şükela:  tümü | bugün soru sor
  • istanbul'da sözlük zirvelerine katılan bir kısım insanların son bir senedir filan iyice alışkanlık haline getirdiği olaydır. bu hemen hemen bütün beyoğlu zirvelerinde rutin olmuştur, değişmez. zirveye gelinir, eğlenilir fakat saat geceyarısına yaklaştığı anda sanki daha geçe kalınırsa balkabağına dönüşülecekmiş gibi toplaşılıp seksek'e gidilir ve sabahın ilk saatlerine kadar burada eğlenilir. geride bırakılan zirvenin büyük ölçüde bu taksis yüzünden bir anda tenhalaşması pek kimsenin umrunda değildir, ... gibi ortada kalan zirve organizatörü dışında.
    ha bir de zirveye geç saatte şöyle bir uğrayıp daha yarım saat geçmeden soluğu seksek'te alan bir alt grup daha var ki, işte onlara hiçbir şey demiyorum, onlar için zirve bahane, seksek şahanedir zaten.

    bu entryden seksek düşmanı olduğum sonucunu çıkaranlar lütfen bir daha düşünsün. benim derdim başka.
  • son zamanlarda revacta olan bu eylemi hic anlamadim. daha dogrusu seksek ne ara sozluk'un yukselen degeri oldu onu anlamadim. eskiden bi studiolive vardi, liferoof vardi, balansa falan gidilirdi en sonunda.

    hayir mekan zaten hepimizi almiyor, zaten sigara dumanindan firsat bulup ardarda 3 nefes alamiyorsun. neyine tav oldu bu cemaat anlamadim.

    (bkz: cok dertliyim be sozluk)
  • bu konuyla ilgili bilhassa sozluk sosyologu resat calislar'in anarastirma yapmasi gerektigine inaniyorum. bu fenomenin gercek sebeplerini ortaya cikartmaliyiz, korkmadan sonuna kadar inmeliyiz.
    elektraysa* elektra, oedipussa* oedipus.
  • boşuna zirve adı koyma ve mekan belirleme sebebidir. yok yeni nesillere hoş geldin, yok sourberry bik bik...

    şimdi merak ediyorum, yeni nesillere hoşgeldin zirvesine gelecek kaç kişinin sikinde yeni nesiller? organizatörlerin iyi niyetine istinaden söylüyorum; "hacım akalım yaa" modunda ki arkadaşlar için bu tip zirvelerle eş zamanlı seksek zirvesi düzenleyin, baştan belli olsun niyet akibet. en azından yeniler "aaa bizim için toplanılıyo lan" desin yeni nesil zirvesine gelince. ha bu sabırtaşı yazarları çok rerorero diyen varsa onlar da mis gibi seksin seksek' te.

    bu tip bir şekil olmayacaksa, benim gibi kimseyi tanımayan yeni nesillere tavsiyem, çok kasmayın başlarda toplu zirveleri. cafe ortamlarında ki 20-30 kişilik zirvelere gidin. en azından salak salak bi köşede biralanmak yerine makara kukara yapar, insanlarla tanışır ve eğlenirsiniz. sonrasında siz de diğer yazarlarla* beraber seksek' e akabilirsiniz.
  • bunu yapanların "heheheheh organizatör ortada kalsın oh işte" mantığıyla hareket ettiğini sanmıyorum zira ben de bunu yapanlardan biriyim.malumunuz herkes zirvelere kendi takıldığı arkadaşlarıyla geliyor ve kimse de "ay kesin bu zirve çok bayacak hemen gidelim" mantığıyla yaklaşmıyor olaya. acayip eğlenip sonuna kadar kaldığım zirveler de olmuştur sonuçta. ha ama baktım ki zirve beni çok sarmadı kimse de sırf organizatörün hayrına bütün gece orda kalmamı bekleyemez değil mi?? e o zaman ben de ne yaparım?? sevdiğim bir kaç arkadaşımla, her zaman takıldığım, sıksık gitmemden dolayı çalışanların beni tanıdığı, güzel müzik çalacağını bildiğim bir yere gitmeyi yeğlerim değil mi?? bence kulağa gayet mantıklı geliyor. bence burda önemli olan niyettir. eğer bu olay sırf zirveyi sabote etmek için yapılıyorsa gerçekten ayıptır - ki böyle birşeyi kim niye yapmak ister bilmiyorum?- ama gerçekten zirve sarmadığı için yapılıyorsa arkasında bi kasıt aramak doğru olmaz kanımca.

    not: organizatörlerimizi seviyoruz destekliyoruz, çoğu kişinin uğraşmayacağı şeyler için zaman ve emek harcıyolar gönlümüzde yerleri ayrıdır.
  • ben anlamıyorum ki organizatörlük müessesesine ne gibi bi halel getirdiğini bu akımın..

    tamam, eyvallah, didinip konsept hazırlıyorsunuz, benim hakkaten enerji bulamayacağım ve belki enerjisini bulsam bile pek çok nedenle baş edemeyeceğim bir çaba içerisine giriyorsunuz..
    saygı, tüm samimiyetimle.. duyuyorum arkadaşım!

    saatlerce uğraşıp playlist hazırlıyorsunuz, gecenin sürprizleri için uğraşıyorsunuz, yeri gelince sıcak güneş altında yeri gelince karlar altında (yirmibinmilyon fersah) mekan arayışına giriyor, abuk sabuk adamlarla pazarlıklar ediyorsunuz..
    hepsi hakikaten özveri..
    zamandan, çabadan, enerjiden..şundan bundan özveri..

    ama şunu kabullenmeniz gerekiyor bu veride bulunurken peşinen:
    "bütün bunları insanların sömürüsüne sunmak için yapıyorsunuz"
    çabalarınız karşılığında biz katılımcılar, gidiyor, eğleniyor, dans ediyor, sohbet ediyor, içiyor, tozutuyor, icabında gelin itiraf edelim konsepti çerçevesinde kesişiyoruz...
    emeğinizi sömürüyoruz...
    ve bu, sizin tam olarak da organizasyonu üstlendiğiniz saniye itibariyle kabul etmiş olmanız gereken bir gerçek...

    böyle teşekkür meşekkürü çok iplemeyenler katılıyor, takılıyor, susuyor, çekip gidiyor..
    azbiraz daha kibar olanlarımız, teşekkür ediyor, takdir ediyor, saygıda kusur etmiyoruz falan..

    ama sonuçta, katılımcılardan beklentiniz ne olabilir ki bunların dışında?

    zirve organizatörü emek vermiş, uğraşmış diye saygımdan hakkaten en fazla bir saat daha fazla kalabilirim ben bir zirvede..
    sıkıldıysam yahut daha iyisinin varlığına inanıyorsam, o daha iyisine geçerim abi..
    ve o an için o "daha iyisi" seksek'se, seksek' e giderim... eğer o gün için o "daha iyi" alternatif evimse, evime giderim..

    sırf emeğe saygı derdinden, hangi diziyi ay bi on dakka daha izliyim sonra kanal değiştiririm diye takip ediyorsunuz ki?
    hangi dizi yapımcısı, size kanal d yi bırakıp atv ye geçtin diye kızıyor?

    robin'in zirvelerini çok seviyorum..
    hakkaten özenle çalışıyor.. uğraşıyor..
    ben hiçbi dandürük partide, bir doksanların türk pop müziği zirvesinde eğlendiğim kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum misal...
    o ha, bunu da unutmamış, ay ay ayyy bu klibi de bulmuş! diyerek hakkaten olduğum yerde zıplatıyor beni coşkudan..

    lakin, bir başka herhangi zirvesinde de sıkılıyorsam, emeğe saygı diyerek en fazla, tolerasyonumun 1 saat daha fazlası durabilirim..

    bunun için de açıkçası suçlanırmış gibi bir durumda kalmayı komik bulurum..

    seksek işin ayrıntısı.. bu mekan bambaşka bir yer de olabilirdi..
    ancak, dediğim üzre, takdir edilmeye itirazı olmayanın, negatif eleştiriye de açık olması, tercih edilmekten şikayet etmeyenin, tercih dışı kalmaktan da gocunmaması gerek..

    herhangi bir zirveyi, en yakın arkadaşım düzenlemiş olsa da ben o zirveden sıkılıp başka yere geçmek istersem, geçerim.. başka yerde daha çok eğleneceğimi düşünürsem, oraya gider orda eğlenirim..
    bundan daha normal bişiy de göremiyorum..

    ha şu dandürük bir mevzu, üzerinde bunca kelime yazdığıma da ayrıca inanamıyorum..
    yarışmacı arkadaşlarıma başarılar diliyorum.
  • başlıkta da belirtildiği gibi, mevzu bahis zirve sıkıcı bir zirvedir. o nedenle yapılması caizdir, yapanları yüreklendirmek ise elzemdir.* çıkışta gidilen yer seksek olur, bobilon olur, mojo olur, getto olur; orası değişkendir işte.*

    edit: evet kendimi övmek için yazdım bunları. yoksa kimsenin zirvesine kışt dememişimdir. *
  • zirvenin yapildigi mekanin hasilatini dusurur, dolayisiyle organizator umdugu sakali cikaramaz o geceden. mekan sahibinden firca yemesi de ihtimaller arasinda. hos degil yani cikmamak lazim, zirve mekani kapanana kadar icip icip hesabi sisirmek lazim. emege saygi boyle olur. ha olmasa ne olur? madem millet hep ayni mekana kaciyor, ben olsam gider orayla da anlasirim. "baba sana 12 den sonra baya bi adam akacak, bunlar benden haberin olsun" der orayi da baglarim. kic sallayan da mutlu, organizator de. enseyi karartmayin.