şükela:  tümü | bugün
35 entry daha
  • çok değişik bir başlık. demek ki aynı vardan varolmuşuz. aynı duygular aynı hisler. gece yolculuğunda malatya gibi bir yerden geçerken yolda kayısı satan köylüler...
  • sanki o evler sahipsiz, sokaklar da cocuksuz gibidir.
  • bu kadar romantizm fazla gençler. gidin biraz uyuyun sonra elit hayatlarınıza kaldığınız yerden devam edin. o evlerde bildiğin köy hayatı yaşanıyor çok abartılacak bir şey yok.
  • kim bilir içlerinde neler yaşanır, nasıl hayatlar var? diye düşünürüm. tahayyül etmeye çalışırım. "yolda kaldım kalacak yerim yok." desem kaçı beni alır, alırsa nasıl davranır diye de merak ederim. aynılarını yürürken veya penceremden baktığımda gördüğüm evler için de düşünürüm.
  • gerede'den samsun'a kadar çok görülen evlerdir. hatta bazen ileride bir yerde bir köy görünür, ne yola yakındır ne bir şehir merkezine. istemsizce "yahu ne işiniz var orada?" dedirtir insana.

    (bkz: #72024672) bu enrty'deki gibi ben de hiçbir zaman uyuyamadığım için yolculuklarda, özellikle kış aylarında üşürken o otobüste hep hayal ederdim o soba odasında uyumayı. 55 kg yün yorgan ve taş gibi sert yastık. yorganın altına girince önce bir ürperti gelecek ama sonra yavaş yavaş o sobadan gelen yanan odun sesiyle ve sobanın üstündeki delikten tavana vuran ateşin dansını izleyerek uyumayı hayal ederdim.
    bir de o köylerde, o evlerde yaşayan, yaz ayları olmasına rağmen kazak üstüne ceket giyen ve kafasında kasketi olan bir dede görürsün. hep de zayıf o olur o dedeler. onlarla durup sohbet etmeyi hep çok istemişimdir köy kahvesinde.
  • insana guven ve huzur verir. lan allah korusun, bir kaza olsa, ya da yolda kalsak falan, ilk onlarin yardima gelecegini bilirsin, sonra onundeki kel ile sirma izometrik kafanin arasindaki 32.5 derecelik acidan son bir kez otobus soforune, "uyumuyon lan dimi lan kaptan?" bakisi atilir, ve bir turlu gelmeyen uykuyu getirmeye calisma umuduyla gozler kapatilir.

    (bkz: otobüs yolculuğu sırasında kaptani kontrol etmek)
  • sabaha karşı girilen bir şehirde garip duygular hissettiren manzaralardır. arka planda ibrahim sadri - yol şiiriyle hisler daha da karmaşıklaşır.bir türlü bitmek bilmez osmancık havza arasındaki yol. bir türlü kaybolmaz ters akan nehir.
  • (bkz: sonder)
  • hep sen gibi bir mutlulugun o evde oldugunu hayal etmiş ve her nedense senin sobalı, gosterısten uzak dogal ve duygusal bir şiir gibi orada sonsuza kadar yasadıgını düşünmüştüm. yanılmadım.. simdi, şiir ete kemiğe büründü.. tüm karlar eridi ve tüm o yolculuklar daha aydınlık..
  • bi keresinde o evlerden birine misafir olmuştum. ev çevreyolunun hemen yanındaydı ve yoldan malumunuz sayısız tır, otobüs, otomobil vs. geçiyordu. inanın o evlerde yaşayanların da duygusu otobüs yolcularınınki gibi karşılıklı. balkonda oturup hem muhabbet edip hem de geçip giden araçlara bakarken ev sahibi aynen şöyle bir cümle kurmuştu;

    "bak yine bir otobüs geçiyor, kim bilir içindekiler ne amaçla nerelere gidiyor. çok şükür evimizdeyiz biz, onlar da sağ salim ulaşmak istedikleri yere ulaşırlar inşallah"
106 entry daha