şükela:  tümü | bugün
  • bir seyi zamaninda yapamamak, yetisememek..
    migren esnasinda salaklik yapip ilaci almakta gec kalmak gibi cesitleri olumcul sonuclar dogurabilir..
  • çok uyuyan,tembel veya saat takmayan insanların genelde yakındıkları ama hep başlarına gelen durum..bazen sorumsuzluk da sayılabilir.
  • daha onceden biyere geç kalacağını anlayıp, apar topar $ansa bir sonraki vasıtaya binip geç kalmadığını gorunce hep o saatteki vasıtaya bineyim nasıl olsa yeti$irim zihniyetiyle bunu tekrarlamak, alı$kanlık haline gelebilen bir olay.
  • bazen de yetisememek olur.
  • iki türlü gec kalma durumu vardır:
    1- bilerek ve isteyerek geç kalmak; davetlere, sevgiliyle randevulara, okul balosuna, şirket yemeğine, konsere etc... geç giderek olaya önem verilmediginin ima edilmesi.
    2- istemeden geç kalmak; şunu mu giysem bunu mu diye düşünürken zamanın geçmesi, yağmurlu havada taksilerin durmaması, trafik ışıklarına takılmak, asansörün bir türlü gelmemesi, kalabalık yüzünden koşamamk gibi durumlar nedeniyle dış kaynaklı istemsiz geç kalma durumudur.
  • geç kalanlar her zaman bir yerlerde beklendiklerini bilirler. zamana karşı sürekli meydan okuyan kişilerdir bunlar. acele adımları, birbirine karışmış elleri ve ayakları vardır. gittikleri yollar hep bitmez tükenmez görünür gözlerine. gittikleri yere vardıklarında sitem edileceğini bilirler ama yine de acele etmeye devam ederler.
  • hayatın her anında yaşanabilecek bir durumdur...bazen bir yere gitmeye,bazen bir şeyi söylemeye,bir şeyi yapmaya geç kalabiliriz.hatta hayatı durumlar da bile gerçekleşebilen bir hadisedir.bu durumu yaratan en büyük düşman bir şeyleri ertelemektir.
  • – sen demokrasinin hangi çağında doğdun?
    – felsefî düşünüş hazırlıklarının arayış çağında doğdum.
    – hangi çağında büyüdün?
    – liderlik çağında.
    – şimdi demokrasi hangi çağını yaşayor, biliyor musun?
    – biliyorum.
    – söyler misin?
    – söylerim.
    – söyle öyleyse.
    – şimdi demokrasi siyasî üstünlük yarışı çağında değil, ekonomik düzen çağındadır.
    – böyle bir çağda demokrasi tartışmaları ve devlet idareleri dayanaklarını kimlerle ve nelerle geliştiriyorlar?
    – kişiler karşılıklı atışmalarla değil, prensipler karşılıklı tartışmalarla.
    – bunlar siyasî ve sosyal prensipler mi?
    – hayır, başda ekonomik prensipler..
    sonra sosyal prensipler ve ahlâk kuralları.
    bunlar siyasete göre değil, siyaset bunların verilerine göre oluşuyor.
    partiler ulusal sıralarını ülkenin gerekleri yönünden güttükleri amaçlarına göre alıyorlar.
    adları vasıfları değil, vasıfları adları oluyor.
    – sen şimdi ne düşünüyorsun?
    – geç kaldık. çok konuştuk. son vapuru kaçırmasak deyorum.

    özdemir asaf
    yuvarlağın köşeleri