şükela:  tümü | bugün
  • gündönümüdür. sabahın ilk ışıkları ile dünyadaki egemenliğini ilan eden güneşin etkilerinin azalmaya başladığı, griliğin kızıllığa baskın çıkıp günü örttüğü akşam saatlerine kadar hiç hesapta olmayan bir zamandir. aslında bir andır geceyarısı, öncesinde gün ve akşam, sonrasında derin bir gece, ötesinde yeni bir gün ve umutlar vardır. göz bebeği aydır geceyarısının. hilalden dolunaya, aslen dünya zamanından bağımsız olan varlığı ile ay. geceyarısını geçince saatler bir çok şey artar, taksimetre konturlarının fiyatı gibi. geceyarısı gecenin ortası** gibi algılanır pek çok kültürde, oysa bu maddenin yazarı yaşam alanına tecavüz edilmeden geçirebileceği sakin saatlerin başlangıcı olarak görür geceyarısını, ki kesif karanlığın gizlediği ayıpların ve ahlak sınırlarını zorlayan edimlerin de gölgesine gizlendiği bir zaman diliminin gelişini de müjdeler berduşa. kahvenin daha bir koyu, sigaranın daha bir keskin, umudun ve umutsuzluğun daha bir belirgin olduğu andır artık o. gece ile gündüzün, yaşam ile ölümün, huzur ile kıpraşıklığın, doğru ile çapraşıklığın sınırlarını gözden geçirme zamanıdır. günün geceyarısından sonraki son saatleri uykunun güvenli kollarında ya da huzursuzluğun uçsuz bucaksız denizlerinde harcanmadan önce, kanepeye uzanıp tavana dikip gözlerini, yorgun anıları kovup zihinden tazelenmek, yenilenmek, daha'nın olabilirliğini tartmak gerektir. geceyarısına özlem yakışır.
    geceyarısı manifestosu.
  • sözlüğün "bugün" şeysinin resetlendiği an.
  • (bkz: geceyarısı)
  • (bkz: baba yarısı)
  • arabanin balkabagina donustugu an(bazen bu saatten sonra ev de "neredeydin neden gec kaldin" sorgu odasina donusur)...(bkz: kendini masal kahramani sanmak)...
  • insomnia'da robin williams geceyarısı uyanık olma üzerine nefis bir tespit yapmıştır. mealen aktarayım. "günün en berbat zamanıdır, dün için çok geç, yarın için çok erkendir".
  • bedri rahmi eyüboğlu nun 1932-1936 yılları arasında yazdığı yazıların, oğlu mehmet eyüboğlu tarafından derlenmesi ile ortaya çıkan kitap. kapak tasarımı mehmet ulusel e ait
  • saatin yüzünde büyüyen, her yirmi dört saatte bir, habis mi yoksa selim mi diye biyopsi yapılması gereken kara bir kütle. (bkz: tom robbins)