şükela:  tümü | bugün
  • gece ile birlikte çöken sükun dolu duygusal ağırlığın, hassas insanlarda bıraktığı gariplik.

    psikolojik bir hastalık olarak tanımlanan ve "karaduygu" anlamına gelen melankoli sözcüğü, bazıları tarafından öyle pek rahatsızlık olarak görülmez ve kulağa tatlı bir çağırışım yapar. zira kimilerine göre melankoli, içinde bir haz barındırır. bu yalnız ve ıssızlığı seçme hali, gece olunca daha derin bir biçimde hissedilip, gündüzden ziyade, karanlığın kendisi olan gece ile daha çok örtüşür. melankolik bir insana göre asıl rahatsızlığın kendisi, gündüzdür.

    gündüz demek; telaş dolu koşuşturmaların, boğucu bir hengamenin, dur durak bilmeyen bir tansiyonun kaynağı olan kalabalıkların zamanıdır. gündüzleri, hayat fazla uyanık ve yoğundur. hülasa, gündüzler hep yorucudur.

    bu namütenahi akış, ancak gece olunca duraklar ve kovuklarında saklanan melankolikler, karanlığın inişiyle birlikte ağır ağır nefes almaya başlarlar. geceleri hortlayan melankolikleri burada, sözlükte bile rahatlıkla hissedebilirsiniz; kimileri birkaç satır şiirle, kimileri şarkılarla, kimileri ise böyle bir yazıyla çıkar karşınıza.

    çoğu rahatsızlığın geceleri nüksetmesi gibi, melankoli de en çok geceleri yaşanır. fakat bu rahatsızlıkların aksine melankolik insanlar, geceleri kendilerini daha rahat hissederler.

    edit:imla.
  • “yaşam gecenin konusudur” gündüz vassaf
  • her gece burdayım. ekşi yokken avunacak bir manzara bulurdum illaki, şimdi ekşi var da bir nebze kafamız dağılıyor.
    iyi ki varsın sözlük.
    ama melankoli ve yalnızlık kendini sevdirir ve sevdirdikçe derinleşir. mazoşist bir bağımlılık çıkar ortaya her gece.
  • (bkz: oxytocin)
    (bkz: melatonin)
  • vaktinden bağımsız çalar bazen insanın kapısını.

    ağlama duymaz artık! bir varmış, bir yok oldu...