şükela:  tümü | bugün
  • 20 yaşlarındayken çok sinirli olduğum bir konu idi. ancak "varmış böyle birşey".

    insan kısmı, hakikaten de bazı şeyler başına gelmeden anlamıyormuş, hali vakti yerindeyken, herşey yolundayken ya da tecrube etmemişken "aman canım insan isterse" diyerek yok sayıyormuş böyle konuları, ajitasyon diyormuş, duygu sömürüsü diyormuş... oysa onlar bize annelik ediyormış. ben ettim sen etme "var böyle birşey" diyorlarmış...

    sadece okumakla, ya da başkalarının başından geçen tecrubeleri bilmek ile ögrenilen birşey degilmiş yaşamak, her bünye de farklı cereyan eden birşeymiş.

    "başıma gelse ne yaparım"ı şu an sahip olduğunuz şuurla yargılamak dünyanın en büyük ayıbı imiş. "başıma gelse nasıl hissederim" de kurgulanabilir birşey değilmiş.

    yalnız insan güçlü insandır evet doğru... ancak yalnız insan bir süre sonra onu bilerek, bunu bilerek giderken sadece ürünlerinden ibaret bir insan oluverebiliyormuş. yalnız insan çok şeyi başarabiliyormuş ama aslı paylaşılmayan başarının hiçbir anlamı yokmuş...

    takdir edilmek hicbir zaman sevilmenin yerini dolduramıyormuş.

    bugün bana sorulsa; cadı hanım, bildiklerinizi ve bildiklerinizi takdir edenlerimi seçerdiniz, yoksa küçük ailenizde mutlu mutlu yaşamayı mı dense, salise düşünmeden hadi abi prosedur neyse razıyım derim.

    ama umut hep varmış...bu hisler ve ve düşünceler de bu ana aitmiş... yarın kimbilir ne olurmuş demeyenlere yine kızarım o ayrı...
    zira (bkz: don bak dunyaya) cunku o herzaman senden büyük...
  • zararın neresinden dönülse kardır deyişidir burada gecerli olan, yeter ki dönülemeyecek kadar gec olmasın..
  • "vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
    vaktinde anlamanın sevinci mi
    ya da biraz geç kalmanın
    o gereksiz tedirginliği mi
    hangisi
    ama belli ki sonundayız her şeyin
    en sonunda."*
  • kazım kanat'ın genelde yaptığı hareket.
  • zor bir durumdur. anladığınız anda, anlamadığınız zamanlarda yaptıklarınız gelir aklınıza ve konunun önemine göre, "hay allah!" tan "yer yarılsa da içine girsem, bir daha da çıkmasam, kimsenin yüzüne bakmasam" a kadar gelebilen bir utanç duygusu kaplar bünyeyi.
  • anlamak için geç olana kadar anlamamak anlamına gelir. kişinin kafası basıp konuyu anladığında da "artık çok geç..." gibi bi cevap alır. bu tip kimselere, bolca vitamin, fosfor içeren yiyecekler ve havuç* öneriyoruz. ayrıca zihinlerinin daha da açılması ve olan biteni zamanında kavrayabilmeleri için, içki, sigara ve bi kısım keyif verici maddelerden uzak durmalarını da şiddetle tavsiye ediyoruz.
  • kafayı duvarlara vurmakla aynı zamana rastlayan durum.
  • (bkz: dank etmek)