şükela:  tümü | bugün
1593 entry daha
  • yaylı tanburda hayatın anlamını bulmaktır belki; hayatın anlamını bulup kendini kaybetmek. ya da;

    "bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    cumbalı odalarda inletir katibim'i..."

    tanburdur mirim, kaçırır uykuları.
  • sıralı tam liste nedenleri şu sorulardır.

    yalnız nereye kadar gidecek?
    bundan 30 yıl sonra elim ayağım tutacak mı?
    birileri olacak mı etrafımda?
    ailem sağ olacak mı?
    kimseye muhtaç etmeyecek yeterli param olacak mı?
    güvende olacak mıyım?
    çoluk çocuk işine girmediğime pişman olacak mıyım?
    acaba geç mi kaldım?
    yapmam gereken bir şeyler var da kaçırıyor muyum?
    gerçekten mutlu muyum?
    eleştirdiklerim aslında olmak istediklerim mi?
    dibin dibi var mı?
    ruh sağlığımı ölene kadar koruyabilecek miyim?

    yani aslında uyutmayan tek neden gelecektir aslında.

    geleceği biliyor olsak hiçbir şekilde çekmezdik bunu. o belirsizlik yok mu o belirsizlik? ince ince kemiriyor işte insanı.

    1.30'dan şu ana kadar ayakta olmanın başka bir açıklaması olamaz biraz erken uyumanın dışında.
  • bazen buraya bir şey yazıyorsunuz, sonra o birilerinin geceleri uyumama sebebi oluyor haberiniz olmuyor.*

    kim yazmıştı, cümle nerede geçiyordu maalesef hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi: bir zamanlar en özel şeyleri paylaştığımız insanlarla nasıl sokaktan geçen bir yabancı olabiliyoruz? nasıl oluyoruz, derdimiz ne; işte bunu anlamaya çalışmak.

    edit: buldum, buymuş okuduğum şey.
  • bütler
    sıkıldım valla bütsüz yada alttan dersim kalmadan geçtiğim bi senem olmadı hala böyle giderse 8 senede anca bitiririm gibi
  • diş ağrısı.
  • bir şiir dizesi.
    aklımdan çıkmıyor, gece asla uyutmuyor.

    “şimdi şiir bence senin yüzündür.
    şimdi benim tahtım senin dizindir.”
  • şu şiir mesela:

    "önce ankara vardı o yoktu
    sonra birgün çıktı geldi
    bütün kapılar yerini buldu
    önce gözlüklerini çıkardı pencereye koydu
    cebinden sigara paketini çıkardı koydu
    yalnızlığını çıkardı koydu
    o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

    adı kimseye lazım değil

    ankara coğrafyada ışıksız bir şehir
    tuttu ayışığını parçaladı
    her sokağa birer parça dağıttı
    o tanrı mıydı sanki -hâşâ-
    ama gönlü öyle istedi öyle yaptı
    o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

    adı kimseye lazım değil

    bu macerayı durup durup size anlatacak
    bir yanda koca ankara
    bir yanda o
    bir yanda en allahsız şarkılar
    ...
    neden bütün insanların birbirini sevmesi gerektiğini
    bir gün saat üçte köprüde anlayacak
    saat üçte hepimizde gizli tanrıyı
    bulup çıkaracak meydana
    o zaman bir gemi italya'ya kalkacak
    ...
    bir gün saat üçte köprüde
    bir güvercin insanlara bakıp imrenecek
    ...
    işte o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçecek aklından

    adı kimseye lazım değil."

    (bkz: turgut uyar)
  • ishal!
    her an gaz çıkaracağını sandığın minicik bir ıkınma ile yatağı sulayabilirim korkusuyla sürekli tuvalete kalkarsın. uyku yalan.
722 entry daha