şükela:  tümü | bugün
  • "müslümanlar, türklerle öldürüşmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş(kalın) derili olan bu toplumla... kıl giyerler."(bk. müslim, sahih, kitabu'l-fiten, 62-65, hadis no:2912; ebu davud, sünen, kitabu'l-melahim, 9, babun fi kıtali't-türk, hadis no: 4303; nesei, sünen, kitabu'l-cihad, babu gazveti't-türk...)
  • sebep olan yapan gibidir.
  • hadis mi , serif mi bilmem ama ; zincirli kuyu mezarliginda yazan benim icin buyuk bir dengeleyicidir.(bkz: her canlı ölümü tadacaktır)
  • hayallerle yaşayanı gerçeklerle sikerler (hadis, sahih, el-kallavi, kitab-ı büllük s.56)
  • "allah, işinizi, görevinizi sağlam yapmanizdan hoşnut olur."
    hadi bakalim, isinize geliyorsa. ama siz allah icin, ülke icin ölürüz dersiniz cünkü ölmek isini saglam yapmaktan daha kolay.
  • tedbirini almayan, parayı betona yatıranı domaltırlar der hadisi serif.
  • 'her kim kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse ona yüz sevap vardır. kim de onu ikinci vuruşta öldürürse ona birinciden aşağı olmak üzere sevap vardır. kim üçüncü vuruşta öldürürse ona da ikinciden aşağı olmak üzere sevap vardır’ buyurdu.”

    müslim 2240/147, tirmizi 1511, ebu davud 5263, ibni mace 3229, ahmed bin hanbel 1/420

    allah cumlemize kertenkeleleri ilk vurusta oldurmeyi nasip eylesin "kertenkele avcisi aziz musluman kardeslerim", sevap kaybimiz olmasin amin, ahahahaha.
  • aklı sıra hadis-i şeriflerle dalga geçen 1 adet embesili görmemize vesile olmuştur. allah ateistlerin yobazını da bizlerden sakınsın.
  • biraktigim hadisi serif begenilmemis bu dincilere de hadis begendiremiyoruz arkadas sanki ben yazdim.neyse, o zaman begenilecegini umdugum bir baskasini birakayim:

    "ben altı yaşında bir kız iken nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (üç sene sonra) biz medîne`ye hicret ettik. hâris ibn-i hazrec oğullarının menziline indik. müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. bu cihetle saçım döküldü. (hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem ümmü rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. ben de annemin yanına geldim. beni ne edeceğini bilmiyordum. annem elimi tuttu. tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. nihâyet soluğum biraz yatıştı. sonra annem biraz su aldı. onunla yüzümü, başımı sıvazladı. sonra beni eve koydu. evde ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. bunlar bana: - hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. annem beni bu kadınlara teslîm etti. bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve resûlullah`a teslîm ettiler. beni hiçbir şey sıkmadı. ancak resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi habersiz görünce sıkıldım. (resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. yanında ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. beni resûlullah yanına oturttu). ensâr kadınları beni resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
    (sahihi buhari)