şükela   tümü | bugün
  • açtığı gazozların kapaklarını çöpe atmaya üşenen bireyin farkında olmaksızın edineceği kolleksiyondur. maden suyu kapağı kolleksiyonu versiyonuda mevcuttur...
  • birde bu kolleksiyonu yapıp sonra o kapakları bir tahtaya yapıstırıp cilalayarak sehpa yapmak modaydı bir zamanlar.
  • eski veya nadir içilen meşrubatların kapakları insana pek değerli gözükürdü. bir de alt kattaki bakkal amcaya tembihlenirdi, gazoz içen olursa kapaklarını biriktirsin diye. meşrubatın markasına modeline göre tek tek dizilir istiflenirdi. büyüyünce kapaklar pas bağladı, koleksiyon atıldı tabi.
  • uzun yıllar boyunca peşini bırakamayacağınız bir koleksiyon türü olan gazoz kapağı koleksiyonu ya da diğer bir ifadeyle metal kapak koleksiyonu, aslına bakarsanız bir hastalık gibi. gözleriniz sürekli marketlerin içecek raflarında ya da ağaç diplerinde, kaldırımlarda oluyor. gözünüze çarpan metal bir kapak sizin için bir umut ışığı oluyor o an. acaba mevcut koleksiyon parçalarından birimi yoksa farklı bir kapakmı ? o yüzden bulaşmadan önce iki kere düşünmenizi tavsiye ederim. marketlerde, bakkallarda gördüğünüz kapakların tamamını topladığınızda bu sefer durum çığırından çıkmaya başlıyor ve artık siz soyut bir seyyah olup memleketi dolaşmaya başlıyorsunuz. bir bakıyorsunuz ki memleketimin bir çok yerinde yerel gazoz firmaları size göz kırpıyor. antalya'da cansu gazozu, adana'da bade, şanlıurfa'da çiriş yudum, denizli'de aysu gazoz, kayseri'de tekir, ordu'da ufuk gazozu, düzce'de uzay gazozu, gaziantep'te yayla meşrubat derken liste uzamaya başlıyor iyice. devreye tanıdıklar giriyor, sosyal medya giriyor. her yolu denemeye başlıyorsunuz. firmalara mail atıyorsunuz. o da ne ? 50 firmadan sadece 2-3 tanesi size geri dönüyor. sonuç hüsran. ama bu dürtüyü durduracak bir allah'ın kulu karşınıza çıkmaya cesaret edemiyor. kurtuluş ise başka koleksiyoner arkadaşlarla tanışmanızla oluyor. müthiş bir dayanışma ile koleksiyonunuz her daim gelişmeye devam ediyor. fakat bu işin sonunun olmadığını yabancı kapakları gördüğünüzde daha iyi anlıyorsunuz. sizi durdurabilene aşk olsun. gelsin uluslararası takaslar. postane yolları ve havalı zarflar için kırtasiye yolları sizin uğrak alanlarınız olmaya başlıyor.

    hayat yerli kapaklarda.bu tabir bence yerinde olsa gerek. çünkü ulaşılması o kadar zor gazoz kapağı var ki, memleketimin öteki ucuna ulaşmaya çalışıyorsunuz. biliyorsunuz ki şişesinde öylece duran o gazoz ve onun kıymetli kapağı, oralardaki bir köy bakkaliyesinde ya da bir köy kahvehanesinde soğuk dolapların içinde duruyor. fakat ulaşamıyorsunuz. düşündüğünüz an belki bir çocuk o gazozu yudumlarken iş yeri sahibi kapağını çöpe atıyor. bilmiyor ki dünya üzerinde o kapağa sahip olmak için kaç kişi mücadele ediyor. evet, hayat yerli kapaklarda dostlar. ne olursa olsun önce memleketimizin kapakları.

    sonu olmayan bir yolculuk ise yabancı kapaklar.maalesef öyle. dünya üzerindeki ülkelere baktığımızda her ülkenin alkollü ve alkolsüz içecek sektöründe muhakkak ki bir parmağı vardır. bu sefer devreye her ülkeye ait en az bir adet kapak edinme güdüsü giriyor. evet, sanki kendi memleketimin kapakları bitti de sıra yurt dışına açılmaya geldi. fakat ne yalan söyleyelim ki yurt dışı kapaklarında gerçekten çok güzel eserler mevcut. bizimkiler gümüş yada altın sarısı renginde düz, desensiz kapak üzerine sadece yazı yazarken, kısacası çok sade ve gösterişsiz kapaklar üretirken, bir de yurt dışı kapaklarını gördüğünüzde farkı anlamaya başlıyorsunuz. bu bile sizin yurt dışı takaslarına girişmeniz için yeterli bir sebep. her ne kadar hayat yerli kapaklarda desekte, yabancılar olmadan olmuyor.

    bulaşmak isteyen varsa yeşillendirebilir.

    buda koleksiyon : metalkapak