şükela:  tümü | bugün
  • hemen ingilizcesine bakalim ki daha yaygin kullanimlidir, (bkz: casino)
  • kimi ailelerimiz icin, oraya gidip yarim kilo cekirdegi tuketmek, cocuklar bahcede oynarken cay icebilmek en buyuk lukstur.
  • tarabya yakınları bolca bulunan bir çeşit eğlence mekanıdır. buralarda eğlenmeye giden kimselerde bir alt benlik biçiminde kendini gösteren gazino kültürü oluşmuştur. eğlenceye susamış bu insan tipi zaman zaman ceket yakar, sağa sola peçete savurur. ancak kültürün en önemli iki olgusu peçete kağıdına yazılıp şantör-piyanist kimseden istenen istek parçalarla, ortaya getirilmesi şart olan "alevli meyvedir".
  • ankarada bi semt. vardir bunun gibi hep merak ettigim ama hic gitmedigim ilginc isimli bikac yer daha. (bkz: asagi eglence) (bkz: cin cin baglari)
  • askerdeki arkadasinizi aradiginizda kogustakilerin arkadasinizin orada oldugunu soylemesi ile dumurdan dumura uctugunuz yer... (ulan herif askerde ama hala gazino pavyon... ne adammis yav)
  • askeriyede, gunluk hayattaki kantin ile ayni anlama gelen kelime.
  • engin ardıçın "gazino kültürü" yazısı ile incelediği mekanlardır

    orası bir “kapalı sistem”dir. ayrı kuralları vardır.

    üretilen müziğin kalitesi hiç önemli değildir, çünkü başta fasıl olmak üzere, hiçkimse müziği dinlemez!

    “faça masa” tabir edilen ön masalara oturtulduysan, masanın üzerinde ne varsa ödemeyi olduğu gibi kabul edeceksin. “kaldırın bunları” şeklinde bir cümle kuramazsın. genellikle şişeyle viski bulunur, sen rakı da içsen... viski aslında “şarkıcının ayağına dökmek” amacıyla kullanılacaktır ama yoğurtlu patlıcan kızartmasıyla da içebilirsin, ayıplamazlar.

    kabadayılıkta da, gelen hesabı az bulup, çok bulup değil, az bulup geri göndermek ve daha kabarık istemek esastır!

    klasik iş kuralları da, çalışma hukuku da geçerli değildir.

    assolistin istemediği hiçkimse, değil onun “altında” sahneye çıkmak, kenef kapısında bile çalışamaz.

    orada bildiğimiz anlamda hafta tatili yoktur, programlar paket şeklinde tasarlanırlar, otuz gün, kırk gün gibi. tutarsa uzatılır, iş yatarsa hemen kaldırılır. izin yapmak bir yana, tam tersine, haftada bir gün de para alınmaz, yani sahneye bedava çıkılır. gazino jargonunda buna “içeriye çalışmak” tabir edilir.

    kadınlarla konuşurken kafa kaldırılmaz, gözlerine bakılmaz. bakarsan, bu, “iş koymak” anlamına gelecektir. şarkıcıya iş konulabilir, komiklere konulmaz. sıradan çalışana, yani çiçekçi kıza, vestiyerci kadına falan asılmak fevkalade ayıp karşılanır, racona muhaliftir.

    gazino ekonomisi, düzenli ve sistemli olarak avanta dağıtmak üzerine kuruludur. patron, başta sanatçılar ve diğer çalışanlar olmak üzere “gerekli kişilere” avanta dağıtır, sanatçı da yanında beslediği asalaklara.

    hemen her sanatçı, yanında bir asalak ordusu besler.

    ütüsünü yapanlar, mantosunu tutanlar, kapısını açanlar, sigarasını getirenler...

    her kadın sanatçının yanında, ne idüğü belirsiz bir ya da birkaç kadın daha bulunur. her kadın sanatçı “subret” bulundurur. teyze kızı, komşu hanım, yakın arkadaş, ahret kardeşi falan görünümünde olan bu subretler, sanatçıya bir tür “nedimelik” ederler.

    haa, bir de “çanta taşıyıcı erkekler” vardır tabii. kimi zaman bu koca da olabilir.

    kimi zaman bunlara, “getirip götürücü erkekler” de eklenir. bu kimi zaman sanatçı hanımın “dostu” da olabilir, taksici de.

    gazino dünyasında, birlikte olduğun kadından “sevgilim” şeklinde sözetmek hiç de hoş karşılanmaz, mutlaka “nişanlım” diyeceksin. nikâhsız olan herkes nişanlıdır orada.

    ve de, beğendiğin bir erkek sanatçıya, yanında mermileriyle tabanca hediye etmek çok olağandır.

    kafadan aşağı dökülecek gül yaprakları çiçek kategorisine girmez, onlar ayrı bir tabakta satılırlar.

    kadına gönderilen çiçeklerin hepsi sahneye çıkarılmaz, bu işle görevli ayakçı tek bir buket seçer, üzerine bütün çiçek gönderenlerin listesini önem sırasına göre yazıp yapıştırır, ve bu liste mutlaka ve mutlaka ve mutlaka sahnede okunur.

    isim listesi gazeteye ilan vermek ya da davetiye göndermek için yapılacağı zaman da, soyadların baş harflerine göre değil, ön isimlerin baş harflerine göre yapılır, ama bu gazino dünyasına özgü değildir, iş dünyasında bazı hamşo sekreterler de yaparlar!
  • askerlik şubesinde içeride iki koltuk, bir sehpa ve bir adet kanepenin bulunduğu yarı-karanlık bir odaya verilebilen isim.
  • mutluluğu hesaplamayı sevmiyorum,
    ruhsuz bir leke olabiliyor bazen doğa.
    çok içmedim, niyetliyim sadece
    ince bir hayatın bütün ince renklerini
    yaşamaya

    rüzgâr kıllı, pürüzlü bir bulutu sürüklüyor,
    bir çapa salınıyor denizin dibine
    ve yumuşak bir yelkencesine asılmış ruhum
    sallanıyor bu kahredici uçurumda.

    ama seviyorum bu gazinoyu, kumul gibi,
    uzakları seyrediyorum buğulu pencereden,
    ince bir ışık demeti düşüyor buruşuk
    masa örtüsüne,

    sonra yeşil sular içindeyim,
    sonra gül gibi kristaldeki şarap,
    sonra ne kadar da seviyorum havayı
    yaran martıyı.

    osip mandelstam
  • ismi über süper güzel rock grubu. kendilerini anlatışları ise şöyledir (ana fikir içine atma!);

    "gazino, 2007 yılında barış erdem ve cem akkartal tarafından kuruldu. 2008 yılında çağrı döner’in ve 2010 yılında ümithan şardağ’ın katılımıyla grup, bugünkü halini aldı.

    galatasaray lisesi’nden arkadaş olan barış erdem ve cem akkartal’ın müzikal beraberlikleri 2000 yılında başladı. birkaç kez beraber grup kurmalarına karşın, gruplara katılan diğer elemanlarla sorunlar yaşamalarından ötürü ideal kadroyu oluşturamadılar. ancak iki kişi olarak yollarına devam etme kararı aldılar ve beste çalışmalarına ağırlık verdiler. bu süreçte yaptıkları besteler gazino’nun altyapısını oluşturdu.

    2009 yılında çağrı döner gruba katıldı. istanbul üniversitesi devlet konservatuarı’nda okumakta olan çağrı döner’in hayata bakışı ve hedefleri kısa zamanda kaynaşmalarını sağladı.

    son olarak davuldaki hünerlerini sergilemesi için gruba davet edilen ümithan şardağ’ın da katılımıyla kadro tamamlandı.

    gazino çok yakında albüm çalışmalarına ağırlık vereceği gibi, canlı performanslar için de hazırlıklarını sürdürmektedir. gençliğin enerjisini sürekli taşımak ve yolunda gitmeyen şeylere dair şarkılar yaparak ¨içine atma kültürüne¨ karşı durabilmek gazino’nun en büyük hedefleridir."