şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de tek başına yapılması zor olan şey. hele ki kadınlar için. şöyle sokaklarda nefes ala ala, sükunetle yürümek mesela, geç bir vakit, tercihen 00:10-01:05 arası.

    yine de tek başına yapılabildiğinde, örneğin sayfiyede ya da sayfiye benzeri semtlerde (şahsımdan örnekle moda'da), binalarında üzerinden geçip giden yıldızları, ayı, bulutları, yaşamdaki serinliği ya da genişliği (fiziken ya da ruhen) insana açar. eve dönmek bu açıklığı kapatmaz. ve asla unutturmaz.

    arkadaşlarla yapıldığında ise buna başka bir isim gerekir, mesela takılmak, dışarı çıkmak, bira içmek, aşağı inmek, sahile gitmek vb.

    gece yürüyüş tek başına yapılır.
  • ankara için konuşuyorsak göt donmasıyla sonuçlanacak eylem.

    evet yazın da götünüz donabilir. ben bi kere odtüde stadda yattım da götüm esaslıca bir donmuştu, oradan biliyorum.

    öte yandan iyidir hoştur, üşümeyeceksek ben de severim.
  • ankara'da kafa dinlemek için yaptığınız zaman taksiciler tarafından sürekli korna ve sellektör ile rahat bırakılamayacağınız için yapacağım yürüşüyü sikiyim ben eve gidiyoruma dönüşür.
  • geçen gün biraz yürüyeyim dedim, dondum bildiğin eve geldiğimde ellerimi hissetmiyordum. işte bu yüzden yürüyüşlerin çoğunlukla yazın gerçekleştirilmesini önerdiğim ve çok hoşuma giden bir eylemdir. kışında hoş oluyor mu? oluyor o da bir gerçek tabii ki. aynı zamanda bazı geceler bunu bisikletle de yapabilirsiniz.
  • yaz geceleri mahallede bir tur atmaksa eğer
    ve
    dut ağacının altında bir sigara molası da verilecekse
    gayet hoş bir şey.

    hem hüzün, hem kıvanç dolu anlar yaşatır size.
  • istanbul'da gerçekleşmesi zor olan eylem. tek başına yapıldığında bi yandan yürüyüşün verdiği haz ve mutluluk diğer yandan yankesici veya kapkaççıya yakalanma düşüncesinin verdiği korku ile başlamadan son bulan yürüyüş.
  • 2-3 günde bir yaptığım eylem.

    sokaklar hep benim, ruhsatı bende. kimseler olmuyor. ortam sessiz, trabzon'da olmamdan mütevellit bazen hiç hesapta yokken hafif yağan yağmura yakalanıyorum. resmen deşarj oluyorum.

    takıyorum kulaklığımı ve tabii ki dinlediğim ilk şarkı bu oluyor; https://www.youtube.com/watch?v=xwo1aek3exq

    (bkz: yörürün)
  • sabahları yürüyüş yapmadığımda yapmayı sevdiğim şey. bazen o kadar uzaklaşırım ki, acaba dönüşü minibüs veya taksi ile mi yapsam diye şeytan dürter. ama tıpış tıpış yürünecektir gerisin geri.. evlerinin yakınından geçen arkadaşlar rahatsız edilir aranarak. evin önünden geçiyorum insene aşağı, ya da gel birlikte yürüyelim falan. işin ilginci dün akşam 1 saat yürüdüm desem hepsi bize niye haber vermedin diye hayıflanacaklarken aradığımda asla gelmezler. eğlencelidir sokak lambalarını bir bir geçerek gölgenin yön değiştirmesini, önce küçülüp sonra büyümesini izlemek.. sonra bir park bulursun tanımadığın gençlere selam verirsin oturursun. gece yürüyüşü yapmak özel bir zevktir. sabah yürüyüşünün enerjisinden yoksun, aylak bir yürüyüştür. acelesi yoktur gece yürüyüşünün. z raporu gibidir, günün değerlendirmesini yaparsın.
  • korona olayı başladığından bu yana münih sokaklarında yaptığımdır. gündüzleri kalabalık olduğu için çıkamıyordum ancak geceleri boş kaldırımların tadını çıkarmak güzelmiş. kulağımda chill müziklerle ben buralara nasıl gelebildim diye düşünürken ne kadar yol aldığımı unutuyorum. bazı geceler bir tane insan bile göremiyorum, kaldırımlarla güzel bir dostluğumuz oldu. günün son değerlendirmesini yapıyor olmak güzel oluyor, ayrıca uyku için de faydalı olduğunu duymuştum. içimi acıtan tek şey ay, yıldızlar ve sokak lambalarının aydınlattığı bu kaldırımlara adım atarken hissettiğim yalnızlık. sanki her adım atışımda ölene kadar bu kaldırımlarla baş başa kalacakmışım gibi. içimi kaplayan melankoliyi söküp atamıyorum. işin daha kötüsü zamanla bu melankoli bağımlılık yapar mı diye korkmuyor değilim.

    sanırım her şey düzelince de bu yürüyüşleri yapmaya devam edeceğim. tüm gün zaten kendimle baş başayım ama geceleri sanki öz benliğimi yanıma alıp onunla yürüyormuşum gibi hissediyorum.

    varoluşsal sancılarımı bu gece de çeken kare kaldırım taşlarına sevgiler, saygılar.
  • keyflidir. gecenin sessizliği huzur vericidir, bunun nirvanasını yürürken farkettim. o turuncu sokak lambaları, kapı önlerine uzanmış köpekler, açık olan dükkanların önünde pinekleyen kediler, altından geçtiğin ıhlamur ağacının kokusu falan... gündüz vakti farkına varılmayan birçok güzellik çıkar karşına, gece yürüyüşlerinde. hastasıyım.