*

şükela:  tümü | bugün
  • bugün aldığım ve çok beğendiğim, klasik bir bülent ortaçgil albümü.mutlaka alınmalı.kadro: cem aksel*, gürol ağırbaş*, erkan oğur*, baki duyarlar*.
  • aslında kasetteki ilk şarkıdan itibaren tipik ortaçgil kaseti olduğu fark ediliyor ama sanki bir şeyler eksik, ne olduğunu bilmiyorum ama öyle. belki de mükemmel şarkılara sahip birinden iyinin iyisini beklediğimizden...
    gerçi, basit, bu su hiç durmaz, küçük şeyler, değirmenler, gibi güzel ötesi şarkılardan sonra bunların üstüne çıkacak şarkılar yapmak da zor gibi görünüyor. yine de kasetin kalitesi tartışılmaz, o da ayrı.
  • - bülent ortaçgil’in yeni albümü; ‘gece yalanlari’

    - ortaçgil, beş yıllık suskunluğunu ‘gece yalanları’yla bozuyor...

    bülent ortaçgil, beş yıllık suskunluğunu yeni albümü ‘gece yalanlari’yla bozuyor. ada müzik tarafından yayınlanan ortaçgil’in son albümü müzik piyasasının en sağlam yapıtlarından biri olarak raflardaki yerini aldı.

    sanatçıya bu albümde yıllardır kendisine eşlik eden çekirdek kadronun yanında ilk kez klavyede baki duyarlar katılıyor. sanatçı, erkan oğur, gürol ağırbaş ve cem aksel’den oluşan bu çekirdek ekibiyle yine değişik, gizemli ve ilk dinleyişte kolay anlaşılmayan bir albümle dinleyenlerinin karşısına çıkıyor.

    zor, çok zor bir albüm
    bülent ortaçgil’in albümü öyle kolay dinlenip sindirilen albümlerden değil haberiniz olsun. bazı müziklerin sınıflandırmaları işi karıştırıp, bozar. dinleyen bir türlü karar veremez. bu müzik nedir? pop mu? folk mu? etnik caz mı? protest mi? nedir? ortaçgil’in şarkıları da işte bu kafa karıştıran şarkılardan oluşuyor. salt isim koyma ihtiyacımızı bu albümde maalesef doyuramıyoruz belki de en iyisi müziğe kendinizi bırakıp, yalnızca dinlemek.

    ‘gece yalanlari’nın açılış parçası ‘rastlantı yalanları’. blues’a benzer bir havada çalgılar teker teker oyuna katılıyorlar ve ortaçgil’in eski bir sevgiliye rasladığında söylediği yalanları dinliyoruz. albüme adını veren ‘gece yalanları’ ise çok ciddi bir iç hesaplaşmanın yalanla eşdeğer tutulan barok formda bir sunumu. sonraki parça ‘bir tek sen yalanı’ ise albümün en komik, en kolay dinlenen parçası ve erkeklerin her an söylediği beyaz yalanları konu ediyor. ortaçgil’in az tanıdığı biriyle aynı evde geçirdiği iki–üç saati anlatıyor. ‘hiçbir zaman’da sözler aşırı basit, müzik yalın ancak iyi kurgulanmış bir şarkı. ve aklımıza ‘bu basitlikle nasıl böyle bir güzelliğe varılıyor’ sorusunu getiriyor.

    ‘nereye sokağı’ albümün tek eski şarkısı olarak karşımıza çıkıyor. ortaçgil’in zarif yorumu, ‘minimalist’ bir yaklaşımla sanki bir dere başında çala kalem söylenen, her satırını uzun uzun düşüneceğimiz bir şarkıya dönüşmüş. ‘sakın şaşırma’da ölüm ve yaşamı yanyana görüyoruz. karamsarlık ve hüzün alıp başını gidiyor...

    ‘aynı zincirin başka bir halkası!’ diyor ortaçgil. ve sıradan bir düzenleme büyüleyici bir atmosfere dönüşüyor şarkı bitiminde. ‘biz babasızlar bandosuyuz’ diyor ortaçgil. “en son baki’ninki de gitti! bu şarkıları onlar için söylüyor.

    ‘çoktular ama hiç yoktular’ ve ‘sana geldim’ ise rahat, akıcı, gitara dayanan ve insanın içini eriten şarkılar. ‘yapma lütfen’ vurmalılarla hareketlendirilmiş melodik kurgusuyla yeni bir ortaçgil şarkısı. albümün enerjisini siz farkında olmadan çıkartıyor ortaya. ve albüm ‘fark etmeden’le bitiyor. tempolu, sert sözlü şarkı uzun bir doğaçlama solodan sonra kaosa dönüşen bir finalle sonlanıyor.

    evet, ‘gece yalanları’ beş yıl aradan sonra yeni şarkılarla dolu yeni bir albüm. yine benzersiz, yine alışılmadık. ülkemizde oluşan müzik eğilimlerine bütünüyle ters bir albüm. ve bu yüzden dinlenmeyi hem de çok uzun süre dinlenmeyi hakediyor.bülent ortaçgil, hem okunmayı hem dinlenmeyi hep becerdi. yine beceriyor...

    adamüzik.net ten alınmıştır...
  • daha fazla caz ezgileri taşıyor ama bildiğimiz tarzını da olduğu gibi korumuş.
  • dinlemeden alinan, yine hayal kirikligi yaratmayan, pek guzel olmus dedirten, cok icten, cok gercek album... ha zaten ustad ne yapsa dinler miyim? dinlerim o ayri...
  • çok lezzetli bir ortaçgil albümü.özellikle sana geldim şahane.
  • kendisinin de dediği gibi, ilk bakışta siyah beyaz, yaklaştıkça mavi şarkı..
    gece yarısı uyanılan bir rüyanın ardındaki uykusuzluk..
  • "dinledikçe güzelleşen albüm" olayının en güzel örneği.
  • az sözle bol öz yaratma kabiliyetinin küsel örneği olan albüm
  • orda erkan oğur var, şöyle şahane şahane çalınmış, çeşit çeşit perdesiz gitar soloları yok...
    orda cem aksel var, bi' tane davul solosu yok...
    orda baki duyarlar var, bi' tane piyano solosu yok...
    baki duyarlar'ın yaylı düzenlemeleri güzel, ama zuhal olcay'ın albümünde yaptıkları daha güzeldi sanki. ben daha ilginç şeyler beklerdim.

    şarkılar güzel, sözler her zamanki ortaçgil sözleri, onlar da güzel, güzel güzel de çalınmış ama fazla sade... nasıl olsa ticari kaygı yok, klip bile çekilmiyor. o zaman neden daha deneysel şeyler yok bu albümde? bu şarkılar adam olmaz bile (ki kaç sene öncesinin albümü) deneysel şeyler içeriyordu. benimle oynar mısın'ın tınısını* düşününce, bu albüm çok gerilerde kalıyor.

    albüm tabi ki güzel, dinleniyor ama ben bu ekipten daha fazlasını isterdim.

    bu arada, 10. şarkı mükemmel, atlamamak lazım.