şükela:  tümü | bugün
  • insanin birden kendini bo$luga dalarken buldugu, huzurlu ve zevkli bir eylem..
    (bkz: yolculuk)
  • arabayla veya trenle hele ki arkada$ ortamiyla yapilirsa cok zevkli olan yolculuktur..
  • otobüs ile yapılırsa, yol çizgilerini ve geçen arabaların farlarını izlemek gibi müthiş bir keyfi içinde barındıran yolculuk...
  • yapılan yolcuğun tatil yolculuğu olmasada insanı tatil havasına sokan ve yolculayan insan içinde imrendirici bir durum olan andır.
  • eğer bir de mevsimlerden yaz ve gökyüzünde ay varsa, yolculuk bodrum veya izmir'e ise, otobüs klimalı ve herkes uyuyorsa, sizi de uyku tutmadıysa, takın walkman'i kulağınıza, dinleyin jamiroquai'den everydayi, onu dinleyedurun köprülerin üzerinden geçerken ayın suya yansıyışını, yol kenarlarındaki ışıklı dinlenme tesislerini, ileride ovalarda ışıldayan köy ışıklarını, eğer büyük bir şehre sabaha doğru varıyorsanız * tepeden şehrin büyüleyici ışıklarını izleyin. hüzün ve neşe birarada gibidir sanki, ama gideceğiniz yer bir tatil yöresiyse daha da heyecanlanılır, keyfiniz daha da artar. işte gece yolculuğu böyle birşeydir.
  • ilhan iremin çok farklı parçalarından biri..iki kısımdan oluşur
    gece yolculuğu

    a. yaşlılık penceresi

    kimi derin derin bir uykuda

    kimi de sonsuz bir yolculukta...

    yağmur ölgün ölgün damlamakta

    gece bile sinmiş bir kenara sokakta

    ne düşünüyor dersin?..

    gece böyle kara kara...

    neye ağlıyor dersin?...

    geceler kara kara.....

    sana mı...hıı?..

    bana mı...hıı?..

    yoksa ona mı...hıı?..

    yoksa eriyip, geçip giden

    zamanlara mı?...

    yoksa birbirlerine sırt çeviren

    insanlara mı?...

    biz geçeriz...zaman geçer...

    dünya kalmaz yerinde...

    ölüm çiçektir dostum...

    taze kalmaz günlerce......

    ne ağlayan gece kalır...

    ne de derin uykular.....

    yine kendi kendine

    koşuşturur insanlar......

    b.yalnızlık penceresi

    aralarında geçiyorum

    hiçkimse el-ele değil

    herkes kendine dönmüş diyorum...

    birkaçının içine bakıyorum...

    hiçkimse kendisiyle barışık değil...

    herkese kendini anlatıyorum

    kime kendini anlatsam şaşırıyor..

    kendimi kime anlatacağım

    şaşırıyorum...

    hiçkimse ilkin kendisine alışık

    değil...

    ikinci kısım özdemir asafın değil isimli şiirinden alınmadır..donuk yolculuk ile güzel bir uyum içindedirler "best of ilhan irem 2, aşk iksiri/cadı ağacı" albümünde
  • "geceleyin otoyol"un varolma sebebi olan efsûn.
  • ömer kavur'un güzide denemeyecek filmlerinden biri.

    adaptation adlı güzide filmi izledikten sonra bu eser yine hatrımıza gelmiştir. barton fink örneğinde olduğu gibi film öncesi senaryonun sancılı yazılma aşaması * * ve mekan arayışları üzerine bir filmdir. bu satırların yazarı filmin oldukça kastirici olduğunu düşünmekte.
    adaptation filminin akla gelmesi söz konusu örnekte yazarın yine aynı sancıları yaşaması ama bunu insanın içini daraltmadan başarması karşisinda duyulan özenme hali oluyor.
    bu durumda akla şu soru geliyor: gavur yapiyor abi, biz neden yapamıyoruz.
    ve biraz da: (bkz: turk sinemasi nasil kurtulur)
  • 1980'lerin ikinci yarısının facia türk filmlerinden biridir. üstelik ömer kavur filmidir diye kalktım vizyonda iken sinemaya filan gitmecesine seyrettim. kin kustum. bir yönetmenin yaratım sancılarıdır filmin konusu. hayır yani nedir bu yaratım sancısı onu da anlamadım ki, sanırsın türkiye'de mevzu kalmamış da adamım yaratım sancısına girmiş. neyse efendim bu filmde aytaç arman ile macit koper bol bol uzaklara bakarlar, rakı içerler ve sadece kendilerinin anladıkları laflar ederler birbirlerine. yaman bir darbe idi bu bana ve hatta yanlış hatırlamıyorsam sinemayı terketmiş bile olabilirim ki hiç de huyum değildir.