şükela:  tümü | bugün
  • gecenin 3 ünde eşinin bel fıtığı ağrısı tutar ve kıvranmaya başlar yatakta, doktorun vermiş olduğu ağrı kesici iğne bitmiştir, aynı reçeteyle kartal/cevizlideki bir nöbetçi eczane bulunur, ilaçların bedeli 12 tl 50 kuruştur, kredi kartı verilir eczacının vakıfbank pos u karttan parayı çekemez, tekrar denetilir sonuç aynıdır. gecenin 3 ünde dışarı çıkarken cüzdanda para varmı diye bakılmamıştır ve sadece kredi kartına güvenilmiştir, utangaç ve mahçup bir yüz ifadesiyle 12 tl 50 kuruşluk ilacın bedelinin daha sonra verilmesi teklif edilir ve eczacı hanımefendiden pis pis sırıtan bir suratla red cevabı alınır. ilaç poşeti tezgahın üzerine bırakılıp sessizce dışarı çıkılır, bir bankamatik bulunup para çekilir, aynı sırıtan suratla muhattap olmamak için kartal merkezde başka bir nöbetçi eczaneye gidilir, önce kredi kartı verilir tekrar ve kredi kartı olması gerektiği gibi gerekli tahsilat onayını verir. ilaç alınır, eşin yanına gidilir ve kendisi alınarak en yakın hastanenin yolu tutulur, güzel bir kokteyl iğneden sonra rahatlamış bir şekilde eve dönülür. bütün bu geceden akılda kalan ise pis pis sırıtan eczacıya akılda kalıp söylenemeyen onca güzel sözdür...

    edit:----------------------------------------------------
    tüm yorumlara binaen edit ihtiyacı hissettim.

    *yanına neden para almadın diyenler için.
    -siz gece 3 de karınızın acıdan ağlamasıyla uyandınızmı hiç ? bunun sizi nasıl bir ruh ve beyin haline soktuğunu biliyormusunuz? evden üzerinde pijamalarla, cüzdan ve araba anahtarı alarak koşarak çıkan birinemi söylüyorsunuz bunu?

    *neden acile gitmedin diyenlere.
    -acile giderseniz kimse size kafadan iğne filan vurmaz, devlete giderseniz ölümcül değilseniz 1 saat, özele giderseniz 30 dk doktorun görmesini ve size reçete yazmasını beklersiniz. ama elinizde reçete ve ilaç varsa gidersiniz verirsiniz hemşireye iğneyi yapar, çıkar gidersiniz. acıyı çeken bilir, kimse sevdiği birinin bırak 5 dk 1 sn daha fazla acı çekmesini istemez. belki elimde reçete olduğu için acilde iğne yaparlardı, ama panikle o an böyle bir karar verdim.

    *benzinciye, market a gittiğinde kredi kartın çalışmazsa onu burda laf ediyormusun diyenlere.
    -ikisinede cebimde yeterince para olmadan gidiyorum, ama biliyorumki tonla pos cihazı var, biliyorumki o parayı bir şekilde tahsil eder o karttan. kaldı ki almaya gittiğim şey ilaç, hayati birşey o posun çalışmaması benim suçummu?
  • eczacının yaptığı şerefsizliktir net. ancak eczane aramak yerine hastaneye gidilse zaten orada güzel bir kokteyl iğne yapılırdı. bunca yıllık doktorum kokteyl iğne nedir bilmiyorum. geçmiş olsun der uzaklara bakarım.
  • dostum eczacı demişsin ama bu bildiğin orospu çocuğu denilecek ticarethane sahibi.

    not: geçmiş olsun
  • demek ki kendini kızılay olarak görmeyen eczacıdır.
  • bir gece taksiden inerken baş parmağım nası becerdiysem (çakırkeyftim biraz) kapıya sıkışmıştı. acıyla baktığımda parmağımdan oluk oluk kan akıyodu. aynı taksiye tekrar atladım, beni acil bi eczaneye götür dedim. adam dedi ki acile götüreyim. ben de hastaneleri pek sevmediğimden eczaneye gidelim onlar da aynısını yapar nasılsa dedim.

    gittik bi nöbetçi eczaneye. pamuk, beyaz renkli bi krem, tentürtüyota benzeyen bişey, bi tane daha bi kremle bandaşlar vs ile tedavimi gördü. sonra da 50 lira istedi.

    kullandığı ne varsa, hepsini poşete koydu, bana satmış oldu yani 50 liraya.

    ben de sordum, "kardeş bunların sende hiç açığı yok muydu, ne yapıcam ben onları, o koca pamuk paketini" falan dediğimde, "biz nası para kazanıcaz ozaman" dedi.

    be amk'nun eczacısı, ulan acile gitsem para vermeden aynı muameleyi görürdüm. hadi beni geç, durumu olmayan biri gelse ne olacaktı peki?
    senin yatacak yerin yok eczacı, tiksiniyorum hepinizden...
  • hasta yakınının da sorumsuzluğudur. hadi markete falan gitsen para pek mühim değil, aldıklarını bırakır, sonra yine gelip alırsın. ama nöbetçi eczane aramaya çıktığın bir vakit, belliki sağlıkla ilgili bir durum söz konusu, sen hangi akla hizmet yanında para bulundurmuyorsun?
  • çalışan ise sonuna kadar haklı işyeri sahibi ise kısmen haklı olan eczacıdır.

    restorantta nasıl ki yemek yedikten sonra veresiye teklif edemiyorsan, hayır amaçlı kurulmayan ve özel bir kuruluş olan eczanenin de çok da hayati olmayan bir ilaç için böyle bir cevap vermesi normal.

    ancak işyeri sahibi ben olsaydım muhtemelen verirdim. internette haksız yere ananıza sövülmesinden iyidir.
  • ilk olarak belirteyim, eczacının yerinde olsaydım ilacı verirdim ama paranın geleceğini düşünmezdim; çünkü 10 kere versem 5' i geri gelmezdi. üç kuruşun üzerine yatacaklarından değil, gelmeye üşendiklerinden gelmezlerdi.

    sağlık tabi ki önemli. para insanların sağlığından daha önemli demiyorum ama günümüz insanını düşündüğümüzde eczacının tavrı pek de anormal kaçmıyor.
  • yavşaklığın lüzumu yok.
    gecenin üçünde ben senin kapına dayansam ve "kardeş kusura bakma 12 lira 50 kuruşluk şeker lazım" desem verir misin ulan?
    beni tanımaz etmezsin, vermezsin tabii.

    kaldı ki eczacı gecenin köründe hapçısıyla, bağımlısıyla, bir türlü şerefsizi ile uğraşmak zorunda kalıyor;
    sen götünü kaldırıp eve gitmeye, cüzdanını alıp ilacın parasını vermeye üşeniyorsun ama buraya entry girmeye üşenmiyorsun?

    yav he amk he.
    avrupada olsan zaten veresiye teklif edebilecek göt olacaktı sende, onlar da sana veresiye ürün verecekti.

    neyin kafasını yaşıyorsunuz anlamıyorum ki amk.