şükela:  tümü | bugün
  • ‘’evet efendim,en bayağı,en aşağılık insanların aynı zamanda namusluluk simgesi olarak kalabilmeleri ancak bizim ülkemizde olanaklıdır!’’

    (bkz: yeraltından notlar)
  • ıstırap ve acı çekme, geniş bir akla ve derin duygulara sahip olan insanlar için bir mecburiyettir.

    (bkz: suç ve ceza)
  • "uyuyamıyorum."
  • "durmadan dinlenmeden çalış. gece yatağa girdiğinde aklına, 'gerekeni yapmadım' diye bir düşünce gelirse hemen kalk, yap. çevrendeki insanların hepsi kötüyse, seni dinlemek istemiyorlarsa ayaklarına kapan, af dile onlardan, çünkü seni dinlememelerinin asıl suçlusu gene sensin. kötülerle konuşamıyorsan sessizce, küçük düşürerek hizmet et onlara, umudunu hiçbir zaman yitirme. herkes seni bıraksa, zor kullanarak kovsa bile yalnız kalınca yere kapan, toprağı öp, gözyaşlarınla ıslat onu. yapayalnız olduğun için seni hiç kimse görmeyecek olsa da toprak gözyaşlarının meyvesini verecektir. dünyada bütün insanlar doğru yoldan çıksa, tanrı yolunda yalnız kalsan bile sonuna dek inan: yalnız başına adaklarını yerine getir, tanrı'yı öv."

    (bkz: karamazov kardeşler)
  • güçlü bir ruha ve yaradılışa sahip kadınlar hele tutkuluysalar başka türlü severler. acımasızca severler.
  • dostoyevskimden aşağı kasımpaşa.
  • güzellik kusur örtücüdür...öyle değil mi ama?
  • "insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur. mutlu olduğunu fark eden kişi birden mutlu olacaktır. insanlar dertlerini saymaya bayılırlar. çok azımız mutluluklarını hesap eder."
  • "her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek."

    kombo mombo yok..
  • inanır mısınız, bazen öyle sıkıntılı, öyle bunaltıcı anlarım oluyor ki, gerçek bir hayatı yaşamaya gücümün yetmeyeceğini; gerçekleri, akıp giden olayları kavramakta çok geri kaldığımı, duygularımın körleştiğini hissediyor, kendi kendime lanet okuyorum. hayaller içinde geçirilen gecelerden sonra ayılmanın gerçek dünyana dönmenin ne kadar korkunç olduğunu bilemezsiniz. evet, bir de çevrenize bakarsınız ki, insanlar delicesine akan hayat seli içerisinde yaşayıp gidiyorlar. ısmarlama olmayan; hayal gibi, düş gibi uçup gitmeyen, durmadan yenilenen, her an genç kalan, bir saati bir saatine uymayan gerçek bir yaşam onlarınki. oysa karanlığın, düşüncenin tutsağı olan hayal bıktırıcıdır, uçup gitmeye hazır oluşu yanında aşağılık bir tekdüzeliği vardır.”