şükela:  tümü | bugün
  • dün akşam geçgeç yaparken kral tvde klibine* takildigim bir serdar ortaç sarkisidir. söz konusu klipte serdar ortaç, ikileme düsmüs bir asigi canlandirmaktadir. söyle ki, kahramanimiz takintili hatta sapikça denecek bir sekilde -muhtemelen kendisini aldatmis olan- eski kiz arkadasini takip etmekte, gözetlemektedir (tabiri caizse röntgenlemektedir, ki bu durumda bu tabir caizdir.). ne var ki kahramanimiz az önce bahsettigimiz disiden ölesiye nefret de etmektedir, klipten anladigimiz kadariyla. klibimiz; sevisen bir çiftle baslar, kahramanimiz ise metruk, terkedilmis bir binanin merdivenleri tirmanir ve bir dairenin kapisini tekmeyle açarak içeri girer. daire bir kaç eski, pasli esya disinda bombostur. kahramanimiz teleskobunu* kurar, tripodun üzerine yerlestirir ve klibin basinda gördügümüz, karsi binada sevisen çifti izlemeye baslar. bu sahnede kafalari karistiran ilk olay neden serdar ortaç'in bu aktiviteye baslamadan önce içeride bulunan bütün isiklari yaktigidir. kendisi zekasinin takdir edilmesi için içten içe yakalanmak mi istiyordur? her neyse, ortaç bu aktiviteden kisa bir süre sonra sikilir ve bir el hamlesiyle tripodu, üzerindeki teleskopla birlikte devirir. artik daha somut bir sey yapmaya karar verdiginden fotograf makinesini çikarir ve çiftin fotograflarini çekmeye baslar. nedendir bilinmez fotograf makinesini tripoda monte etmeden kullanir, üstelik de karsi binadaki kizin portresini çekmek amaciyla hayvani oranlarda zoom yaparken. fotograflarini çektikten sonra kahramanimizi karanlik odasinda görürüz ve içine düstügü ikilemi somut bir sekilde ilk defa burada gözlemleriz: fotograf meraklisi gencimiz banyo ettigi fotograflari kah yirtar, kah saga sola atar, kah da kurumasi için asarken önce oksar ardindan da fotografa bir fiske atar. izleyicinin kafasindaki "neden allahim, neden?" sorulari cevapsiz kaladursun ortaç bir gece kulübüne gider. bir süre bir dansçinin oturma organi doldurur ekrani, arada bir de serdar ortaç'in sikintili yüzü. klibin en son sahnesinde ise ikilemin bir baska örnegi sunulur bize: serdar ortaç arabasinin üstüne oturmus, yine çektigi fotograflari okşamaktadir, derken seri bir hareketle çakmagini çikarir ve fotograflari atese verir. bir süre sonra arabasini önüne park ettigi binadan kahramanimizin eski kiz arkadasi çikar (ki biz de arabanin özellikle nereye park edildigini görürüz ve ikilemin boyutlari karsisinda sarsiliriz) ve serdar ortaç'a yaklasir. ortaç ise kizin kolunu tutar ve "ya git be, senle mi ugrasicam!" bakisiyla kızı kendinden uzaklastirir, arabasina biner, klip biter. sarki hakkinda ise maaleseh bir sey söyleyemeyecegim, çünkü televizyonun sesini kısmıştım.
  • serdar ortaç'ın okyanus albümünde bulunan hareketli şarkı.
    daha önce uzun uzadıya bahsedilen o menşur klibi de şuradan hatırlanabilir.
    ayrıca ritimlerini hüsam remzi'nin çaldığı çok sayıdaki kayıttan biridir ülkemizdeki. sonlara doğru da solomsu birşey atmış mesela.
  • klibinde oynayan kadinin tugce kazaz oldugundan suphelendigim sarki.
  • serdar ortac'ın (bkz: kac kere sever insan) sarkısı ile birlikte yaptığı en iyi iki işten birisi.