimler psikolojik ve taktiksel anlamda yüksek yeteneklerle donatılmış olurlar.

    2- operasyonel(silahlı) unsurlar: gayrinizami harbin uygulama alanında bileşenlerini içeren, küçük çaplı askeri harekat ve silahlı çatışma temelli öğeleridir: "baskın", "pusu", "sabotaj", "suikast","karşı gerilla harekatı", "kaçırma-kurtarma", "bomba ve patlayıcı imali, kullanımı","ileri-keskin nişancılık eğitimi", "hayatta kalma/hayatı idame", "çatışma anında hayatta kalma teknikleri", "fiziki yeterlilik eğitimleri", "kara-deniz gizli harekat türleri", "silah bakımı onarımı-cephane imali(bu kavram açıklanabilir)-cephane/patlayıcı saklama","sokak ve arazi çatışmaları" eğitimlerinden oluşmaktadır.

    bu eğitimleri uygulama ve tatbikatlar sonucu başarıyla tamamlayan personel, birkaç merminin barutunu çıkarıp bu barut ile suda yanmayan fitil gibi basit bileşenleri bir araya getirerek su altı sabotajı gerçekleştirebilecek ekipmanı kolayca elde edebilir, pudra şekeri, yumurta akı, alüminyum tozu, "potasyum" gibi çok rahat erişilebilecek maddelerin biri, birkaçı yahut hepsini bir araya getirerek tahrip gücü yüksek patlayıcılar üretebilir hale gelmiş olacaktır. kazandıkları yetkinliklere verilebilecek örnekler epey fazla sayıdadır!

    cephane-mühimmat saklama-gömme de bu eğitimler sonucu kazanılan üst dereceli özelliklerdendir. şöyle ki ergenekon davasında gündemi bolca meşgul etmiş bulunan, "saklı-gömülü cephanelerin ortaya çıkarılması" olayları gerçekten ironiktir. çoğunluk, "diğer pekçok alanda olduğu gibi" kabul etmek istemese de, türk ordusu gayri nizami harp birikimi-becerisi ve eğitimi üçgeninde nato ordularının çok ötesinde bir seviyede bulunmaktadır. normal bir polis memurunun kepçe operatörünü de yanına alarak "abi bulduk buradalar oleyyy, işte bulduk" şeklinde sevinç çığlıkları atarak mühimmatları elleriyle çıkarması halen aklıma geldikçe beni güldürmektedir. adamlar cephane gömülü olduğu bilgisini aldıkları zemini kepçeyle, kazmayla kazıyorlar..hey gidi hey! herşeyden önce tnt, el bombası, plastik patlayıcı gibi mühimmatlar asla ve asla şehir merkezlerine gömülmezler!! bu uygulamalarda 2-3 kişilik birimlerin hepsi birbirlerinden farklı mühimmatları, birbirlerinden farklı mekanlara gömerler ve hiçbir birimin, ötekinin nereye ne gömdüğünden haberi olmaz!!!!!

    artı gömülen mühimmatların gömüldüğü yeri doğrudan belirten herhangi bir belge,döküman,kağıt kimsenin elinde bu-lun-maz!!! gömülü mühimmatı bulmak için, öncelikli olarak mühimmatın yerini belirten dökümana ulaşmak gerekir ki büyük ihtimalle o da bir yerlerde, "çok çok alakasız- öyle polisin falan kazmayla kürekle tahminle müneccimle" bulamayacağı, belirli yerlere koyulmuş belirli işaretleri takip ederek bulunabilecek bir konuma gömülüdür..takip edilecek bu işaretlerin nerede-ne oldukları, gömme işlemini gerçekleştiren birimin elinde "şifreli" bir şekilde not edilmiş olarak bulunur!!!!!!!! bu konular hakkında yazmayayım, başıma iş alırım diyordum ama herkezin doğru bildiğini sandığı bazı gerçekleri de artık yavaş yavaş anlatalım, ortaya çıkaralım..(neyse yine de fazla anlatmıyım, size genel bir ön bilgi olma babında bu kadarı da yeter)

    gayrinizamı harp, devrin-dönemin şartları ve dengeleri ne şekilde olursa olsun, savunma savaşlarında işlevsellik bakımından en etkili çatışma metodudur.
  • artık tanımının ve kapsamının genişletilmesi gereken harp çeşididir. nitekim türkiye cumhuriyeti kurulduğu tarihten günümüze kadar gayrinizami harp içindedir ve de kim bilir ne zamana kadar bu böyle devam edecektir. bugün devlet bahçeli veya bir başka figür istediği kadar biz önce kendi meselelerimizi halledelim desin, bu durum değişmeyecektir. atalarımızın geçmişte egemen oldukları coğrafyalarda yeniden söz sahibi olabilme dürtüsü, dürtü diyorum çünkü bence iradi bir olgu değil resmen genlerimize işlemiş, bizi bu harp türüne mahkum bırakıyor. ne zaman o coğrafyalara el atmaya çalışsak yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz olan yine yüzyıllardır olduğu gibi anadolu halkına oluyor.
  • psikolojik savaş ile desteklenmektedir. toplumu ve bireyi hedef alan bir doktorinden gelir. günümüzde guerilla savaşı olmaktan çıkmıştır. kendi askerine imtina ettiğinden "kandırılmış birey" daha mantıklı gelmiştir. tabi savaş illa topla tüfekle de olmuyor, toplumu bir arada tutan değerleri yok etmek bir taktik, mesela ahlak.
  • unconvantional warfare (uw)
    gayrinizami harp(gnh):
    egemen devletler arasındaki güç dengesi hem yurtiçinde, hem de yurtdışında potansiyel olarak önemli siyasi tehtidler altındadır. gnh'ın paramiliter özelliği, örgütsel ortaklara destek rolüdür. duyarlılığı sağlamak ve korumak için örgütler arası ortaklarla faaliyetlerini koordine etmek gereklidir.
    bir müşterek kuvvet komutanı, gnh'ın askeri yönünü yerine getirmek için tipik olarak sof görevini yerine getirir. genellikle bazı kurumlar arası ortaklar ve bazı hizmet bileşenleri ile destek ilişkileri gerektirir.
    bir komutan ve personel, gnh operasyonlarını hem eşzamanlı olarak yürütebilir / hem de destekleyebilir olmalıdır.
    çalışmanın gerekliliği gizlidir.
    araçların ve yolların operasyon güvenliğini için gizli kalması elzemdir. tüm istihbarat kaynaklarını tüm çatışma senaryolarını askeri kuvvetler yakından takip etmelidir.
    gayrinizami harp genellikle yedi aşamalıdır.
    bunlar;
    1-) hazırlık
    2-) ilk temas
    3-) sızma\infiltrasyon
    4-) organizasyon
    5-) toplanma\yığılma
    6-) görev
    7-) geri intikal
    bu aşamalar, bazı durumlarda eşzamanlı olarak meydana gelebilir veya gerekli olmayabilir.