şükela:  tümü | bugün
276 entry daha
  • "kuşku duymayan kişi bakmaz, bakmayan görmez, görmeyen kör ve şaşkın kalır." kalır diyen mutasavvıf, düşünür.

    (bkz: #109571501)
  • muhabbeti lâyık olan ancak allah'tır!

    allah'a nisbet edildiğinden değil de şahsından dolayı başkasını seven bir kimsenin sevgisi cehaletinden ve allah'ın marifetindeki kusurluluğundan ileri gelir.

    hz. peygamber'i sevmek övülür; zira allah sevgisinin aynısıdır. âlimleri ve muttakîleri sevmek de böyledir. çünkü mahbubun mahbubu mahbubdur. mahbubun elçisi sevilir. mahbubun dostu güzeldir. bütün bunlar esasın sevgisine dönüşür. onu geçip başkasına varamaz. bu bakımdan hakîkatte, basiret sahipleri nezdinde allah'tan başka sevilen ve sevgiye müs-tehak olan yoktur.

    bunun izahı şöyledir:
    biz daha önce zikrettiğimiz beş sebebe dönüp onların tam olarak allah hakkında bir araya toplandıklarını beyan edeceğiz. allah'tan başkalarında ise ancak bu sebeplerin bir tanesi vardır. o sebepler allah hakkında hakikattir. allah'tan başkası hakkında onların varlıkları vehim ve hayaldir ve katıksız bir mecazdır. asla hakikati yoktur. bu hakîkat anlaşılınca allah sevgisinin kesinlikle muhal olduğunu hayal eden, aklen ve kalben zayıf olan kimselerin hayalinin tam zıddı her basiret sahibine inkişaf eder ki hakîkatta allah'tan başkasını sevmemeyi gerektirir.

    o, insanın kendi nefsini, bekâsını, kemâlini ve varlığının devamını sevmesi, helâkini, yokluğunu ve eksikliğini çirkin görmesi ve kemâline engel olan şeyleri iyi telâkki etmemesidir. bu bakımdan bunlar her diri insanın tabiatıdır. diri olan insandan bu tabiatın ayrılması düşünülemez. bu ise allah'ı çok sevmeyi gerektirir; zira nefsini bilen rabbini bilir. kesinlikle varlığının kendi zatından olmadığını bilir. zatının varlığı varlığının devamını ve varlığının kemâlini sadece allah'tan olduğunu bilir. bu bakımdan kulu yoktan var eden, hayatta bırakan ve onun kemâl sıfatlarını yaratmak suretiyle varlığını ikmâl eden ve buna götüren sebepleri yaratan sebepleri kullanma hidayetini yaratan ancak allah'tır. aksi takdirde kul, zatı bakımından, zatından gelen bir varlığa sahip değildir. aksine kul eğer allah kendisine lütfetmezse katıksız bir hiçtir. eğer hayatta bırakmak suretiyle allah'ın onun üzerindeki fazlı olmazsa, katıksız bir şey yoktur.