şükela:  tümü | bugün
  • türk sinemasının duayeni rahmetli sadri alşığın filmlerinden bir replik bırakılması durumudur.

    "seni gördüğüm zaman içimde böyle bişeyler oldu.konuşmayı beceremem ama, anladın dimi ? canımsın be. güneşimsin. havamsın. yani bu ağzımdaki izmarit yok mu be kız işte onun gibi benimsin be. yani buramdasın be. sen hayatımın tek golüsün yani."
  • sus, konuşma bari! büsbütün öldürme insanı.
  • lale ? seni arıyordum aylardır...
  • bu da mı gol değil be.. bu da mı be?

    hayatımın özeti gibi replik amk sonunda çözdüm hayatı.
  • s.a : simdi ben bunlarin tanrisimiyim ?
    kadin : evet , artik benimde tanrimsin.
    s.a : ne desem yaparlar mi?
    kadin : yaparlar
    s.a : ozaman bagirin ulan fenerbahce cok yasa diye.
  • ”iyi ya, madem ki hepimiz günün birinde çekip gideceğiz, o halde bunca matem, bunca kahır niçin? sizinkisi matem değil zaten, korku, korku! hayat demek, ölümü beklemek demektir. az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları işte falanları filanları göreceğiz, birçok şeyin tadına bakacağız, sonra da ister istemez “gidiyorum elveda” şarkısını söyleyeceğiz. öyleyse, gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.”
  • ''öyle bir sevdim ki müjgan'ı, dünyamı şaşırdım,
    haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana. ''

    (bkz: ah müjgan ah)
  • sadri alışık'ın ah müjgan ah filmindeki final tiradı.

    --- spoiler ---

    semtimizin bir tanesiydi müjgan.
    saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür
    elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
    ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
    öyle bir sevdim ki müjganı, dünyamı şaşırdım,
    haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana.
    evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
    fakir soframız kurulur gibi geldi.
    sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
    sonrada çarşılara giderdik.
    eşya beğenirdik elden düşme;
    aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı.
    müjganın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti.
    nereye mi ? paraya gitti abicim paraya

    nasılda sevmiştim yıllarca ben seni
    her akşam bekledim yollarını
    elbet bir gün biz yuva kurarız derken
    duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
    zengin olsaydım sensiz kalmazdım
    her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
    param olsaydı aşkım kalırdın
    seve seve yanımda benimle yaşardın

    nikah resimlerimizi de çektirdik.
    sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
    ama müjgan takmadı bunu takamadı uçuverdi elimden.
    meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
    müjganın gelinliğini hususi diktirmişler,
    benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar.
    öyle sevindim ki. mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim.
    müjgan gibi bende birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum.
    bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
    bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
    senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
    zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
    unuttum bende. hiç aklıma gelmedi.
    hatırlamıyorum bile müjganı. hatırlamıyorum

    öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
    para için açar mı sevişenler arayı
    madem para mühimdi al koluna parayı
    çantana da koy aldığın o kocayı
    zengin olsaydım sensiz kalmazdım
    her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
    param olsaydı aşkım kalırdın
    seve seve yanımda benimle yaşardın.

    --- spoiler ---