şükela:  tümü | bugün
  • bu şehirden bana acılar kaldı
    şarap sundum aya ben ayrılık tattım
    seyyah oldum şu alemde öyküler yazdım
    oturup anlattım kendi halimce
    seyyah oldum şu alemde türküler yaktım
    oturup söyledim kendi halimce

    gözlerinden mektup ellerinden su
    bekledim durdum ben ne zor yolmuş bu
    seyyah oldum sözüm bildim gizlendim içime
    çığlık oldu gözlerim kendimi vurdum
    seyyah oldum şu alemde niceler gördüm
    anladım ki insan kalbine yolcu

    bana aşk lazım
    aşkta ateş ararım
    kapanmış kapılardan geçtim
    yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
    dünyanın hali
    çeker giderim
    yalnızlık yolcusu gönlüm
    bir garip seyyahım ama kendime göçerim
  • ...

    ı'll worship like a dog at the shrine of your lies
    ı'll tell you my sins and you can sharpen your knife
    offer me that deathless death
    good god, let me give you my life

    ...

    there is no sweeter innocence than our gentle sin
    ın the madness and soil of that sad earthly scene
    only then ı am human
    only then ı am clean
  • bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden
    belki de sevinçle kucaklaşıp başlarız kaldığımız yerden

    (bkz: nilüfer - yolcu yolunda gerek)
  • "tutmayın yol verin gidene gidene
    cevap da vermem artık gücüme gidene
    yoktur tavsiyem bile beni kaybedene
    doldu sığmaz içime"

    fikri karayel/yol.
  • (bkz: zeynep bastık - gözyaşlarım anlatır)

    dönülmez yollarımı
    kararsız günlerimi
    şu garip hikayemi
    gözyaşlarım anlatır

    ömrümün zararını
    kaybettiğim yarını
    mutluluk yıllarımı
    gözyaşlarım anlatır

    sana ağlayan kimdi
    seni kim candan sevdi
    ne hale düştüm şimdi
    gözyaşlarım anlatır

    sensizlik neler aldı
    hayallerim nasıldı
    senden bana ne kaldı
    gözyaşlarım anlatır

    karardı gecelerim
    ben neredeyim ben kimim
    seni nasıl beklerim
    gözyaşlarım anlatır
  • bir ihtimal daha vardı, felaket oldu.
  • sana bütün sırlarımı anlatırım.
    ama geçmişim hakkında yalan söylerim.
    öyleyse yatır beni yatağa, sonsuza kadar.

    (bkz: tom waits, tango till they're sore)
  • bitti, buraya kadarmış dedim
    unuttum bile dedim
    avuttum kendimi sözde
    ama yine de akıyor gözyaşlarım
    ıslatıyor yastığımı
    seni özlediğim gecelerde
  • gel denizler aşalım,
    benimle gelmen şart.
    hâlâ beraber ölmediğimiz yerler var.