şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kocamustafapaşa'da adli tıpın tam karşısında, her halde istanbulda yenebilecek en güzel lahmacun ve dürümleri yapan usta. her öğlen cerrahpaşayı doyurur kendileri.
  • lahmacun konulu hürriyet en iyi onda yer almış mekan. benim zevkime ve denediklerime göre de istanbulda ilk üçtedir.
  • antep usulü (sarımsak/maydanoz) lahmacun seven biriyseniz buranın lahmacununu kesinlikle tatmanız gerekmektedir.
  • istanbul'da en iyi lahmacunu yapan yer. cerrahpaşa hastanesi'nin kocamustafapaşa'ya uzanan kolunun karşısında yer alır. eski sahibi "mehmet usta" halen işletmiyor olsa da onun ekibi aynı lezzette sunumlarına devam ettirmektedir.
  • son gittiğimizde 40 yıl önceki tasarımını hatta her şeyin üzerindeki tozları bile koruyordu

    yani eğer orada yerseniz lahmacununuzu, öyle bir yemek ki geçmişe yolculuk gibi, emaye tabak bile var gidin görün derim

    ama lahmacunlar enfes
  • istanbulda yiyebileceğiniz en iyi lahmacunlardan birini yapan mekandır.
    adres ve detaylı inceleme için;
    http://gezipyiyoruz.blogspot.com/…a-cerrahpasa.html
  • burada öğlen vakti yer bulmak neredeyse imkansız oluyor bazen. kalp krizi geçirmenin en mantıklı olduğu yerlerden biri. içerisi full doktor. gerçi bu mantıkla cerrahpaşa'daki bir kırtasiyede de kalp krizi geçirmek aynı oranda mantıklı. şöyle bir bakıyorum da, lahmacunları cidden şahane.
  • cerrahpaşa'nın karşısında olması ve güzel ürünleri sebebiyle uğrak mekanımdı. misafirimi, eşimi dostumu keyifle götürüyordum. açıkçası o zamanlar da çalışanların hali tavri tuhaftı ya, eski esnaf küçük esnaf görüntüsüne verip takılmıyordum. su falan cam şişede gelir, hem de şimdiki trendden evvelden beri.

    neyse bugün açım ve kendimi burada ödüllendirmek istiyorum. ayda 2-3 kez giderim, elemanlarda beni şöyle tanır. pazar akşamüstü. orta bir kalabalık var. bir masaya oturdum. tam sipariş vereceğim, kasada hep duran bey "tek kişi miyiz" dedi. dedim "evet". o zaman sizi şu yan masaya alalım dedi. benim oturduğum masa da, onun teklif ettiği masa da dörder kişilik ve dükkan tam dolu değil. hoşuma gitmedi bu tavır. dedim "beni neden kaldırıyorsun yerimden, bak orası da dört kişilik masa". ağzından birşeyler geveleyip -ki sahiden anlamadım, belki sadece homurdandı- bir tarafını dönüp arkaya doğru gitti.

    kebapçıda iyi müşteri gibi görünmek için illa beyaz gömlekli, göbekli, bıyıklı olmak ve "dört kişi" gezmek gerekiyor herhalde!

    fena bozuldum ve çıktım. o sırada oranın "kıdemli" görünen garsonlarından biri de duyarsızca seyretti beni. böyle küçük kafalarla kaybediyor türk esnafı. tüm muhabbetimi yitirdim ve sahiden üzüldüm. ha belirteyim ki mevzu bahis masalar ne manzaralı -ki muhitte manzara yok efendim, bilen bilir- ne cam kenarı vs. vs. neresinden tutsan saçmalık. inşallah burayı okurlar da birazcık ibret alırlar, iyi bir müşteri yitirdiler.