şükela:  tümü | bugün
11 entry daha
  • teknolojinin alıp yürüdüğü 21. yüzyıl dünyasında, bütün dünya ülkelerinde ordular sayısal olarak küçülüp teknolojik olarak donanırken, türkiye nüfusunun yaklaşık onda biri nüfusa sahip olan yunanistan bile zorunlu askerliği kaldırırken, türkiye cumhuriyeti devleti'nin uğraştığı iştir.

    gericilik aslında türban takmak değil, bir yandan "bizim dünya vizyonumuz var" deyip diğer taraftan soğuk savaş döneminden kalma uygulamara geri dönmektir. devletin uğraştığı bu iş de bir gericiliktir. bir nevi neo ii. abdülhamit dönemi yaratmaktır.

    bu uygulamanın vatanseverlikten dolayı icra edilmediğini, seçimden önce devletin kasasını doldurma operasyonu olduğunu, ekonominin günden güne kötüye gitmesi sonucunda devletin kendisine bir gelir kapısı yaratma amaçlı olduğunu göt kılı olmayanlar biliyorlar.

    iktidara gelmelerinden bu yana türkiye'de demokratik bir rejimi inşa etme cabası içinde olanların, askeri vesayeti giderme amacında olanların kendi sivil vesayetlerinin şaşırtmayan karşılıklarından biridir bu.

    "devlet fakirleşiyor efendiler, borsa çakılıyor, dolar 2 tl'yi geçti daha da yükseliyor. merkez bankasının para politikaları yetersiz kalıyor. merkez bankası rezervi eriyor. devletimize para lazım. ne yapalım? bakaya kalanlara ve askere gitmek istemeyenlere yüklü miktarda para cezaları verelim. malum önümüz seçim."
  • yok anasının amı dedirtmiş olaydır efendim..

    az önce otele tekrar geldiler saat 00:15 sularında, tekrar aynı senaryo.. dedim ''dalga mı geçiyorsunuz, adam mı seçiyorsunuz? dün imzaladık ya'' http://u1311.hizliresim.com/1h/8/ubpdk.jpg

    inanmadı hırbolar, yapıştılar telsizlere, bir memur eşliğinde tekrar çıktım odaya dün gece imzaladığım kağıdı gösterdim. telsizden ulaşıp merkezden de onay aldılar siktir olup gittiler.. maraş emniyeti çalışıyor!

    allahım sen soktun, sen çıkart!
  • var boyle bir sey.

    bizim arkadaslardan biri yurtdisinda calisti. dovizli askerligini 2010'da yapti 3 hafta. odemesini de takside bagladi. ama mal degnegi ilk taksidi odedikten sonra kalanini odemedi. yok dolar dussun, yok euro ciksin, kendi capinda arbitraj kovaldi falan.

    herif isi falan birakti; memlekete dondu birkac ay once. gecenlerde yemek yiyoruz, tam bu 750bin bakaya/yoklama kacagi mevzuunun ilk lafi donmeye basladigi gunler; ben buna "abi dedim, sen taksitlerin hepsini odedin mi sonunda, aldin mi kagidi?"

    bu yine basladi yok "dolar cok yukseldi", yok "para bagli", "zaten gittim 3 hafta, odemesini yaparim; kacmiyorum ya" falan.

    neyse, yemek yedigimizin ertesi gecesinde bu salak evine yuruyor. besiktas civarinda bir yerde polis herhalde cevirme yapmis, kukalarini falan topluyor. bizim hiyar da "hayirli aksamlar memur beyler; av yok erken kaciyorsunuz" gibisinden bir sirinlik(?) yapma ihtiyaci hissediyor.

    polis de "sen bir kimlik ver bakalim, ava giden avlanir mi gorelim" diyerekten aliyor arkadasin kimligi.

    arkadas bir anda betbeniz soluk atiyor tabii. kaldirimda yusufyusuf beklerken polis sistemden kontrolunu yapip arkadasa donuyor, ve pis pis siritarak "eee yegenim sen asker kacagiymissin" diyor.

    bizim herif 25 dakika polise dil dokuyor; yurtdisinda calistigini, burdur'da askerlik yaptigini falan uzuuuuun uzuuuuun dizi ozeti gibi geciyor.

    polis "valla sistemde askerligini tamamladigin gorunmuyor; ben bilmem" ayaklari tabii.

    sonunda arkadas facebook'unu aciyor, askerde cekilmis 1-2 tane fotografi var, bir tanesi tam komutanligin onunde; bunlari gosteriyor ve anca o zaman yirtiyor.

    uzun lafin kisasi, askerligini yapan arkadaslar da evraklarinin tamam olduguna soyle bir donup baksinlar derim. (misal ben kendiminkilerin fotografini su an cloud drive'a attim; ne olur ne olmaz)
  • aihm'in türkiye'yi yargılayarak suçlu bulduğu hak ihlallerinin şiddetlenerek tekrar edilmesi, devlet organları aracılığıyla suç işlenmesidir bu yapılan. yani bu hususta sizi suçlu yerine koyanlar, vicdani ret konusunda bir alternatif üretmedikleri sürece, aslen daha önce ceza aldıkları suçu tekrar ediyorlar.

    bu tip durumlarla karşılaştığınız taktirde vicdani ret derneği hukuki destek sağlayacağı konusunda duyuruda bulunmuştu; orasıyla iletişime geçebilir, neler yapabileceğiniz konusunda fikir alabilirsiniz.
  • şuan her noktadan köşeye sıkıştırılmış biri olarak bana yusuf yusuf attıran vaka-i vakvakiye.
    01.11.2013 itibari ile tecilim bitmiş ama erteleme bitim tarihi 31.12.2013 olduğu için hadi çık lan bu seferlik sınırdan, al bi tecil öyle gel derler diye bi ümidim var.
    sanırım daha önce yaşadığım şeyi tekrar yaşıcam * havaalanında elinde pasaportum suratima dik dik bakan polisle göz göze gelip hadi lan yırttın geç bakalım hayta desin diye en sevimli halimle o kuyruğa giricem. demezse şimdiden amk onun ben. izin verirlersede tecil mecil uğraşmam daha gelmem davos'a.
  • işin bir komik tarafı da, bu gibi bir garabet (aihm nezninde hak ihlali ve suç), bu denli saldırgan biçimde sergilenirken, ülkenin başbakanının iki oğlundan birinin çürük diğerinin de bedelli olması.

    ha derseniz ki zaten neyimiz "insani", "demokratik" ya da biraz bile olsa insaflı, siz de haklısınız elbette. şu ülkede yapılan insana saygı duyan, vahşi polis devleti, vahşi kapitalizm kategorisine girmeyen ne kaldı, ben de bilemiyorum.

    totaliter akp diktatörlüğü her koldan saldırıyor şu sıralar.
  • sultan 1. tayyip han iktidarının biber gazıyla, polisiyle, tomalarıyla, yasa adı altında çıkardığı zorba kanun ve yönetmelikleriyle ve hatta fermanları ve baskılarıyla sindiremediği gençleri sindirmek için başvurduğu yöntemlerden biri. sultan 1. recep han'ın çok saygıdeğer oğullarının çürük ve bedelli olması da ironik tabi bu durumda.
  • yeni bir uygulama değildir, denetimlerin sıklaştırılması ve cidddiyeti amaçlanıyor. devletin satacak yeri kalmadığından şimdi de halka ceza kesmeye başlıyorlar.

    3 gündür askerlik işlerimi halletmem için bulunduğum yerdeki şubede yatıp kalkıyorum neredeyse. saatlerce işlerimin halledilmesiyle uğraştım. okulum ağustos'da bitmesine rağmen yoklama kaçağı gözüküyormuşum aylardır. bunu düzeltmeseydim eğer en az 3-4bin lira para cezası yiyeceğimi söyledi memur ve benim gibi olan önündeki 10 adet dosyayı göstererek de cezalarının işlendiğini kısa bir süre sonra yangınlı bir şekilde şubeye geleceğini söyledi.

    ha bu arada unutmadan cezaların böyle sıklaştırılmasının nedenlerinin birisi de marmaray olduğu söylentiler arasında. en azında şubedeki memur bana bunu söyledi.
  • ben yaptım sende yap mantığınızı sikeyim ben. nedir bu toplumsal zorunlulukları yapanların, yaptıkları anda diğer insanlardan da yapmayı beklemesi olayı? sen askere koşa koşa mı gittin? askerliğinin ilk gecesinde kafanı yastığa koydun ve uyudun öyle mi? askerliğin klasik geyiği "askerlik kısalıyormuş" lafını arkadaşından duyunca üzüldün yani di mi? yada benzer düzlemdeki diğer bir dert olan öğrenim kredisi borcunu bankaya zıplaya zıplaya mı ödedin de milletten de bu sevinci bekliyorsun?
    millet yıllarca bir umut gitmeme ihtimaliyle doktora bile yapıyor. azıcık muhakemesi olan adam zaten son ana kadar bekliyor, belki ödeyebileceğim bir bedelli çıkar, belki kalkar diye. nedir "ben yaptım, sizde yapın, ben enayi miyim" mantığı?
  • yurtdışına çıkarken pasaport kontrolünde yusuf yusuf olmama sebep veren uygulama. neyse ki iki dönem bakaya kalmış biri olarak pasaport kontrolünde herhangi bir problemle karşılaşmadım.
43 entry daha